Sayın Adnan Oktar'ın 29 Ocak 2018 tarihli A9 TV röportajından
Sayın Adnan Oktar'ın 29 Ocak 2018 tarihli A9 TV röportajından
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
18:17 Videolar
01:56 Videolar
01:18 Videolar
02:14 Videolar
00:33 Videolar
01:39 Videolar
01:44 Videolar
00:56 Videolar
00:40 Videolar
01:16 Videolar
00:57 Videolar
01:10 Videolar
01:18 Videolar
01:46 Videolar
01:13 Videolar
01:20 Videolar
01:04 Videolar
01:26 Videolar
07:23 Videolar
01:09 Videolar
01:17 Videolar
00:53 Videolar
01:28 Videolar
00:49 Videolar
01:28 Videolar
Bu videoda aşırı şüpheciliğin arka planı, tevekkül eksikliği ve Allah'a olan güvenin zayıflığı ekseninde ele alınmaktadır. Takip edilme veya zehirlenme gibi yersiz kuruntuların kişinin hayatını nasıl zehirlediği ve bu durumun sosyal ilişkilere yansıması incelenerek, çözüm olarak tevekküllü bir bakış açısı önerilmektedir.
Aşırı şüphecilik, büyük oranda Allah'a olan tevekkülün eksikliği veya zayıflığı ile doğrudan bağlantılıdır. Allah'a tam bir teslimiyetle güvenmeyen kişiler, kendilerini güvensiz hissederek sürekli bir huzursuzluk hali yaşarlar.
Sürekli olarak çevresindeki insanların kendisine karşı bir plan yaptığını düşünen şüpheci bireyler, kimseye güvenemezler. Bu durum sağlıklı arkadaşlıklar kurulmasını imkansız hale getirir ve bireyin çevresiyle olan iletişimini ciddi oranda zedeler.
Tevekkül, insanın her türlü olayda Allah'ın korumasına ve takdirine güvenmesi, O'na teslim olmasıdır. Bu teslimiyet, kişiyi her an bir tehlikeyle karşı karşıya olduğu korkusundan uzaklaştırarak ruhsal bir dinginlik ve ferahlık sağlar.
Bu tür bir ruh hali içinde olan bireyleri kendi hallerine bırakmak yerine, onlarla konuşmak ve durumu izah etmek gerekir. Kişiye tevekkülün önemi anlatılarak bakış açısını değiştirmesi konusunda teşvik edilmesi ve yalnız bırakılmaması doğru bir yaklaşımdır.
Bu videoda aşırı şüpheciliğin arka planı, tevekkül eksikliği ve Allah'a olan güvenin zayıflığı ekseninde ele alınmaktadır. Takip edilme veya zehirlenme gibi yersiz kuruntuların kişinin hayatını nasıl zehirlediği ve bu durumun sosyal ilişkilere yansıması incelenerek, çözüm olarak tevekküllü bir bakış açısı önerilmektedir.
Aşırı şüphecilik, büyük oranda Allah'a olan tevekkülün eksikliği veya zayıflığı ile doğrudan bağlantılıdır. Allah'a tam bir teslimiyetle güvenmeyen kişiler, kendilerini güvensiz hissederek sürekli bir huzursuzluk hali yaşarlar.
Sürekli olarak çevresindeki insanların kendisine karşı bir plan yaptığını düşünen şüpheci bireyler, kimseye güvenemezler. Bu durum sağlıklı arkadaşlıklar kurulmasını imkansız hale getirir ve bireyin çevresiyle olan iletişimini ciddi oranda zedeler.
Tevekkül, insanın her türlü olayda Allah'ın korumasına ve takdirine güvenmesi, O'na teslim olmasıdır. Bu teslimiyet, kişiyi her an bir tehlikeyle karşı karşıya olduğu korkusundan uzaklaştırarak ruhsal bir dinginlik ve ferahlık sağlar.
Bu tür bir ruh hali içinde olan bireyleri kendi hallerine bırakmak yerine, onlarla konuşmak ve durumu izah etmek gerekir. Kişiye tevekkülün önemi anlatılarak bakış açısını değiştirmesi konusunda teşvik edilmesi ve yalnız bırakılmaması doğru bir yaklaşımdır.