Sayın Adnan Oktar’ın 28 Ocak 2018 tarihli A9 TV’deki canlı yayınından.
Sayın Adnan Oktar’ın 28 Ocak 2018 tarihli A9 TV’deki canlı yayınından.
00:49 Videolar
01:18 Videolar
01:23 Videolar
00:55 Videolar
01:07 Videolar
01:38 Videolar
01:55 Videolar
01:47 Videolar
01:19 Videolar
01:36 Videolar
01:10 Videolar
01:04 Videolar
00:44 Videolar
03:38 Videolar
04:05 Videolar
00:52 Videolar
01:07 Videolar
01:17 Videolar
03:25 Videolar
01:31 Videolar
00:46 Videolar
01:14 Videolar
02:56 Videolar
01:21 Videolar
01:27 Videolar
Bu videoda günümüz dünyasında gözlemlenen gerginlik ve öfke halinin temel kaynağı olarak sevgisizlik gösterilmektedir. İnsanın yaratılış gereği sevgiye ihtiyaç duyduğu, ancak aile ve toplum içerisinde bu ihtiyacın karşılanamadığı ifade edilmektedir. Sorunların çözümünün sevgiye dönmekte olduğu ve bu değerin topluma yeniden hâkim olacağı öngörülmektedir.
İnsanlar arasındaki öfke, kin ve saldırganlık gibi olumsuz tutumların kökeninde sevgisizlik yatmaktadır. Sevgiye dayalı bir ortamın eksikliği bireylerde bunalıma ve çevrelerine karşı gergin bir tavır takınmalarına yol açmaktadır.
İnsan doğası gereği hassas ve naif bir yapıdadır ve sevgiyle huzur bulacak şekilde var edilmiştir. Yaratılış amacı sevgiye endeksli olan insanın bu ihtiyacı karşılanamadığında yaşam kalitesi düşmektedir.
Toplumun yeniden sevgiye dönmesi ve bu değerin ön plana çıkarılmasıyla mevcut gerginliklerin sona ereceği ifade edilmektedir. Sevginin yeniden egemen olduğu bir sosyal yapıda insanlar huzura kavuşacaktır.
Ailede veya çevresinde sevgi bulamayan bireylerde bunalım ve huzursuzluk baş göstermektedir. Bu durum bireyin çevresine karşı tehditkar veya saldırgan bir tutum sergilemesine neden olabilmektedir.
Bu videoda günümüz dünyasında gözlemlenen gerginlik ve öfke halinin temel kaynağı olarak sevgisizlik gösterilmektedir. İnsanın yaratılış gereği sevgiye ihtiyaç duyduğu, ancak aile ve toplum içerisinde bu ihtiyacın karşılanamadığı ifade edilmektedir. Sorunların çözümünün sevgiye dönmekte olduğu ve bu değerin topluma yeniden hâkim olacağı öngörülmektedir.
İnsanlar arasındaki öfke, kin ve saldırganlık gibi olumsuz tutumların kökeninde sevgisizlik yatmaktadır. Sevgiye dayalı bir ortamın eksikliği bireylerde bunalıma ve çevrelerine karşı gergin bir tavır takınmalarına yol açmaktadır.
İnsan doğası gereği hassas ve naif bir yapıdadır ve sevgiyle huzur bulacak şekilde var edilmiştir. Yaratılış amacı sevgiye endeksli olan insanın bu ihtiyacı karşılanamadığında yaşam kalitesi düşmektedir.
Toplumun yeniden sevgiye dönmesi ve bu değerin ön plana çıkarılmasıyla mevcut gerginliklerin sona ereceği ifade edilmektedir. Sevginin yeniden egemen olduğu bir sosyal yapıda insanlar huzura kavuşacaktır.
Ailede veya çevresinde sevgi bulamayan bireylerde bunalım ve huzursuzluk baş göstermektedir. Bu durum bireyin çevresine karşı tehditkar veya saldırgan bir tutum sergilemesine neden olabilmektedir.