HUTBE-İ ŞAMİYE'DE VE HADİSLERDE HZ. MEHDİ (A.S)' IN GELECEĞİNE DAİR İŞARETLER

 

“..71'de fecr-i sadık, gerçek aydınlık başladı veya başlayacak. Eğer bu fecr-i kâzip, (yalancı fecir) de olsa, 30-40 sene sonra fecr-i sadık, gerçek aydınlık çıkacak..” (Hutbe-i Şamiye, s. 80)

 “Evet, şimdi olmasa da otuz kırk sene sonra, fen ve hakiki marifet ve medeniyetin mehasini (güzelliklerini) bu üç kuvveti tam teçhiz edip, cihazatını yani maddi manevi aletlerini verip, o sekiz manileri mağlup edip dağıtmak için taharrihi hakikat meyalanını (doğruyu arama eğilimini) ve insafı ve muhabbeti insaniyeti (insan sevgisini) o sekiz düşman taifesinin sekiz cephesine göndermiş.” (Hutbe-i Şamiye, s. 86)

“Şimdi onları kaçırmaya başlamış. İnşaAllah yarım asır sonra onları darmadağın edecek..” (Hutbe-i Şamiye, s. 87)

 

Üstad bu sözleri HİCRİ 1329 YANİ MİLADİ 1911 yılında Şam'da Emevi Camii'nde verdiği ünlü Şam hutbesinde söylemiştir. Üstad bu hutbesinde İslam aleminin Hicri 1371 yani Miladi 1951 yılından sonraki durumuna yönelik çok önemli açıklamalar yapmıştır.

Bediüzzaman bu sözünde Hicri 1371 yılında İslam aleminde bir aydınlanmanın başlayabileceğini ancak asıl Hicri 1371 tarihinden 30-40 sene sonrasında dünya tarihi açısından dönüm noktası olacak bazı tarihi olayların meydana geleceğine işaret etmiştir.

Hicri 1371'den 30 yıl sonrası Hicri 1401 yani Miladi 1980 yılına aynı şekilde Hicri 1371'den 40 yıl sonrası da Hicri 1411 yani Miladi 1990 yılına denk gelmektedir.

Gerçekten de 1980 ve 1990 yıllarına baktığımızda, başta Türkiye olmak üzere siyasi, ekonomik, sosyal düzen açısından dünyada çok büyük ve önemli olayların, değişimlerin ve gelişimlerin yaşandığı görülmektedir.

 

1980'ler

 

1979-1980 yılları hem Peygamberimiz (sav)’in hadisi şeriflerinde hem de bu hadisler doğrultusunda açıklamalarda bulunan başta Hicri 13. Asrın müceddidi Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin ifadelerine göre ahir zamanın en büyük müjdelerinden biri olan Hz. Mehdi (as)’ın zuhur ettiği ve faaliyetlerine başladığı yıla denk gelmektedir. Doğrusunu Allah bilir.

Peygamberimiz (sav) hadis-i şeriflerinde Hz. Mehdi (as)’ın zuhrunu haber veren büyük bir ateşten bahsetmiş ve insanları uykularında uyandıracak, korkuya ve dehşete düşürecek bu ateşin Hz. Mehdi (as)’ın geliş vakti olduğunu bildirmiştir.

 

Ebu Câfer bin Muhammed bin Ali (ra)’dan rivayet edildi. “Siz üç veya yedi gün DOĞUDAN BİR ATEŞİ GÖRDÜĞÜNÜZ ZAMAN ALİ MUHAMMED (SAV)’İN (HZ. MEHDİ (AS)’IN)   ÇIKMASINI BEKLEYİNİZ. İnşâAllahü Teâlâ, bir münadi, (gökten bir melek) Mehdi'nin ismiyle semadan, (gökten) nida edecek ki, doğuda batıda olan herkes bu sesi işitecek. ÖYLE Kİ KORKUDAN UYKUDA OLANLAR UYANACAK, AYAKTA OLAN ÇÖKECEK, OTURAN İSE AYAĞA FIRLAYACAKTIR.” (Kitab-ül Bürhan Fi Alamet-il Mehdiyyi-l Ahir Zaman, s. 32)

 

Hüseyin bin Ali (ra)’dan şöyle rivayet olunmuştur: “Gökyüzünde doğu cihetinden geceyi aydınlatan büyük bir ateş gördüğünüz vakit, işte o an Hz. Mehdi (as)’ın geliş vaktidir.”  (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si "Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar)

 

Gerçekten de 1979 yılının 15 Kasım günü İstanbul halkı çok büyük bir patlama sesiyle korkuyla uykularından uyanmışlardır. İndependenta adlı petrol taşıyan bir Romen tankeri İstanbul boğazında infilak etmiştir.

