Araştırmacı-Gazeteci Kürşad Berkkan'ın Atatürk ile İlgili Görüşleri
Araştırmacı-Gazeteci Kürşad Berkkan'ın Atatürk ile İlgili Görüşleri
SUNUCU: Kürşad Bey, hoş geldiniz şeref verdiniz.
KÜRŞAD BERKKAN: Hoş bulduk teşekkür ederiz, Allah razı olsun.
SUNUCU: Atatürk'le ilgili düşüncelerinizi, konferansınızı nasıl buldunuz, aktarabilir misiniz?
KÜRŞAD BERKKAN: Türkiye'de bugüne kadar belki de siyasi tarihteki en bahtsız adamlardan bir tanesi Atatürk. Neden? Bu kadar çok bu memlekete faydası olup da bu kadar çok eleştirilen ve yerilen bir adam daha yok. Neden biliyor musunuz? Biz insanlara Atatürk'ü doğru düzgün anlatamadığımız için. Ama bugün bu konferansta bu ekibi hakikaten takdir etmek lazım. Mustafa Kemal'i tüm yönleriyle anlatmak adına mücadele veren bir ekip. Bu zamanda olması önemli. Niye önemli biliyor musunuz? Dikkat ederseniz şu zaman diliminde en çok Atatürk düşmanlarının palazlandığı bir dönem. Ve aynı zamanda da bir teşekkür daha etmek istiyorum. Bir Adnan Oktar'a, iki Sayın Cumhurbaşkanımız'a. Cumhurbaşkanımız da Atatürk düşmanlarına karşı geçtiğimiz günlerde önemli bir söylemde bulunmuştu.
Bir Atatürk düşünün. Bandırma vapuruyla gidiyor Samsun'a, geri geliyor, Bandırma’dan geri geliyor. Artık her şey normale dönmüş. Geldiğinde denizin üzerinde kayıklar, tekneler, filikalar, halk her şeyiyle orada. Mustafa Kemal Atatürk Bandırma vapuruyla gitmişti. Geri döndüğünde -elinde şapkası, fotoğraflarda var, isteyenler internet ortamında bakabilir- elinde şapkasıyla halkı selamlıyor. Yanındaki vezire, yanındaki yardımcısına soruyor. Diyor ki, şöyle bakıyor, “göremedim” diyor. “Neyi Paşam” diyorlar, “Bandırma vapurunu.” Gittiği vapura dahi ahde vefa var içinde ve onu soruyor.
Bir Mustafa Kemal düşünün, perşembe akşamları hafızları çağırıp onlara mutlaka ve mutlaka Kuran okutan bir Mustafa Kemal düşünün göğsünde her zaman küçücük bir Kuran-ı Kerim taşıyan bir Mustafa Kemal ve aynı zamanda benim en çok sevdiğim yönlerinden bir tanesi, zeki bir Mustafa Kemal. Yugoslavya kralı geliyor kendisine diyor ki: “Efendim işgal dönemlerinde bu küresel baronlar İngiliz Derin Devleti’nin adamları geldiler bize dediler ki ‘Anadolu'dan size pay verelim bizimle birlikte Osmanlı'ya hücum edin, işgal edelim ve sonuna payınızı alın.’ ‘Efendim, biz Türkleri çok severiz, Türkleri çok takdir ederiz. Asla onlara bu söylemleri, bu vaatleri karşısına yaklaşmadık ve Türkler bizim kardeşimizdir dedik’” diyor. Mustafa Kemal Atatürk bir durur mu? Yanına yanaşıyor, omzunu okşuyor: “Türkler'e bu sevginiz için teşekkür ederim, Allah sizi korumuş” diyor. Böyle bir Mustafa Kemal'den bahsediyoruz. İnşaAllah bu gibi organizasyonların devamı gelir. Bu vesileyle bu konferansta emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
