Haham Shmuley Boteach, Yazar, Program Yapımcısı
HAHAM SHMULEY BOTEACH, YAZAR, PROGRAM YAPIMCISI
HAHAM SHMULEY BOTEACH: Ben Haham Shmuley Boteach. Amerikalı bir hahamım. Musevi Değerleri Network’ünün kurucusuyum. Pek çok kitap yazdım. İstanbul’da yaptığım seyahatten yeni döndüm. Türkiye ve İsrail çok yakın müttefiklerdi. İstanbul’a ilk yaptığım ziyareti hatırlıyorum. 17-18 yıl önce, insanlar benim Yahudi şapkamı, kippamı gördüklerinde çok sıcak ve yakın davrandılar. Ve üç ay önce tekrar gittiğimde de bazı kişiler bana “orada durumlar değişti, insanlar İsrail’e öfkeliler, belki de kippanı giymemelisin” dediler. Ben yine de İstanbul’un sokaklarında şapkamı giydim, ama insanlar yine çok yakın davrandılar. Bu nedenle ben Türkler ile Museviler arasında herhangi bir ayrım olduğunu düşünmüyorum. Bence kendilerini hala kardeş olarak görüyorlar. Eğer birbirimize karşı nezaketli olursak hükümetler düzeyinde de daha çok uzlaşma sağlayabiliriz. Çünkü sizin de söylediğiniz gibi he Türkiye, hem İsrail hem de Amerika’daki Museviler Türkiye, aynı zamanda NATO kanalıyla Amerika’nın da müttefiki, ortak düşmanlarla mücadele ediyorlar. Türkiye şu anda IŞİD ile mücadele ediyorlar. Türkiye her zaman onurlu bir İslam devleti olmuştur. Ama ılımlı bir İslam devleti. Aşırıcılıktan ve terörizmden uzak bir ülke. Ekonomisi harika. Ve varlığı çok hayati. Türkiye’nin varlığı, Ortadoğu’daki istikrar açısından çok hayati. O yüzden yapmamız gereken aşırıcılığa karşı olmaktır. Ben bir Museviyim, Türk bir haberci olduğunuza göre, sizin de Müslüman olduğunuzu düşünüyorum. Her ikimizin dini de barıştan bahseder, barışa çağırır. Müslümanlar biriyle tanıştıklarında “Selamun Aleyküm” derler. Biz Museviler de aynısını söyleriz; “Shalom Aleichem” birebir aynı anlama geliyor. “Barış üzerinize olsun.” İnsanları selamladığımızda onların barış ve esneklik içinde olmalarını isteriz. Eğer bana öncelik verirsek, yaşanan bu gerginliklerin çoğunu en aza indirebiliriz. Bence Türkiye’nin durumu ekonomik olarak gittikçe daha iyi oluyor. İstanbul’dayken Dr. Mehmet Öz’ü ziyaret ettim. Yahudi cemaatinden birçok kişiyi kendileriyle tanışmam için evine davet etti. Yahudi cemaatinin barış içinde İstanbul’da yaşayan liderleriyle tanıştım. Ve Türklerle Museviler arasında bir gerginlik yaşandığı zaman 1492’de İspanya’dan sürüldüklerinde onları kabul edenin sadece Osmanlılar olduğunu Musevi kardeşlerime her zaman hatırlatıyorum. Museviler Portekiz’den sürüldüklerinde yine onlara kapılarını açanlar Osmanlılardı. Sanıyorum 1498’deydi. Osmanlı Türkleri bize kalacak yer verdiler. Güvenliğimizi sağladılar. Museviler olarak bunu asla unutamayız. Türkler bize karşı böyle bir misafirperverlik gösterdiler. Tevrat’ta 11. Bölüm’de, İşaya’da, tüm toplumları kasteden çok güzel bir imgeleme, bir benzetme vardır. “Kuzular, kurtlar, yırtıcı hayvanlar masumlara saldırır, ama bu yırtıcılıklarından arınacaklar ve tüm toplumlar birlikte barış içinde yaşamayı öğreneceklerdir. Hiçbir millet başka bir millete kılıcını kaldırmayacak. Çocuklarınıza savaşı öğretmeyecekler.”
İnsanların barışa olan özlemlerini anlatan çok güzel ifadeler yer alıyor. Bunlar 2500 sene önce Musevi Peygamber İşaya tarafından tüm insanlığa aktarılmıştır. Ve bir Musevi olarak şunu söylemeliyim ki, sizinle sohbet etmek çok keyifli, kippa takan, bir Musevi hayatı yaşayan bir Musevi olarak, geleneklerine bağlı bir Müslüman ile karşılaştığımda hemen yakınlık hissediyorum. Amerika’ya döndüğümde, havaalanında ne zaman kaplı bir Müslüman kadın görsem, ne güzel bir şey diyorum. Sizler Amerikan Havayollarında İslami kimliğinizi gururla taşıyorsunuz. Wall Stret’te bir Müslümanla karşılaşsam ya da üniversite kampüslerinde Müslüman öğrencilerle karşılaşsam, evet bazı konularla aynı fikirde olmayabiliriz, ama şunu söylemek isterim ki, dinimizin geleneklerine çok saygı duyuyorum. Çünkü İslamiyet ve Museviliğin çok ortak noktası var. İstanbul’da Sultanahmet Camii’ni ziyaret ettiğimde, diğer camileri ziyaret ettiğimde, hepsinin ismini hatırlayamıyorum. İkinci ziyaretimde tüm o güzel camileri ziyaret ettim ve camiler ile sinagogların benzerliği çok çarpıcı. Bizim Sultanahmet Camii gibi ya da Aya Sofya gibi, ger o artık cami olarak kullanılmıyor, çok büyük sinagoglarımız yok. Ama bizde de namazda kadın ve erkek ayrıdır. Sinagogların içinde resim yoktur. Yani çok benzerlik var. Bizim yazılı hükümlerimiz Tevrat, sizin Kuran. Bizim Talmud adını verdiğimiz eski geleneklerimiz var, sizin hadisleriniz var. Çok sayıda güzel benzerlik var. Koşer helal gibi. Yani benzerliklerimizi bulmaya çalışmalıyız. Museviler ve Müslümanlar yüzyıllardan beri oldukları gibi tekrar bir araya gelmeliler.
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500