 

Olaylar sadece bu patlamayla da sınırlı kalmamış, Türkiye genelinde ardı ardına büyük tarihi olaylar gerçekleşmeye başlamıştır. Üstadın “30 sene sonra” ifadesiyle dikkat çektiği “1980” yılı, özellikle Türkiye'nin siyasi, sosyal ve ekonomik tarihi açısından son derece önemli bir dönemin başlamasına neden olmuştur.

 

1980 Yılı öncesinde ülkemizde yaşanan terör olayları, yoğun huzursuzluk ve kargaşa ortamı sonucunda hem siyasi hem ekonomik hem de sosyal açıdan büyük bir istikrarsızlık söz konusu olmuştur.

Zamlar, uzayan kuyruklar, kara borsa, anarşi ortamı, ekonomik darboğaz, öğrenci hareketleri, siyasilere yapılan suikastlar ve 1980 darbesi. Ancak zahiren olumsuz gibi görünen tüm bu olaylar yanında Mehdiyet'in nuru ve aydınlığı da dünya üzerindeki etkisini yavaş yavaş hissettirmeye başlamıştır. Özellikle 1980 yılı itibariyle Peygamberimiz (sav)’in Hz. Mehdi (as)’ın çıkış alametleri olarak bildirdiği yüzlerce olayın birbiri ardınca gerçekleşmeye başlaması bize İslam dininin yeniden yükseliş dönemine girişini müjdelemektedir.

Örneğin Peygamberimiz (sav)’in bu dönemi girişinin bir alameti olarak haber verdiği, Ramazan ayında iki kere üst üste güneş ve ay tutulmaları, 1981 ve 1982 yıllarında ardı ardına gerçekleşmiştir.

 

“Hz. Mehdi için iki alamet vardır ki, bunun birincisi RAMAZAN'IN BİRİNCİ GECESİ AYIN; İKİNCİSİ DE RAMAZAN'IN ORTASINDA GÜNEŞİN TUTULMASIDIR.” (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 47)

“GÜNEŞİN ORUÇ AYININ ORTASINDA AYINSA SONUNDA TUTULMASI.” (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 37)

“RAMAZAN'DA İKİ DEFA TUTULMA OLACAKTIR.” (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 53)

Yine Hz. Mehdi (as)'ın zuhur alametlerinden bir diğeri olan: “Ondan önce ŞAM VE MISIR MELİKLERİ ÖLDÜRÜLECEKTİR..” (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 49)

 

Bu hadise, 1981 yılında gerçekleşmiş ve 11 yıl boyunca iktidarda kalan Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat, muhalifleri tarafından düzenlenen bir suikast sonucu hayatını kaybetmiştir.

 

1981 Yılı içinde Türkiye tarihinde önemli siyasi ve sosyal olaylar meydana gelmeye devam etmiştir.

 

1981 Yılında Türkiye'deki tüm siyasi partiler kapatılmıştır. Katolik aleminin manevi lideri olan Papaya suikast yapılmış, Hristiyan dünyası bu olayla sarsılmıştır.

İsrail, Golan Tepelerini kendi topraklarına katmıştır.

Kaliforniya'da ilk AIDS vakaları görülmeye başlanmıştır.

1990'Lar Doğu Almanya ve Komünist Batı Almanya olmak üzere bir utanç duvarıyla ikiye ayrılmış olan Almanya'da 9 Kasım 1989 yılında bu duvar yıkılmıştır.

Almanya Federal Cumhuriyeti olarak birleşmiş ve 45 yıllık soğuk savaş sona ermiştir.

Ardından Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nde komünizm tam anlamıyla çökmüş ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği yönetimi altında yaşayan birçok topluluk bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir.

