"Canlılarda fedakarlık" belgeselinden
PENGUENLERDEKİ SABIR VE ÖZVERİ
Antarktika. 6 Ay kış mevsiminin yaşandığı dünyanın en soğuk bölgesi. Böyle zorlu bir ortamda yavru sahibi olmak tahmin edilemeyecek kadar büyük bir fedakarlık ister. Ve canlılar dünyasının en fedakar anne babalarından biri de burada yaşar. Penguenler.
Bu penguenler büyük bir buluşmanın gerçekleşeceği yere gidiyor. Yolculukları haftalar sürecek. Kat etmeleri gereken mesafe 100 kilometreden fazla. Bu yüzden bazen yürüyerek, bazen de gövdeleri üzerinde kayarak yol alırlar. Hepsi mucizevi bir şekilde aynı noktaya doğru yürür. Bu yolculuğun sonunda şaşırtıcı bir şekilde binlerce penguen belirli bir noktada buluşacaklar. Ve bu buluşmanın çok önemli bir amacı var. Çünkü büyük buluşmanın gerçekleşeceği bölge aynı zamanda penguenlerin yavrularını dünyaya getirecekleri yerdir. Bu zahmetli yolculuk penguenlerin yavruları için yaptığı fedakarlıkların ve göğüsledikleri zorlukların yalnızca başlangıcıdır.
Esas zorluk dişiler yumurtladıktan sonra başlayacaktır. Çünkü dişi penguen yumurtladıktan kısa bir süre sonra kış bastırır. Kış aylarında ısı eksi 50 dereceye düşer. Rüzgâr saatte 100 kilometre hızla buz ve kar savurur. Dişi penguenler, yumurtaları erkeklere bırakarak denize dönerler. Yumurtaya bakma görevini fedakâr erkekler üstlenir. Erkek penguen yumurtayı buzdan korumak için ayaklarının üstünde taşır. Kalın tüyleri yumurtayı soğuktan korur. Yumurta buzun üzerine düşerse hemen donacaktır. Bu yüzden erkek penguenler izlediğiniz gibi hep çok dikkatli hareket eder. Yapılan fedakarlık insanın hayal gücünü dahi aşar.
Penguen tam 4 ay boyunca hiç beslenmez. Yumurtayı bir an bile yere bırakmaz ve hep ayakta durur. Penguenler dondurucu rüzgardan korunmak için birbirlerine iyice sokularak daireler oluştururlar. 4 ay süren kış boyunca bütün yapabildikleri sabretmektir. Dört zorlu ayın sonunda tekrar bahar gelir. Yumurtalar çatlamış ve minik penguen yavruları dünyaya gözlerini açmıştır. Onları soğuktan koruyacak yağ tabakaları henüz oluşmadığı için hala babalarının ayaklarının üzerindedirler. Yavrunun ilk besini babasının onun için kursağında sakladığı süttür.
Baba penguen 4 ay boyunca aç kaldığı halde eşsiz bir fedakarlıkta bulunmuş ve kursağındaki besini yemeyerek yavrusu için saklamıştır. Tam bu dönemde dişiler açık denizden kıyıya dönerler. Onlar da bu 4 ay boyunca boş durmamış, sürekli avlanarak yumurtadan çıkacak yavruları için kursaklarında besin depolamışlardır. Dişiler gelir gelmez 4 aydır aç bekleyen erkek penguenler avlanmak için denize koşarlar. Erkek penguen karnını doyurur doyurmaz yuvasına döner ve anne penguenle birlikte yavrusunu beslemeye devam eder. Kısa bir süre sonra yavru penguenler gielişir ve fedakar babalarıyla birlikte gezintiye çıkabilecek boya ulaşırlar. Baba penguen yavrusu için 4 ay boyunca hiçbir şey yemez. Yumurtayı bir an olsun yere bırakmadan kesintisiz ayakta bekler. Ortada benzersiz bir fedakarlık örneği bulunmaktadır. Ve bu fedakarlık örneğini gösterenler birer hayvandır. İnsanlar arasında sıkıntılarla karşılaştıklarında çocuklarını terk eden, vicdansız karakterde bireylere rastlanırken ve birçok çocuk sokaklarda yaşamaya mahkum edilmişken, penguenler yeryüzündeki en zor şartlar altında dahi yavrularını terk etmezler.
Evrim teorisini savunan ve yaratılışı inkar edenler, bir hayvanın yalnızca kendi çıkarını düşündüğünü savunurlar. Bu durumda bir penguenin 4 ay boyunca açlığa ve soğuğa karşı savaşmasını hiçbir şekilde açıklayamazlar.
Peki bu canlılara böylesine büyük bir fedakarlığı ilham eden kimdir? Bu sorunun yine tek bir cevabı vardır. Yavruları için yaptıkları benzersiz fedakarlıkları da onlara Allah ilham etmektedir. Allah bir Kuran ayetinde canlılar üzerindeki hakimiyetini şöyle bildirmiştir:
''Onun alnından yakalayıp denetlemediği hiçbir canlı yoktur. Muhakkak benim Rabbim dosdoğru bir yol üzerinedir.'' (Hud Suresi, 58)
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500