Bir ayette şöyle bildirilmektedir: Allah (ortak koşanlar için) bir örnek verdi: Kendisi hakkında uyumsuz
Hadramilerin başkenti Sabwah yakınlarında erken döneme ait bazı tapınaklardaki yazıtlarda, bu bölgede
Evrim teorisi, bir köpüklü ağustos böceğinin sahip olduğu tek bir DNAyı bile açıklayamaz.
Evrim teorisinin iddialarını yerle bir eden belki de en büyük gerçek fosil kayıtlarıdır.
baktığımızda, canlıların bugün nasıllarsa yüz milyonlarca yıl önce de aynı olduklarını, yani hiçbir evrim
Ve sadece bu birkaç örnek bile, evrim teorisinin bilim tarihinin en büyük sahtekarlığı ve aldatmacası
“Eğer müşriklerden biri senden eman isterse ona eman ver.
:
''İyilik, evlere arkalarından gelmeniz değildir.
Evlere kapılarından girin. Allah'tan sakının. Umulur ki kurtuluşa erersiniz.”
Şöyle ki, orada evrenin ilk ortaya çıktığı anda oldukça sıcak ve yoğun olduğu
Evrenin ilk anlarını açıklığa kavuşturabilecek bir kuantum kütle çekimi teorisine
meydana geldi, evren genişlemeye devam ettikçe de galaksiler, yıldızlar ve gezegenler oluştu.
Meryemin iffetini, Rabbimize olan gönülden bağlılığını ve güçlü imanını örnek vermiş ve onu tüm alemlerin
ahlakını ise Allah (cc) Kuranda şöyle bildirmektedir: Allah, iman edenlere de Firavunun karısını örnek verdi
Hani demişti ki: Rabbim bana Kendi Katında, cennette bir ev yap; beni Firavundan ve onun yaptıklarından
Aksi çok acayip, evlerine gidip oturuyor o çocuklar.
Bütün ömürleri evlerinde geçiyor, olur mu öyle şey aslanlara.
Mesela bakarsın eve, badanası-boyası yok, odalar da dar.
Günümüzdeki istiridyelerle aynı olan 23-5 milyon yaşındaki istiridyeler, evrim teorisinin iddialarının
Milyonlarca yıldır aynı olan istiridyeler, evrim geçirmemiş, yaratılmışlardır.
Yabancı basın ise yeni fosilin evrim teorisi ile çelişen yönlerini görmüş olacak ki, bu habere çok fazla
Türkiyedeki evrimci basın ise, konu hakkında pek bilgisi olmayanları evrim teorisinin doğru olduğuna
inandırmak için göz göre göre bu haberi evrim teorisinin delili gibi duyurmakta, fosilin ortaya çıkardığı
Endonezyalı gençlere hitaben hazırlanan Ummi isimli dergi yanda görülen sayısında, Harun Yahya yı ve Darwinizm
Aksi çok acayip, evlerine gidip oturuyor o çocuklar.
Bütün ömürleri evlerinde geçiyor, olur mu öyle şey aslanlara.
Ve genellikle de evlerinde oturuyorlar, niye öyle olsun kardeşim?
Aksi çok acayip, evlerine gidip oturuyor o çocuklar.
Bütün ömürleri evlerinde geçiyor, olur mu öyle şey aslanlara.
Ve genellikle de evlerinde oturuyorlar, niye öyle olsun kardeşim?
Aksi çok acayip, evlerine gidip oturuyor o çocuklar.
Bütün ömürleri evlerinde geçiyor, olur mu öyle şey aslanlara.
Ve genellikle de evlerinde oturuyorlar, niye öyle olsun kardeşim?
Hatta diyor “Darwinizm’e karşıyım” diyor yine Darwinizm’i savunuyor.
Mehdiyet devrinde bu olur. Mehdiyet devrinde hukukla terbiye edilmez insanlar.
Mesela kedi köpek koruyacağım diye insanlara saldırıyor, cam çerçeve kırıyor, kü
Yani evrenin ve canlıların varlığı, çok hassas dengelerle mümkündür.
Bunun sonucunda da evrendeki her atom birbirini itecekti.
Ve bir daha da evrende gözle görülür hiçbir cisim var olmaz.
Yani evrenin ve canlıların varlığı, çok hassas dengelerle mümkündür.
Bunun sonucunda da evrendeki her atom birbirini itecekti.
Ve bir daha da evrende gözle görülür hiçbir cisim var olmaz.
Sadece Darwinist, materyalist eğitimi savunuyorsun Milli Eğitimde.
Gazilere Allah şifa versin.
Abdülhamit Darwinist kitap dağıttı, Atatürk de on binlerce Kuran dağıttı. Abdülhamitin tam zıddı.
yaptırmış, Buhari-i Şerifi tercüme ettirmiş, on binlerce Kuranı Anadoluya dağıttırmış, camiye çıkıp hutbe vermiş
Gittin Samirinin arkasından, yine psikopatlık yaptın, Allah belanı verdi, niye şaşırıyorsun?
Firavun yani deccaliyeti ve kavminin yaptıklarını, yani yaptıkları zulüm, baskı, Darwinist, materyalist
etti, Yakup da: Oğullarım, şüphesiz Allah sizlere bu dini seçti, siz de ancak Müslüman olarak can verin
bölümünde geçen müşrikler hoş görmese bile. ifadesinde Rabbimiz bu hakimiyetin materyalistler, darwinistler
( Evrim Kuramı ve Bağnazlık isimli kitabından) 19. yüzyılda bilim adamları çoğunluk çalışma odalarında
Cemal Yıldırım, Evrim Kuramı ve Bağnazlık, s. 49