 

Bu iki olayda dünya tarihinde bir dönüm noktası yaşandığının önemli işaretleri olmuşlardır.

 

Irak'ın Kuveyt’i işgali sonrasında 1990 yılından beri hareketli olan bu bölgede 1. Körfez Savaşı başladı.

Kuveyt'e ait petrol kuyularının ateşe verilmesi sonucunda Kuveyt ve Basra Körfezi'nin çok büyük bir ateş sardı.

21 Ekim'de Türkiye'nin en büyük barajı olan Atatürk Barajı faaliyete geçti.

Amerika Birleşik Devletleri 1991 yılında başlattığı Çöl Fırtınası harekatıyla Irak'a karşı saldırı başlattı.

 

2000-2010 Yılları arası.

 

Aynı konuşmanın devamında Üstad, Hz. Mehdi (as)'ın inkârcı fikir sistemini fen, ilim ve medeniyeti imkanları sayesinde fikren susturacağını haber vermiştir. Bu fikri üstünlüğün tarihi olarak da 1371 tarihinden yarım asır sonrasını bildirmiştir. Bu da hicri 1421 yani miladi 2000 senesi demektir. “..İnşaAllah yarım asır sonra onları darmadağın edecek..” (Hutbe-i Şamiye, s. 87)

 

Ahirzaman Alametleri

 

Günümüze kadar ardı ardına gerçekleşen tüm ahir zaman alametleri, İslam ahlakının dünya hakimiyetinin iyice yaklaştığını ve dolayısıyla da Hz. Mehdi (as)'ın zuhurunun müjdeleyicisi görevine üstlenmişlerdir.

Ayrıca Müslüman ülkelerin başta Türkiye olmak üzere iyice yakınlaşmaları, bu ülkelerin Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kendilerine bir ağabey, bir hami olarak gördüklerini ifade etmeleri ve bu amaçla imzalanan sosyal, ekonomik ve siyasi içerikli anlaşmalar da Hz. Mehdi (as)'ın zuhur alametlerinden biri olan Türk-İslam Birliği'nin hızla oluşturulduğunun çok önemli bir alametidir.

Aynı şekilde Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin ahir zamanda insanlığın karşılaşacağı büyük bir tehlike olarak belirttiği materyalizm ve Darwinizm’in insanlar üzerinde yaptığı şiddetli büyüde bozulmuştur.

Allah'ın yaratışındaki kusursuzluğu gözler önüne seren sayısız bilimsel deliller, her şeyin güya kör tesadüfler sonucu, yani bir yaratıcıya ihtiyaç olmaksızın, Allah'ı tenzih ederiz, meydana geldiği yalanını öne süren Darwinistlerin ve materyalistlerin, insanlar üzerindeki etkilerini tamamen kaybetmelerine neden olmuştur.

 

VTR:

 

·         Evrim teorisine inanmıyorum.

·         Evrim teorisinin gerçek olmadığı ortada.

·         Aklı ve mantığı olan ve bunu yürütebilen her insanın bizi yaratan Allah-u Teala'nın varlığına inanmamak gibi ihtimal yok zaten.

·         Sergi çok gerçekçi buldum ve inanıyorum artık erim teorisi diye bir şeyin olmadığına.

·         Bulunan bütün fosiller değişmemiş yani bu yani çok mükemmel, çok güzel bir olay.

 

 Özellikle 2000 yılından itibaren İslam dininin dünya çapında yükseliş dönemine girmiş olması ve başta Amerika ve Avrupa ülkelerinde olmak üzere milyonlarca insanın dinlerini değiştirerek Müslümanlığı kabul etmesi de Bediüzzaman Hazretleri’nin, “inşaAllah yarım asır sonra onları darmadağın edecek” ifadesinin ne kadar önemli ve isabetli bir öngörüş olduğunu ispatlamaktadır.

Şeytandan Allah'a sığınırım: “Allah, içinizden iman edenlere ve sâlih amellerde bulunanlara vaad etmişdir. Hiç şüphesiz, onlardan öncekileri nasıl güç ve iktidar sahibi kıldıysa, onları da yeryüzünde güç ve iktidar sahibi kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak, ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar yalnızca Bana ibadet ederler ve Bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkâr ederse, işte onlar fâsıktır.” (Nur Suresi, 55)


 

A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500