Adnan Oktar'ın 1 Kasım 2017 tarihli A9 TV röportajından
Şizofren insanları nasıl anlarız?
İZLEYİCİ SORUSU: Merhaba, benim adım Damla. Sorum; şizofren insanları nasıl anlarız?
ADNAN OKTAR: Damla'nın güzelliğine ne diyorsun? Çok güzel. Damla film artisti gibisin, çok güzelsin canımın içi. Allah güzelliğini kat katartsın. Bir de tarzın çok şahane olmuş. Saçın da çok güzel, kıyafetin de güzel. Yüzün zaten süper güzel. Allah seni cennet kızı yapsın. Cennette de seni bana dost etsin.
Bir daha dinleyeyim seni.
-Merhaba, benim adım Damla. Sorum şizofren insanları nasıl anlarız?
ADNAN OKTAR: Şizofren, -Allah vermesin- tabii çok ciddi bir hastalık. Canımın içi şizofrenin gözünden belli oluyor. Yazık o canlarımda boşluğa bakıyorlar. Çok gariptir bakışları. Derinlere doğru ve bomboş. Çok şaşırtıcıdır Allah'ın mucizesi bu. Ruhları olmadığı için gözü mikadan gibi. Böyle boşluğa açılır gözü, çok gariptir. Konuşmada seri cevap vermezler. Geç intikal vardır şizofrenide. Şahsa bir şey söylediğinde sinir iletisi normal insan gibi değildir geç iletilir. Onun için mesela, nasılsın dediğinde çok geç cevap verir. Ama genellikle de cevap alakasız olur. Nasılsın dediğinde mesela ben bahçede geziyorum der. Alakası yoktur cevapların bağlantı kuramasın. Ama daha ağır vakalarda tabii daha vahim oluyor ama hafif tedavi edilmiş vakalarda fark etmek çok güçtür. Fark edilmesi çok güç oluyor. Birçok şizofren oluyor toplumda fark edemiyorlar. Ama özenle, dikkatli bir bakışta anlaşılır. Bir doktor da anlar, bilgili bir insan da anlayabilir. Diğer insanlardan farklıdır, oturması, konuşması, cevap şekilleri, ses tonu, ilgi alaka şekilleri. Genellikle içine kapalıdır. Şizoid bünye denir. Asosyaldir, yalnız kalmak ister genellikle. Kalabalıktan hoşlanmaz. Verdiği cevapların geç olmasından daha çok anlayabilirsiniz belki. Onlar bir başka boyutta yaşıyorlar, bizim bildiğimiz insan boyutunda değil, ölüdürler onlar. Boyut olarak da, işte tıpta öyle açıklanıyor, bir daire içinde düşünürsek onları, insanlık onların üzerindeki bir daire oluyor. Onlar o dairenin kenarlarına kadar geliyorlar ama o daireyi aşıp geçemiyorlar. Öbür insan boyutuna geçemiyorlar. O boyutun içinde hareket edebiliyorlar. Ama merkeze doğru giderse cinayet işler yahut kendini öldürür. O çok tehlikeli, o tarz konuşmalar yaptığında mutlaka hastaneye kaldırmak lazım. Ki zaten müşahede altında tutulması gerekiyor. Ama işte ona sesler geldiğini, görüntü gördüğünü falan söylemeye başlarsa özellikle emir aldığını falan çok çok tehlikeli olabilir. Çünkü genellikle ölüm emri alıyorlar. Şeytan öyle bir söz söylüyor onlara. Git diyor mesela babanı öldür diyor şeytan. Onu hemen gidip yapıyor, gidip öldürüyor. Bana öyle dediler diyor. Ben de gittim öldürdüm diyor. Onun için çok özenli olmak lazım.
Kişisel temizliğine dikkat etmez bir de şizofren pistir, bakımsız olur. Oradan da anlayabilirsiniz. Tırnakları, eli-yüzü, özen göstertmez kendisine. Dağılmış bir insandır. Çok bitaptır, yaşamla bağlantısı kesilmiştir. Oradan da anlayabilirsiniz. Ama çok çok tehlikeli dene şizofren hastası olan ailelere Allah yardım etsin. Çok tetikte ve çok dikkatli olmak lazım. Kesici bir alet falan bırakmamak lazım ortada. Odası mümkünse kapalı tutmak lazım. Uyurken halk, bir kişinin ayakta durması faydalı olabilir. Gözlemlenmesi lazım. Yani özetle zor bir imtihandır. Allah yardımcılar olsun ailelerine.