Sayın Adnan Oktar'ın 7 Mart 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
Sayın Adnan Oktar'ın 7 Mart 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
02:27 Videolar
01:38 Videolar
01:24 Videolar
01:36 Videolar
05:13 Videolar
02:14 Videolar
01:23 Videolar
01:23 Videolar
01:01 Videolar
03:54 Videolar
01:27 Videolar
00:51 Videolar
02:11 Videolar
00:56 Videolar
00:58 Videolar
00:47 Videolar
01:04 Videolar
01:04 Videolar
01:05 Videolar
01:23 Videolar
02:08 Videolar
02:28 Videolar
01:48 Videolar
01:13 Videolar
00:29 Videolar
Bu videoda genç kızların korunması ve saldırganlara karşı toplumsal sorumluluğun önemi ele alınmaktadır. Çocukların fiziksel olarak kendilerini savunmalarının beklenmemesi gerektiği, asıl olanın çevredeki gençlerin ve toplumun bu tür durumlara karşı anında ve cesur bir tepki göstermesi olduğu vurgulanmaktadır. İman ahlâkının bir gereği olarak kardeşlik, dayanışma ve yardımlaşma bilinciyle tehlikelere karşı duyarlı olunması teşvik edilmektedir.
Genç kızların kendi başlarına korunmalarını beklemek yerine, çevrelerindeki insanların ve gençlerin olası tehlikelere karşı anında ve cesur bir şekilde müdahale etmeleri gerekir.
Saldırganlar, karşılarında yüksek cesaret ve kararlı bir duruş gördüklerinde paniğe kapılarak genellikle kaçmayı tercih ederler. Bu tür bir tepki, kötü niyetli kişilerin niyetlerini boşa çıkarmada çok etkilidir.
Bireylerin birbirine sahip çıktığı ve duyarlı olduğu bir ortamda, saldırganlara geçit verilmez. Toplumdaki kardeşlik ve dayanışma ruhu, zayıf durumda olanların korunmasını ve güvenliğin tesis edilmesini sağlar.
Fiziksel güç farkının çok olduğu durumlarda, çocuğun kendi imkanlarıyla direnmeye çalışmasını beklemek gerçekçi bir yaklaşım değildir. Esas çözüm, toplumun bir bütün olarak çocukları tehlikelerden koruma bilincini geliştirmesidir.
Bu videoda genç kızların korunması ve saldırganlara karşı toplumsal sorumluluğun önemi ele alınmaktadır. Çocukların fiziksel olarak kendilerini savunmalarının beklenmemesi gerektiği, asıl olanın çevredeki gençlerin ve toplumun bu tür durumlara karşı anında ve cesur bir tepki göstermesi olduğu vurgulanmaktadır. İman ahlâkının bir gereği olarak kardeşlik, dayanışma ve yardımlaşma bilinciyle tehlikelere karşı duyarlı olunması teşvik edilmektedir.
Genç kızların kendi başlarına korunmalarını beklemek yerine, çevrelerindeki insanların ve gençlerin olası tehlikelere karşı anında ve cesur bir şekilde müdahale etmeleri gerekir.
Saldırganlar, karşılarında yüksek cesaret ve kararlı bir duruş gördüklerinde paniğe kapılarak genellikle kaçmayı tercih ederler. Bu tür bir tepki, kötü niyetli kişilerin niyetlerini boşa çıkarmada çok etkilidir.
Bireylerin birbirine sahip çıktığı ve duyarlı olduğu bir ortamda, saldırganlara geçit verilmez. Toplumdaki kardeşlik ve dayanışma ruhu, zayıf durumda olanların korunmasını ve güvenliğin tesis edilmesini sağlar.
Fiziksel güç farkının çok olduğu durumlarda, çocuğun kendi imkanlarıyla direnmeye çalışmasını beklemek gerçekçi bir yaklaşım değildir. Esas çözüm, toplumun bir bütün olarak çocukları tehlikelerden koruma bilincini geliştirmesidir.