Sayın Adnan Oktar’ın 11 Nisan 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
Sayın Adnan Oktar’ın 11 Nisan 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
Sayın Adnan Oktar’ın 11 Nisan 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
Sayın Adnan Oktar’ın 11 Nisan 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
01:16 Videolar
01:08 Videolar
02:53 Videolar
03:39 Videolar
00:43 Videolar
03:45 Videolar
01:32 Videolar
01:31 Videolar
00:46 Videolar
01:47 Videolar
08:56 Videolar
01:06 Videolar
02:34 Videolar
02:46 Videolar
01:24 Videolar
03:20 Videolar
01:43 Videolar
02:46 Videolar
04:49 Videolar
00:34 Videolar
01:42 Videolar
02:25 Videolar
00:45 Videolar
00:35 Videolar
01:32 Videolar
Bu videoda, aşkın acı çekmekle eşdeğer tutulduğu arabesk kültürün çarpık sevgi anlayışı eleştirilmektedir. Sevginin temelinde güven, saygı ve akılcı bir birlikteliğin yer alması gerektiği vurgulanmaktadır. Aşkın asıl hedefinin yüksek bir mutluluk ve huzur olduğu, bu noktada aklın doğru kullanılmasının ise hayati bir öneme sahip olduğu ifade edilmektedir.
Aşkın acı çekmekle özdeşleştirilmesi, tutarsız ve dengesiz bir alt kültürün ürünüdür. Gerçek sevgi, insan ruhuna heyecan ve yüksek bir şevk veren, beraberlikten huzur duyulan bir haldir.
Aklın düzgün kullanılması, insan ilişkilerindeki dengeyi korumak için en büyük maharettir. Akıl, kişinin duygusal savrulmalara kapılmasını önleyerek, sevginin sağlıklı bir zeminde yaşanmasını sağlar.
İdeal bir sevgi; karşılıklı güven, saygı ve beraberlikten keyif alma üzerine kuruludur. İnsanların birbirine karşı anlayışlı olması ve tutarlı bir iletişim sürdürmesi, sevginin temelini oluşturur.
İlişkilerin yürümemesi durumunda bunda bir hayır olduğu düşünülmelidir. Şamata yapmak veya acı çekerek sağlıksız davranışlar sergilemek yerine, durumu vakur ve akılcı bir şekilde kabullenmek gerekir.
Bu videoda, aşkın acı çekmekle eşdeğer tutulduğu arabesk kültürün çarpık sevgi anlayışı eleştirilmektedir. Sevginin temelinde güven, saygı ve akılcı bir birlikteliğin yer alması gerektiği vurgulanmaktadır. Aşkın asıl hedefinin yüksek bir mutluluk ve huzur olduğu, bu noktada aklın doğru kullanılmasının ise hayati bir öneme sahip olduğu ifade edilmektedir.
Aşkın acı çekmekle özdeşleştirilmesi, tutarsız ve dengesiz bir alt kültürün ürünüdür. Gerçek sevgi, insan ruhuna heyecan ve yüksek bir şevk veren, beraberlikten huzur duyulan bir haldir.
Aklın düzgün kullanılması, insan ilişkilerindeki dengeyi korumak için en büyük maharettir. Akıl, kişinin duygusal savrulmalara kapılmasını önleyerek, sevginin sağlıklı bir zeminde yaşanmasını sağlar.
İdeal bir sevgi; karşılıklı güven, saygı ve beraberlikten keyif alma üzerine kuruludur. İnsanların birbirine karşı anlayışlı olması ve tutarlı bir iletişim sürdürmesi, sevginin temelini oluşturur.
İlişkilerin yürümemesi durumunda bunda bir hayır olduğu düşünülmelidir. Şamata yapmak veya acı çekerek sağlıksız davranışlar sergilemek yerine, durumu vakur ve akılcı bir şekilde kabullenmek gerekir.