Adnan Oktar’ın 5 Ekim 2017 tarihli A9 TV röportajından
Çingenelerdeki sanat ruhu dünyadaki en yüksek sanat anlayışını temsil eder.
ADNAN OKTAR: Çingene kızlar, hanım kızlar ne kadar güzel oynuyorlar. Bu çingene ruhu, çingene sevgisi, çingene sanat anlayışı, bence dünyadaki en yüksek sanat anlayışı. Ve çok güzel insan bu insanlar, dünya bunların kıymetini bilmiyor bu insanların. Bu kadar güzel oynamak inanılır gibi, eğitimini falan da görmüyor içinden geldiği için. Klarnet babasının klarnet oluyor, alıyor çocuk eline, ağlatıyor klarneti, Allah'ın hikmeti, müthiş yetenekliler. Darbuka'yı çocuk ne bilir, alıyor, dile geliyor darbuka. Keman, klarnet, aklına gelen her şeyi çalıyorlar. Neşeli, mütevaziler de canlarım benim, hiç böyle çamurlu suyun içinde geziyor. Böyle bir şeyde istedikleri yok. Hükümete, devlete karşı hiçbir zaman hiçbir tavırları olmamıştır. Hiçbir komünist hareket, hiçbir faşist hareket, dünyada hiçbir yerde olaylara karışmamıştır çingeneler. Çok şeker insanlardır, çok tatlı böyle.
Sanat, güzellik, sevgi, neşe, tevazu. Çingen'e demek hakaret.. Çingen'e, Çingen'e, Çingen'e. Dünyanın en güzel insanlarının adı Çingen'e'dir. Güzel bu insanlar. Ben seviyorum. Çingen'e ismi de çok güzel bir isim. Laf mı bu? Roman de diyor. Roman, bir süre sonra diyecek ki, ya Roman deme, hakaret oluyor diyecek. Kardeşim, Çingen'e deme hakaret demek, bir kere o adama sen ağzının payını vereceksin. O ağzını bozuyor adam. Ve terbiyesizlik yapıyor. Çingene demek, neşe demektir, güzellik demektir, sanat demektir. Çigan müziği vardır, nefis bir müzik. Çingene dedin mi, mütevazi ve çok güzel insan anlayacaksın.