Sayın Adnan Oktar'ın 14 Şubat 2018 tarihli A9TV canlı yayınından.
Cenneti nasıl hayal etmeliyiz?
İZLEYİCİ SORUSU: Cenneti nasıl hayal edelim?
ADNAN OKTAR: Yakışıklım, güzel yüzlüm. Dünyadan bir farkı yok o kadar, işin doğrusu, dünyanın daha düzgün güzeli, yine çarşılar var, modern, düzgün çarşılar var. Yollar çok düzgündür. Ağaçlar çok düzgün, güzeldir. Çok fazla ırmak vardır. Küçük evlerin içinden geçen ırmaklar da, ev oluyor, evin içinden ırmak geçiyor, güzellik olsun diye. Mobilyalar vardır. Aşağı yukarı aynı, meyve ağaçları vardır. Hayvanlar var, insanlar var, bitkiler var. Ama böyle kirli, toprak, çamur falan bunlar yoktur.
Şimdi boyut farkı oluşacak. Başka bir boyuta geçmiş olacağız. Çok daha keskin bir boyut. İnsanlar çok çabuk adapte olurlar. Fizik kanunları falan tamamen değişmiş oluyor. Şimdi rüyadaki fizik kanunları değiştiğinde biz şaşırıyor muyuz? Şaşırmıyoruz. Rüyanın fizik kanunlarıyla bu dünyanın fizik kanunları aynı mı? Uzaktan yakından alakası yok. Mesela rüyada güneş olmadığı halde güneş oluyor, değil mi? Madde kendinden ışıklı. Rüyada maddenin dışarıdan bir ışığı olması mümkün mü? Değil. Ama pırıl pırıl ortalık aydınlık. Eşya aydınlık. Nasıl oluyor? Eşya kendinden ışıklı. Biz buna adapte olmakta zorluk çekiyor muyuz? Yok. Mesela meyve, yemek yiyoruz falan rüyamızda, doymuyoruz, gayet de makul geliyor bize. İstediğimiz gibi mesela gökte uçuyoruz, gayet makul geliyor. Aa ben nasıl uçuyorum falan demiyor kimse. E cayır cayır Fransızca konuşmaya başlıyoruz rüyamızda. İngilizce, Fransızca çok akıcı. Mesela udu alıyor eline cayır cayır çalıyor. Kanunu ağlatıyor böyle gayet güzel çalıyor rüyasında. Mantıksız geliyor mu? Yok. Aynı sistem işte başka bir boyutu olan yine rüya olan cennette oluyor. Hiçbir şey mantıksız gelmez.
Mesela ışık madde kendinden çok makul gelir. Her şey makul gelir, uçmak da makul gelir, gökteki evler de makul gelir. Çünkü onun mantığı da bize yaratılacak aynı anda. Bunu zincirleme mantık metoduyla anlamak dünyada Allah'ın istediği yoldur. Asıl istediği yoldur. Görerek olandan bu çok daha güçlüdür. Bizim düşünerek bunu görmemizi istiyor Allah. Mesela bilgisayara bakıyoruz, hah, belli bu yaratılmış. Çünkü beynimizin içinde bunun ikinci bir ihtimali olmadı. Hücreyi falan incelemeye gerek yok burada. Mitokondri, kofulu falan hiç incelemeye gerek yok. Bilgisayara baktın mı anlaşılıyor. Hemen yaratan anlaşılıyor. Hemen diyeceğiz ki, ya yaratanın amacı ne? Yani böyle boş yere mi yarattı bizi hiçbir anlamı olmadan? Öylesine mi yarattı? Amaçlı mı yarattı? Amaçlı yarattığını nereden anlıyoruz? Kuran'dan anlıyoruz, kitaptan anlıyoruz. Yalnız bırakması mümkün değil. Çünkü o zaman Allah'ın aklını tamamen inkar etmiş oluruz. Haşa. Bütünüyle inkar etmiş oluruz. Çünkü sonsuz aklı olan bir varlığın hiçbir amaç olmadan kainatı yaratması mümkün değil. Hiçbir gayesi olmadan, sıfır gayeyle yaratmış oluyor. Amacı olduğuna göre, amacı nediri düşündüğümüzde hemen cennet anlaşılıyor. Kötüler için de cehennem hemen anlaşılıyor. Ama bunu gerekirse kitap haline getirebiliriz.
Bu dünyada her şeyin bir sebebi olması gerekiyor. Ama rüyada sebebe gerek oluyor mu? Olmuyor. Mesela, ud, direkt buluyorsun, alıp çalmaya başlıyorsun. Cebinde para hazır oluyor. Para nereden geldiği bile belli değil. Cebine atıyorsun, para hazır. Her şey var. Telefon da, kim getirdiği de belli değil. Telefonun da oluyor, hepsi oluyor yani.
Ben çarşıya gidiyorum. Hemen alışveriş yapıyoruz. Kebapçım hazır. Kardeşim ünlü bir kebapçım var yanına gittiğim, anlatamam, en az 500 kere gitmişimdir. Saçta kavurma kardeşim. Bak şimdi ağzım sulandı. Cayır cayır böyle kuyruk yağı falan da koyuyor usta, şahane bir şey. Ekmek arası. Direkt oraya gidiyoruz. Kendime mıknatıs alıyorum, böyle oyuncaklar falan böyle küçülüyor. Teknik, alet-edevat böyle şeyler satılan dükkan var geniş çarşıda, hep oraya gidiyorum. Boş işlerle uğraşmıyorum.