CC Altyazılar Kapalı Türkçe (otomatik olarak oluşturuldu) Sevgi Sözcükleri Sevgi sözcükleri zalimin beynini ilmen parçalar, müminin kalbine de ferahlık verir.
Teninizin Altındaki Haberciler Bir çocuğun elini tuttuğunuz anı düşünün… Siz daha: “Ne kadar sıcak bir el…” demeden önce; derinizdeki binlerce algılayıcı harekete geçmiştir. Sıcaklık ölçülür… Basınç hesaplanır… Temasın şekli belirlenir… Sinir hücreleri bu bilgileri elektrik sinyallerine dönüştürür. Bu sinyaller omuriliğe ulaşır… Oradan beynin ilgili merkezlerine gönderilir… Beyin ise milyonlarca bilgiyi birbirine karıştırmadan birleştirir. Ve sonunda siz sadece tek bir şey hissedersiniz: “Bu dokunuş çok güzel…” Ama o tek cümlenin arkasında; saniyenin çok küçük bir bölümünde gerçekleşen, milyonlarca hücrenin, binlerce sinir bağlantısının, kusursuz bir uyum içinde çalışması vardır.
Canlılığı Tesadüfler Yaratmadı Canlılığı Tesadüfler Değil Her Şeyi Yaratan Yüce Rabbimiz yarattı.
CC Altyazılar Kapalı Türkçe (otomatik olarak oluşturuldu) Çöl Tilkisi Çöl tilkisinin dev kulakları yalnızca duymak için değildir. Fazla vücut ısısını dışarı atarak doğal bir soğutma sistemi gibi çalışır ve onu çölün kavurucu sıcağında hayatta tutar. Bu hayranlık uyandıran tasarım, sonsuz ilim ve rahmet sahibi Yüce Allah'ın her canlıyı yaşayacağı ortama en mükemmel özelliklerle yarattığının apaçık bir delilidir.
CC Altyazılar Kapalı Türkçe (otomatik olarak oluşturuldu) Küba Salyangozundaki Eşsiz Desen Küba salyangozu çok yavaş hareket eder; kaçamaz, saklanamaz. Oysa doğada hız, hayatta kalmanın en temel yoludur. Peki bu kadar savunmasız görünen bir canlı nasıl korunuyor? Cevap, kabuğundaki eşsiz desende. Sarıdan pembeye uzanan bu renkler bir sanat eseri gibi. Üstelik hiçbir salyangozun deseni birbirine benzemiyor; bu yüzden avcı kuşlar alışkın oldukları şekli bir daha bulamıyor. Bu küçük salyangoz, kendi kabuğunun bu şekilde olması gerektiğini bilemez, hesaplayamaz, akledemez. Onu bu ilhamla donatan, ona bu özelliği veren yalnızca Allah'tır. Tesadüf, böylesine bir sanatı asla ortaya çıkaramaz. Bunu ancak sonsuz ilim ve kudret sahibi olan Allah yaratmıştır.
CC Altyazılar Kapalı Türkçe (otomatik olarak oluşturuldu) Hermit Yengeci Hermit yengeçlerinin kendilerini koruyacak sert kabukları yoktur. Bu nedenle boş deniz salyangozu kabuklarını kendilerine yuva edinirler. Büyüdüklerinde mevcut kabukları dar gelir ve daha büyük bir kabuk aramaya başlarlar. Uygun olanı bulduklarında eski kabuklarından hızla çıkıp yenisine geçerler. Bu küçük canlının, kendisini korumak için başka bir canlının kabuğunu kullanmayı kendi kendine öğrenmesi mümkün değildir. Bu davranışı ona ilham eden, Hermit yengeçlerini kusursuz özelliklerle yaratan Allah’tır.
