Kur'an-ı Kerim'in Alak suresi 15. ve 16. ayetlerinde yalancı ve günahkar perçem ifadesiyle insanın alın bölgesine dikkat çekilir. Modern bilim, beynin ön kısmındaki alın lobunun yalan söyleme, ahlaki kararlar ve irade gibi yüksek zihinsel fonksiyonların merkezi olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca ölüm anında bu bölgenin işlevini yitirmesiyle insanın bilinci ve hayatı sona erer. Bu, Kur'an'ın mucizevi bir işaretidir. Sinir bilimci Dr. McBride bu konuda şöyle diyor:
15 ve 16. ayetlere bakarsanız — yani 96. surenin 15 ve 16. ayetlerine — Allah’ın, ruhlarımızın alınlarımızdan, yani perçemlerimizden çekilip alınacağını söylediğini görürsünüz. Benim elimdeki İngilizce meale göre “forelock” yani “alın” ya da “perçem” deniyor; ruhlarımızın oradan koparılacağı ifade ediliyor.
Ama bir mümin için bu sadece biraz ter dökmek gibi, çok hafif bir şey.
Benim fonksiyonel nöroloji bilgimle düşündüğümde, burada ilginç bir bağ kuruluyor: Bilimle dinin birbirini desteklemesi gerektiğini düşünürüm — eğer her ikisi de doğruysa, birbirini doğrulamalı. Peki, nihai kararı nerede veriyoruz? Bir şeyi yapmaya mı karar veriyoruz, yoksa kötü bir davranışı engelliyor muyuz?
Bu kararın verildiği yer alın, yani beynin ön lobları.
İşte bu, “forelock”, yani perçem, yani alın bölgesi.
Burası beyin. Ve bundan 1500 yıl önce, insanların bunu bilmesi imkânsızdı.
Hatırlayın, sadece birkaç yüz yıl öncesine kadar insanlar kadınların beyni olmadığını düşünüyordu.
Hatta Hristiyanlar, kadınların ruhu olmadığını bile sanıyorlardı.
Ama Kur’an, bundan yaklaşık 1500 yıl önce, kötü bir insanın bu bölgeden cezalandırılacağını, yani ruhunun oradan çekileceğini söylüyor.
Ve işte burası, insanın nihai olarak bir eylemi engellediği ya da başlattığı yer — iyi ya da kötü davranışın kararı burada veriliyor.
Bu alın bölgesi, bu perçem.
Yani benim için bilimle din burada tamamen örtüşüyor, birbirini doğruluyor.
Kuran'ın asırlar önce dikkat çektiği alın bölgesinin, bugün bilimin de ortaya koyduğu gibi insanın ahlaki ve iradi merkez olması, yaratılışımızdaki ilahi hikmeti açıkça göstermektedir.
Bu mucizevi işaret, Allah'ın insanı en ince ayrıntısına kadar bilen ve kusursuzca yaratan olduğunu bir kez daha ortaya koyar. İnsana düşen ise, bu hikmeti görüp Rabbine yönelmektir.
“Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilendir. Her şeyden haberdardır.”
Mülk Suresi, 14