Bediüzzaman Said Nursi'nin 12 vekilinden biri olan has talebesi Said Özdemir İttihad-ı İslamı ve Hz. Mehdi (as) 'ı anlatıyor
SUNUCU: Üstadımız size Mehdi (as)’ı bir şahıs olarak mı anlatırdı yoksa bir şahsı manevi olarak mı anlatırdı?
SAİD ÖZDEMİR: Hem şahıs olarak. Şahıs olarak gelecek.
Bediüzzaman Hazretleri’nin en büyük gayesi ve tavsiyesi hayatta İttihad-ı İslam, yani İslam Birliği olmuştur. Bunun için yani bugün bütün böyle İslam'a yabancı gözle bakan ve İslam düşmanlığı yapan bütün o süper devletlerin böyle, efendim onları yegane durduracak ve onlara diz çöktürecek yegane kuvvet, efendim doğrudan doğruya İslam'ın kuvvetidir. Bu da İttihad-ı İslam yoluyla olur.
Bütün Müslümanlarla birlik beraberlik olacak. İttihad-ı İslam kurulacak. Ve İslam'ın bayrağı dünyanın dört bucağında dalgalanarak Kuran hakikatleri bütün dünyanın her yerinde tatbik edilecek ve İslam büyük bir imparatorluk kurulmasına vesile olacak. Bunu zaten biz bütün ruhu canımızı da istiyoruz. Ve inşaAllah ileride bu bütün Müslümanların birlik ve beraberliğiyle İttihad-ı İslam kurulacak inşaAllah.
Üstad Bediüzzaman Hazretleri 1909 senesinde neşrettiği bir makalede: “Bu zamanın en büyük farz vazifesi İttihad-ı İslam'dır.” Ve yine Bediüzzaman Hazretleri 1911 senesinde Şam'da Caii Emevi’de irad ettiği Hutbe-i Şamiye’de namı ile olan kitabında: “Ey bu sözlerimi dinleyen bu Camii Emevi’deki kardeşler ve 40-50 sene sonra alem-i İslam camiindeki ihvan-ı Müslümin, biz zarar vermiyoruz fakat menfaat vermeye iktidarımız yok. Onun için mazuruz diye böyle özür beyan etmeyiniz. Bu özrünüz kabul değil. Tembelliğiniz neme lazım değip çalışmamanız ve İttihad-ı İslam ile milliyeti hakiki İslamiye ile milliyeti hakiki İslamiye ile gayrete gelmediğiniz sizler için gayet büyük bir zarar ve bir haksızlıktır. Esarette kalan hakimiyet-i İslamiye'yi eski zaman gibi küre-i arzın nısfında, belki ekserisinde tesisine, tesisinde muvaffak olmanızı Rahmeti İlahiye’den kuvvetle bekliyoruz. Bir kıyamet kopmazsa, inşaAllah nesli ati, gelen nesil onu görecek.”
SUNUCU: Çok yakın, “gelen nesil” diyor Sait Abi, o kadar yakın olarak görüyor Üstad.
SAİD ÖZDEMİR: İnşaAllah. Bakın, şimdi hakikaten biz onun bir nevi şimdi arifesindeyiz gibi bir elhamdülillah alem-i İslam'da bir durum var. Bütün Müslümanlar birlik beraberlik olur ve inşaAllah dünyada büyük bir İslami bir kuvvet meydana gelir. Ve diğer gerek Amerika, gerek Avrupa, gerek Rusya, gerek Çin bu kuvvete karşı diz çökmeye mecbur olur. Bütün ruhu canla İslam Birliği’ni veya doğrudan doğruya İttihad-ı İslam'a hepimizin çalışması lazım. Bakın bugün anarşizm gittikçe yeryüzünde yayılıyor. Bu anarşiye karşı da Cenab-ı Hak doğrudan doğruya bakın, Bediüzzaman Hazretleri şöyle diyor: “Bu dehşetli tahrip edicilere karşı ancak ve ancak hakikati Kuran'ın etrafında İttihad-ı İslam dayanabilir. Bizi bu dünyada kurtaracak bu zilletten ve her türlü İslam düşmanından kurtaracak yegane kuvvet İslam Birliği’dir.” Kuran'ın etrafında, Kuran'ın hakikatlerini yaşayarak kurulacak olan İttihad-ı İslam'dır. İşte bu İttihad-ı İslam'ın doğrudan doğruya başını çekecek Türk milletidir. Türklere karşı muazzam bir sevgi var, muazzam bir saygı var, bir hürmet var. Neden? O İslam'ın doğrudan doğruya vermiş olduğu hakikatlere sarılmaları dolayısıyla. Bugün onun için inşaAllah İttihad-ı İslam olacak ve bunun doğrudan doğruya en başında da Müslüman Türkler bunun başını çekecekler.
Bu şekilde giderse yani Müslümanlar hakikaten tam Kuran'a sarılırlarsa inşaAllah Asrı Saadete benzer bir asrı göreceğiz inşaAllah. İşte İslamiyet acip bedi bir şekilde başladı. Aynı şekilde diyor böyle devam edecek ve asrı doğrudan doğruya bu şeyin sonunda da dünyanın sonuna doğru, doğrudan doğruya bu garip, acip, bedi olan İslamiyet tekrar inkişaf edecek. Ve nitekim “ne mutlu” diyor. Tuba lil guraba diyor. “O garip zamanda, bedi zamanda, acip, bedi zamanda gelecek olan kimselere ne mutlu” diye Peygamber (sav) müjdeler veriyor. Onun için inşaAllah Üstad Hazretleri diyor ki: “Eğer biz Kuran'a sarılırsak, Kuran-ı Azimuşşan hakikatlerine sarılırsak, asr-ı saadete benzer bir asır görecek bu insanlık” diyor.
Üstad Bediüzzaman Hazretleri ile 1953'te İsparta'da buluştuğumuzda kendisi bize bana çok böyle hatıralar anlattı. Ve bu sözlerini bitirdikten sonra ben Üstad Hazretleri’ne dedim ki: “Üstad'ım, ben bu memleketten gideceğim” dedim. “Nereye gideceksin?” Dedim ki: Hicaz'a, ya Mekke-i Mükerreme’ye, ya Medine-i Münevvere’ye.” Bakın aynı sözü: “Kardeşim, ben Mekke-i Mükerreme'de olsaydım, Medine-i Münevvere'de olsaydım dünyanın neresine giderdim? Hiçbir yerine gitmezdim, Türkiye'ye gelirdim” dedi. “Neden” dedi? “Alem-i İslam'ın kapısı, kilidi Türkiye'de. Bu kapı, bu kilit açılacak, Alem-i İslam açılacak” dedi.
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500