CC Altyazılar Kapalı Türkçe (otomatik olarak oluşturuldu) FMF Ağrılarını Tedavi Eden Güz Çiğdemi Sonbahar geldiğinde çoğu bitki solar ve doğadan geri çekilir. Güz çiğdemi ise tam o anda toprağın altından filizlenip yükselir. Bu bitkinin sahip olduğu kolşisin molekülü insan hücresinin iç iskeletini oluşturan mikrotübül sistemini etkileyerek iltihabı baskılar. Yani toprağın altında sessizce büyüyen bir bitki, insan bedeninin en derin katmanlarındaki bir sisteme tam isabetle müdahale edebilir. Bu muazzam uyum tesadüfle açıklanamaz; çünkü tesadüf hedef belirleyemez, bilgi üretemez ve iki ayrı sistemi birbirine bu denli hassas bir biçimde bağlayamaz. FMF olarak bilinen Ailevi Akdeniz Ateşi gibi ağır ve kronik hastalıklarda kolşisin; atakları baskılar, böbrekleri korur ve yaşam kalitesini yükseltir. Ayrıca bu maddenin gut, kalp zarı iltihabı ve daha pek çok alanda etkin olduğu keşfedildi İnsan bedeninin ihtiyacı ile bu güzel çiçek arasındaki o nefes kesici uyumu fark ettiniz mi? Toprağa gizlenmiş şifayı ve arkasındaki kusursuz planı fark ettiniz mi? Allah Şafi ismiyle güz çiğdeminde tecelli ederek bize rahmet gücünü gösteriyor. Şifa Allah'tandır, düzen Allah'tandır. Ve bu gerçek, toprağın altındaki küçücük bir bitkide bile kendini açıkça gösteriyor... Yeter ki bakalım.. yeter ki görelim... "Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki, üzerinden geçerler de ona sırtlarını dönüp giderler. Onların çoğu Allah'a iman etmezler de ancak şirk katıp dururlar." (Yusuf Suresi, 105-106)
CC Altyazılar Kapalı Türkçe (otomatik olarak oluşturuldu) Balarısı Mucizesi Belgeseli 25 Temmuz'da Saat 20.00 de Yayında Bir arı, sadece bir kaç mg ağırlığında... Ama güneşin hareketini hesaplıyor, bulutların ardındaki yönü buluyor ve kilometrelerce uzaklıktaki bir çiçeğin hafızasını kaydediyor, sonra karanlık kovana dönüyor. Tek bir kelime söylemeden, yaptığı dansla yönü, mesafeyi ve zamanı diğer arılara anlatıyor. Peteklerini en az malzemeyle, en yüksek dayanıklılığı sağlayan kusursuz açılarla inşa ediyor. Küçücük bir canlıda görülen büyük yaratılış mucizesi. Balarısı Mucizesi 25 Temmuz Saat :20.00 de Yayında
CC Altyazılar Kapalı Türkçe (otomatik olarak oluşturuldu) Denizdeki Tuz, Denizde Beslenen Canlıları Neden Etkilemiyor? Dünya… yüzeyinin yaklaşık yüzde yetmişi suyla kaplı. Fakat bu devasa su kütlesinin neredeyse tamamı tuzlu. Ve insanlık, giderek büyüyen bir krizle karşı karşıya: temiz içme suyu ihtiyacı... Peki insanlık, okyanusların sonsuz gibi görünen su kaynağını içme suyuna dönüştürebilir mi? Bugün bu işlem, buharlaştırma ve ters ozmoz gibi yöntemlerle gerçekleştirilebiliyor. Ancak yüksek enerji tüketimi, kimyasal kullanımı ve çevresel etkiler bu teknolojiyi tartışmalı hale getiriyor. Filtreleme sırasında birçok deniz canlısı zarar görebiliyor. Ortaya çıkan yoğun tuzlu atık ise ekosistemler için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Fakat dikkat çekici bir gerçek var: Doğada bunun çözümü en başından beri yaratılmıştır. Bazı kuşlar fazla tuzu burunlarındaki özel bezlerle dışarı atar. Deniz kaplumbağaları gözyaşıyla tuz atar. Bazı memeliler ise yoğun tuz içeren idrar üretebilir. Mangrov ağaçları da adeta doğal bir arıtma tesisi gibi çalışır. Bazı türler tuzu köklerinde filtrelerken, bazıları yapraklarından kristal olarak dışarı atar. Bilim insanları bugün bu mekanizmalardan ilham alarak, doğadaki protein kanallarını taklit eden biyomimetik arıtma teknolojileri geliştiriyor. Görüldüğü gibi canlılardaki özellikler çok geniş bir alanda insanlara fayda sağlamaktadır. Allah Kuran’daki bir ayette hayvanlardaki faydalara şöyle dikkat çeker: “Gerçekten hayvanlarda da sizin için bir ders vardır… ve onlarda sizin için daha birçok yararlar var.” Müminun Suresi, 21
CC Altyazılar Kapalı Türkçe (otomatik olarak oluşturuldu) Tartigrad Böceği Dünyanın en dayanıklı canlılarından biri olan tardigrad, yani su ayısı, mikroskop altında küçük bir ayıya benzer. Boyu sadece 0,1 ile 1 milimetre arasında değişir. Ama bu minicik canlı; dondurucu soğuğa, yüksek ısıya, susuzluğa, açlığa ve hatta uzayın zorlu şartlarına dayanabilir. Kalbi ve akciğerleri yoktur; ama beyni, gözleri ve sindirim sistemi vardır. Kuraklıkta büzülür, vücudundaki suyu azaltır ve adeta yaşamını askıya alır. Uygun ortam bulduğunda ise yeniden canlanır. Bu küçücük canlının sahip olduğu üstün dayanıklılık, Allah’ın yaratışındaki kusursuz ilmin apaçık delillerindendir. Her canlıya ihtiyacı olan özellikleri veren, onları en ince ayrıntısına kadar kusursuzca yaratan Yüce Rabbimiz’dir.
