Şeyh Ahmet Yasin Hazretleri; Şeyh Seyyid Abdulhakim El Hüseyni Gavs-ı Kasrevi Hazretleri'nin cemaatine: ''BİZE CAMİDEN DEĞİL DIŞARIDAN İNSAN GETİRİN.'' Dediğini ifade ediyor

 

SUNUCU: Günümüzde İslam'ı tebliğ kimlere yönelik olmalı, nasıl yapılmalı?

 

ŞEYH AHMET YASİN HAZRETLERİ: Bismillahirrahmanirrahim. Allah razı olsun, çok güzel bir şey. Bunu Şeyh Nazım Kıbrıs'ın Hazretleri’nin hayatında gördüğümüz gibi Muhammed Raşid Hazretleri’nin babası olan Şeyh Seyyid Abdülhakim Hüseyn'nin, Gavs-ı Kasrevi denen o mübarek zatın lisanıyla size cevap vereyim.

Mübarek her zaman söylermiş. Muhammed Raşid Hazretleri de bize bunu nakletti. “Bize camiden adam getirmeyin. Bize dışarıdan adam getirin.” Yani dışarıdan derken şimdi şu kelimeleri belki tam telaffuz etmek istemiyorum. Yani o derece dışarıdan ki hiç haberi olmayan düğün salonlarından diyeyim kibarcası. Oralardan insan getirin. “Efendim niye böyle söylüyorsunuz?” dediklerinde: “Herkesin kendine has bir manevi hastalığı var” buyuruyordu. “Çocukluğundan beri caminin ve cemaatin içerisinde olan insana laf anlatmak çok zor olur” buyuruyormuş. “Çünkü o kendisinin günahsız olduğunu, nasıl olsa cennete gideceğine inanır. Halbuki dışarıdan, kötü yoldan gelen şahıslar ise, günahına devamlı ağlayanlar ve Allah'ın rahmetine nail olan şahıslar olduğu için, onların her birisi bir şehre bedel insanlar olur” buyuruyordu. “Vali nasıl bir şehri idare ediyorsa oralardan gelmiş olan insanlar bu himmeti buldukları zaman, bu bereketi gördükleri zaman şehirleri, beldeleri, belki devletleri idare eder” diye mübarek söylüyormuş. Biz buna şahidiz.

Bizzat Gavs Hazretleri’nin ağzından bu sözleri duyup bize nakleden en az on beş tane büyüğümüzü sayabilirim ki içlerinde en önemlisi de Muhammed Gavs Hazretleri’dir. Onun için acayip olan zatın hizmetçileri de acayip olur. Cenab-ı Allah'ın cilve-i Rabbanisi çok farklıdır. O cilve-i Rabbaniyeye binaen gelecek olan acayip zatın her hali acayiptir. Akıllar ermeyecek denmesindeki mana budur. Askerleri ve hizmetçileri de böyle acayip insanlardır.

Acıdır. Yine hadislere dayanır. Çok alim ve ulema onun askerlerini ve talebelerini tenkit eder. Çünkü o zanneder ki kendi yetiştirdiği mektepten, medreseden gelen, Arapçası iyi olan, fıkıh hükümlerini bilen şahıslar asker olacak zanneder, komutan olacak zanneder. Halbuki bu iş gönül işidir. Onlar teslim olmuş olan insanlardır. Burası çok önemli. Cemaatlerin en çok arlandığı yer oradadır.

Onlar insan yetiştirsinler, iman sahibi salih insanları yetiştirsinler. Ama komutan yetiştirdik demesinler. Komutan olacak olan insanlar teslim olan insanlardır. Malını, canını, her şeyini veren insanlardır. Birilerinin yardımlarıyla yetişen, büyüyen insanlar değildir. Bakın bu da çok önemli.

Ashab-ı Kehf’e bakarsanız her birisi zengin çocuklarıydı. Her birisi asrın, bulunduğu devrin en modern, en yakışıklı gençleri ve delikanlılarıydı. Allah'a inandıklarını söylediler ve Kral Dakyanus’a karşı konuştular. Cenab-ı Allah onları 300 sene sakladı. Ondan sonra da bize Kuran-ı Kerim'de onların halini zikretti. Ne için? Acaba acayip olacak olan o Mehdi (as)'ın askerleri de böyle olacakları için mi?

 

SUNUCU: Şeytandan Allah’a sığınırım: “Onların kalplerini rapt ettik” diyor. Ehli Kehf için, ne demek Hocam?

 

ŞEYH AHMET YASİN HAZRETLERİ: Efendimiz (sav) onların kalplerini rapt eder, o nasipkar olanları onları teker teker toplar. O kullar Mehdi (as)'a asker olacak olan şahıslardır. Onların nerelerden geldiğini bir anlatsalar şaşar kalırsın. Evvelki hayatlarında ne dinle ne imanla alakaları yoktur. Hiçbir şey duymamıştır çoğusu. Tövbe etmiştir. Muhyiddin İbn-i Arabi Hazretleri'nin hali de öyledir. O ayeti kerime Mehdi (as)'ın askerleri için geçerlidir. Hem de birebirdir. O sırları yaşayacaksın.

Bütün deliller ortada. Vakit tamam. İşte o masumlar, zulme uğrayanlar, bayrama yetişecek olan askerlerdir. İnşaAllah bizler o bayramı göreceğiz. Hep beraber göreceğiz. O günün keyfi, o gün iki rekat namaz kıldığımız zaman hiçbir açlığın kalmamış, hiçbir kıskançlığın, hiçbir sıkıntın yok. Mehdi (as) zuhur etmiş, İttihad-ı İnsan İttihad-ı İslam olmuş, şükrederek Allahu Ekber diyorsun.

 

SUNUCU: Sayın Hocam, bu söylediğinizi teyit eder manada Sayın Adnan Hocamız da biat anında çok mahşerî bir kalabalık olacak ve insanlar kendilerinden geçecekler. Bayılanlar, sevinçten ağlayanlar, cezbe hâlleri olacak demişti.

 

ŞEYH AHMET YASİN HAZRETLERİ: İnsanlar kendilerinden geçecekler. Yani insanın en sevinçli anı ne zaman olur? Yani cennetle müjdelenmişsin, bitmiş her şeyin, hesabın yok, hiçbir şeyin yok, hadi gir cennetime dendiğinde nasıl sevinirsin? Belki öyle bir sevinç yaşayacaksın. Bu bizim umut ışığımız. Yaşam enerjimiz.

Çok ciddi sıkıntılar çektim. Rahatsız oldum. Hala o rahatsızlıklar var. İnanıyor musunuz bir başkasında olsa, on kişi de belki yüz kişi de olsa, hala şu anda bile bu ağrılar içerisinde hastanelerde olur, inanıyor musunuz? Yerinden kalkmaz. Aşktan, muhabbetten ki gözüm hiçbir şey görmüyor. Görmüyor. Öyle kutlu güne hazırım, onu bekliyorum. O gün geldiğinde, o kutlu günü gördüğünüzde yaşayacağınız hayat bambaşka olacak. Bambaşka olacak. Elhamdülillah. Emin olun, bak size o kadar açık bir çek veriyorum bugünün lisanıyla, hiçbirisi demesin Ahmet Hocam himmet et, dua et diye. Gelmezse yarın ahirette dava etsinler. Bu kadar açık söylüyorum.


 

 

A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500