Fikret Bilanın yazısında dikkat çeken bazı bölümler şöyledir: Kafkas halkaları tarihte kalmış sorunlar
Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı
Öyleyse halka hesap veren, açık, şeffaf bir yönetim sergilemek durumundayız.
Geçtiğimiz günlerde, Temmuz ayında görev yapacakları Erbil de Müslüman halka karşı nasıl tavır takınacaklarını
Şimdi ateş var, ateş yanıyor, senin de elinde koskoca bir kap dolusu su var.
Suyu üzerine dökeceksin, ateşi söndüreceksin.
Yok, ben 1000 yıl bekleteceğim arkadaşım, bu suyu ben dökmem diyor.
O gece az sayıda ülkeden, darbeyi şiddetle kınayan, kesinlikle Türk devletinin ve halkının yanında olduklarını
çaplı ve korkunç darbe girişimini canı pahasına engelleyen ve eli kanlı darbecileri durduran Türk halkı
Türk Devleti ve halkı Katarın manevi desteğine müteşekkirdir ve asla unutmayacaktır.
Elbette savaş ve istikrarsızlık nedeniyle yoksul ve gariban Afgan halkı büyük acı çekiyor.
Gerek Afgan devletinin gerekse halkının ihtiyacı; sevgi, saygı, tevazu ve kardeşliği temel alan bir destek
Radikal örgütler silahla, bombayla değil, sadece Kuran ile doğru çizgiye çekilebilir ve Afgan halkı sadece
Ateizm olduğu müddetce, Darwinizm propagandası devam ettiği müddetçe kan akması kaçınılmaz olur.
Darwinizmin fikri etkisi ortadan kaldırılmadığı müddetçe terör ve şiddet son bulmaz.
Oktar, İbadethanelere saldırmanın Kurana göre haram olduğu, masum Kitap Ehline saldırmak yerine, Darwinizm
Darwinizmin geçersizliğini anlatsınlar. Bunlar yol değil.
--İncili kadın, Su, Rüyadaki kontes, Sahildeki kadın, Güneşlenen kadın, Güvercin
Biz gökten su indirdik. Böylelikle orada her güzel olan çiften bir bitki bitirdik.”
Konstantiniyye'nin fethi sırasında sabah namazı için abdest alırken bir bayrak dikecek, deniz ikiye ayrılarak su
Toprağı altüst etmişler, ekmişler, madenler, sular arayıp çıkarmışlar ve onu kendilerinin imar ettiğinden
Hüseyin (ra) ve mübarek ailesi once tamamen susuz bırakıldı, daha sonra Hz.
Hüseyin (ra) ve mübarek ailesi once tamamen susuz bırakıldı, daha sonra Hz.
Hüseyin (ra) ve mübarek ailesi once tamamen susuz bırakıldı, daha sonra Hz.
görgüsü yetersiz olduğu için yine güzel, kaliteli kadına ulaşamayacağı kanaatindedir onun için böyle halk
Mesela suda nefes alınır mı? Suda nefes alınıyor. İnsanın ciğerine dolar ölürsün.
Suda ferah ferah nefes alır adam bayağı güzel.
Halk arasında yobazlık olarak da adlandırılan bağnazlık , yeterli bilgi ve araştırmaya sahip olmayan
Bağnazlık ile gerçek İslam yani Kuran Müslümanlığı arasındaki farkı ana hatlarıyla incelersek; İslam
Glikoz, hücrelerden su çekilmesini önler, bu sayede büzülme olayı da engellenmiş olur.
Bununla birlikte su kaybı belirtisi de göstermez.
Çünkü uyku esnasında kendi yağını (lipitlerini) başlıca enerji ve su kaynağı olarak kullanır.