CC Altyazılar Kapalı Türkçe (otomatik olarak oluşturuldu) Jacana (Nilüfer Kuşu) Jakana kuşlarında yuvayı kurup yumurtaya yatan ve yavrulara bakan genellikle babadır; dişi bu görevi ona bırakır. Yağmur bastırdığında baba kuş, minik yavrularını hemen kanatlarının altına alır, onları soğuktan ve ıslanmaktan korur. Bir kuşa böyle bir şefkati, böyle bir fedakârlığı kim öğretti? Şüphesiz bu, her canlıya merhametini ilham eden Allah'ın sonsuz rahmetinin bir delilidir.
CC Altyazılar Kapalı Türkçe (otomatik olarak oluşturuldu) Bal Porsuğu BAL PORSUĞU Aslan bile onu kolay kolay yakalayamaz. Kobralar bile zehriyle durduramaz. Bu canlı dev bir hayvan değil… Sadece sevimli bir bal porsuğu. Ama Allah onu, olağanüstü savunma sistemleriyle yaratmıştır. Derisi öylesine gevşek ve esnektir ki, bir avcı onu yakalasa bile bal porsuğu derisinin içinde dönebilir, kıvrılabilir ve aniden karşı saldırıya geçebilir. Üstelik kobra zehrine karşı da özel bir dirence sahiptir. Zehir, hücrelerine beklenen şekilde bağlanamaz. Isırıldığında kısa süre baygınlık geçirir; sonra yeniden ayağa kalkar. Bir başka şaşırtıcı özelliği ise bal rehberi kuşuyla kurduğu iş birliğidir. Kuş kovanı bulur, bal porsuğunu çağırır; porsuk kovanı parçalar, ikisi birlikte bal ziyafeti çeker. Hatta bal porsuğu, geri geri hızlıca koşarak hem kaçar hem de saldırıya hazır kalabilir. Bu küçük canlıdaki üstün akıl, kusursuz savunma sistemleri ve hayranlık uyandıran davranışlar, Yüce Allah’ın yaratma sanatının delillerindendir.
CC Altyazılar Kapalı Türkçe (otomatik olarak oluşturuldu) Deniz Samuru Deniz samurları, soğuk denizlerde yaşayabilmeleri için özel sistemlerle yaratılmıştır. Birleşik parmakları palet gibi çalışarak suda rahat hareket etmelerini sağlar. Çok yoğun kürkleri ise havayı hapsedip vücut ısılarını korur. Bu kadar uyumlu ve kusursuz yapıların kör tesadüflerle açıklanması asla mümkün değildir ; deniz samurları Allah’ın üstün yaratma sanatının açık delillerindendir.
CC Altyazılar Kapalı Türkçe (otomatik olarak oluşturuldu) Bir Sineği Neden Yakalayamazsınız? Elinizi yavaşça bir sineğe doğru uzatırsınız… Size göre bu hareket ağırdır. Kontrollüdür. Neredeyse fark edilmeyecek kadar yavaştır. Ama bir anda… Sinek yoktur. Çünkü sinek, dünyayı bizim gördüğümüz gibi görmez. Onun bileşik gözleri, binlerce küçük mercekle yalnızca görüntü almaz; yaklaşan tehlikenin hızını, yönünü ve büyümesini de algılar. Yaklaşan el, sineğin gözünde sıradan bir hareket değildir. Hızla büyüyen bir tehlike desenidir. Bu bilgi, milisaniyeler içinde özel sinir hücrelerine aktarılır. Ardından “giant fiber” adı verilen kaçış devresi devreye girer. Sinek sadece tehlikeyi fark etmez… Tehlikenin nereden geldiğini de hesaplar. Ve tam ters yöne doğru havalanır. Bacaklar itiş yapar. Kanatlar anında çalışır. Her şey birkaç milisaniye içinde gerçekleşir. Bir milisaniyelik hata bile ölümle sonuçlanabilir. Peki böyle hassas bir sistem tesadüfen ortaya çıkabilir mi? Kör tesadüfler, yaklaşan tehlikeyi algılayan nöronlar tasarlayabilir mi? Elbette hayır. Küçücük bir sineğin içinde işleyen bu mükemmel sistem, üstün bir ilmin ve kusursuz yaratılışın delilidir. Bir sineği yakalayamamak, aslında çok büyük bir gerçeği görmektir: Tüm canlıları kusursuzca yaratan ve onları her an yaratmaya devam eden Yüce Rabbimiz Allah’tır. Ey insanlar, (size) bir örnek verildi; şimdi onu dinleyin. Sizin, Allah'ın dışında tapmakta olduklarınız -hepsi bunun için bir araya gelseler dahi gerçekten bir sinek bile yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapacak olsa, bunu da ondan geri alamazlar. İsteyen de güçsüz, istenen de. Hac Suresi, 73 Bir sineği dahi yaratamayan ve ondan bir şeyi geri alamayan aciz varlıkların yanında, her şeyi kusursuz ölçüyle yaratan Allah’ın ilmi apaçık ortadadır.