Kartalların Gözündeki Tasarım
Binlerce metre yüksekte uçan kartallar, bu mesafeden yeryüzünü bütün detaylarıyla tarayacak gözlere sahiptir. Kartal gözü 300 derecelik geniş bir açıyla çevresini görür, bu sırada istediği görüntüyü de 6 ila 8 misli oranında büyütebilir. 4500 metre yüksekte uçarken 30 bin hektarlık bir alanı gözleriyle tarayabilir. 1500 metreden yer üzerindeki en küçük hareketi, en küçük renk farkını dahi algılayarak avını tespit eder. Bu keskin görüşü sağlayan kartalın retinasındaki ışığa duyarlı koni hücrelerinin sıklığıdır. Koni hücrelerine ışık geldiğinde ışıkla reaksiyona girerler ve gelen bilgiyi beyne aktarırlar.
İnsan gözündeki koni hücreleri ise kartalınkine göre daha seyrektir. Aradaki bu fark kartalın keskin görüş gücünü oluşturur. Bu sayede kartallar avlarını çok net algılarlar. Kartalın görüş keskinliğini avını bulabilecek şekilde belirleyen elbette kartalın kendisi değildir. Açıktır ki bu detaylı sistemi tasarlayan alemlerin Rabbi olan Yüce Allah'tır. Allah, kendi varlığının delillerini canlılarda görebileceğimizi bir Kuran ayetinde şöyle bildirir:
“Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler vardır.” (Nahl Suresi, 66)
Sonuç
Bu film boyunca Allah'ın sonsuz delillerinden sadece az bir kısmını inceledik ve gördük ki Allah çevremizdeki ve bedenimizdeki her detayda varlığının kesin delillerini bize bildirir. Bu büyük gerçeği düşünmek ve hatırlamak Allah'ın yarattığı her insan için bir sorumluluktur. Allah bir ayette şöyle bildirir:
“Allah yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir bunların arasında durmadan iner. Sizin gerçekten Allah'ın her şeye güç getirdiğini ve gerçekten Allah'ın ilmiyle her şeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için.” (Talak Suresi, 12)
Allah'ın size verdiklerini bir düşünün. Hayatınızı sürdürebilmeniz için özel olarak yaratılmış tüm detaylarıyla ince ince planlanmış bir dünyada yaşıyorsunuz. Dünyaya gelmek için ve bu düzeni sağlamak için hiçbir şey yapmadınız. Sizin bu konuda hiçbir katkınız olmadı. Sadece bir gün gözünüzü açtınız ve kendinizi sayısız nimet içerisinde buldunuz. Görebiliyorsunuz, duyabiliyorsunuz, hissedebiliyorsunuz. Tüm bunların tek nedeni Allah'ın sizi yaratmayı dilemiş olmasıdır. Buna karşılık Allah'ın bizden istediği ise ona şükredici olmamızdır. Bir Kuran ayetinde şöyle buyrulur:
“Allah sizi annelerinizin karnından hiçbir şey bilmezken çıkardı ve umulur ki şükredersiniz diye işitme, görme ve gönüller verdi.” (Nahl Suresi, 78)