PKK, ABD ve Batı'nın Bölgede Güveneceği bir Yapı Değil, Dünyayı Kana Bulayacak Komünist Bir Terör Örgütüdür
Son dönemlerin sıkça duyulan propaganda cümlelerinden biri de; “PKK, Batı'nın bölgede güvenebileceği tek demokratik, laik yapılanmadır” safsatasıdır.
PKK, demokratik olmak bir yana, en küçük bir eleştiriye dahi öldürerek cevap veren, despot, Stalinist, baskıcı bir yapıdır. PKK'nın laik olduğu iddiası da, batılı halkların PKK'ya sempati duymasını sağlamak için seçilen özel bir üsluptur. Böylece batıya, Orta Doğu'daki aşırı, radikal İslami örgütlere karşı “size benzeyen bir tek biz varız” mesajı verilmektedir. Oysa PKK laik değildir, din düşmanıdır.
Sadece İslam'a değil, Hristiyanlığa ve Museviliğe de karşıdır. Laiklik, halklara ibadet ve inanç özgürlüğü sağlar ve en güzel, en doğru hali Kuran'da tarif edilmiştir. Kuran'a göre her insan dilediği gibi dinini yaşamakta özgürdür. PKK'nın öngördüğü sistemde ise her insan Marksist, Leninist, Stalinist dogmalara göre yaşamak zorundadır. PKK'nın olduğu yerde başka hiçbir düşünce ve görüşün varlık hakkı yoktur. Tıpkı Kuzey Kore'de, Çin'de, Sovyetler Birliği'nde olduğu gibi.
Öcalan: “Lenin, 1900'de neyse ben de 21. Yüzyıl sosyalizmini temsil ediyorum. Real sosyalizmle savaşarak, emperyalizmle savaşarak yeni sosyalizmi inşa ediyorum” diyen bir insandır.
Örgütü PKK için belirlediği yoluysa şöyle anlatır: “Marxist-Leninist teori çok iyi özümsenmelidir. Önder kadrolar sık sık Marksizm’e müracaat etmeli, Marksizm’in uygulanmasını başlangıç şekli yapmak için bu öğretiyi gerçekten özümsemeliler..”
Bazı yorumcular ise PKK'nın artık Marksist, Leninist, Stalinist ideolojiyi terk ettiğini sanmaktadır. Oysa bir adım ileri iki adım geri, Lenin'in takipçilerine öğrettiği en önemli taktiklerden biridir ve PKK da şu anda bu taktiği uygulamaktadır.
Öcalan, PKK'nın 13. Kuruluş yıldönümü mesajında şunları söyler: “Sosyalizm yıkıldı, komünizm yıkıldı diyenlere en iyi cevap olarak tam tersine komünizmin en güçlüsü, en doğrusu, en yücesi PKK'da gerçekleşmiştir diyoruz.”
Dağa çıkan her genç, silah kullanmayı öğrenmeden önce aylarca süren Marxist-Leninist ideolojik eğitimden geçirilir. Bu eğitimin izi örgüt mensuplarının kullandığı dilde ve anlattıkları dünya modelinde açıkça görülmektedir. Uyguladıkları şiddet de Marxist-Leninist ideolojik eğitimin neticesidir.
VTR- (PKK Militanı) “Kitap tabii sürekli bizim şeyimiz var hani daha derin ideolojiyi anlamak, önderliği anlamak, dünyayı anlamak, uygarlığı, tarihi anlamak. Bunun üzerinden sürekli bir şeyimiz var yani var olan bildiğimiz şeyler bize yetmez. Öyle sıradan romanlar okumuyoruz tabii ki yani. En öncelikle ben kendim söyleyeyim. Hani önderliğin kitapları mutlaka her gerillanın çantasında bir önderliğin çözümlemesi ya da savunmalar mutlaka bir şey vardır.”
İşte bazen PKK şu anda menfaatçi bir tutum izlemekte ve umduğu desteği alabilmek için kendisini batıya sempatik göstermeye çalışmaktadır. Batıda bazı kesimler de kendi menfaatleri için PKK'yı kullanılabilir bir araç olarak değerlendirmektedir. Ancak komünist bir grubu araç olarak kullanmak amacıyla güçlendirmenin nelere mal olabileceği iyi hesap edilmelidir. İdeolojisi ve inancı her ne olursa olsun şiddeti savunan bir grubun eline silah vermek, o silahın bir gün silahı verenlere de yönelmesine zemin hazırlamaktır.
PKK'nın elindeki silahlar bölgede komünist bir Kürt devleti kurulmasına, bu devletin de aşama aşama tüm bölgeyi yutmasına sebep olacaktır. Bir yanda Asya'da Kuzey Kore'yi etkisiz hale getirmeye çalışırken diğer yanda dünyanın en hassas bölgesi olan Orta Doğu'ya yeni bir Kuzey Kore inşa etmenin bedeli çok ağır olacaktır. Batı'nın PKK propagandasında sıkça kullanılan, ekolojik, demokratik, kadına değer veren gibi kavramlara aldanmaması gerekir.
Kuzey Kore'nin halk cumhuriyeti olduğu iddiası gerçeklerden ne kadar kopuksa PKK'nın demokratik olduğu iddiası aynı derece anlamsızdır. Batı, PKK'nın süslü sözlerine değil, uygulamasına bakmalıdır. Uygulamaya bakıldığındaysa, farklı hiçbir düşüncenin ifade edilmesine izin verilmediği, 17 yaşında gençlerin başı taşla ezilerek acımasızca katledildiği, protesto yapanların üzerine ateş açıldığı, içinde hamile kadın ve çocukların olduğu evlerin ateşe verildiği, örgüt içinde en küçük eleştirinin dahi ölümle cezalandırıldığı bağnaz ve despot bir sistem görülecektir.
Orta Doğu için bir model aranıyorsa en ideal model 90 yıllık istikrarlı yapısıyla, vicdanıyla, Avrupa Birliği yolundaki gösterdiği gayretle Türkiye'dir. On binlerce genç insanı ölüme gönderen PKK değildir.
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500