Ve elbetteki her birinin sıkıntısı, beklentisi ya da isteği birbirinden tümüyle farklıdır.
Bir kısım Hristiyan çevrelerin İslam karşıtı yayınlar yapmasının, Müslümanlara karşı önyargılı bir tutum
O zaman işte vay romatizmaların tuttu diyerek gidip ona buna bağırarak falan anlatanlar var ya, işte
Çoğu Müslümanın neredeyse yüzyıllardır düştüğü temel hata, ellerindeki gücün büyüklüğünün tam anlamıyla
Soğuk savaş dönemi en fazla Türkiyeyi etkilemiş, iki kutbun tam ortasında, hatta kesişme noktasında bulunan
Bu haritaları dünya petrol yatakları haritaları ile üst üste koyduğumuzda tam bir uyum olduğunu görürüz
Bu toplantı, 2012, 2014, 2016 yıllarında gerçekleşen toplantıların 4. turu olacak.
şartı bu bölge dışında kalan bölgelere yönelik bombardımanların durması, dolayısıyla sivil ölümlerin tümüyle
Oradaki mazlumlar dehşet verici iç çatışmanın tam ortasında yaşamaya devam ediyorlar.
Kuranda, onüç asırdan daha evvel vahyedilmiş, modern bilim araştırmalarının çoğunun içerdiği fikirleri tam
kendiniz, anne babanız ve yakınlarınız aleyhinde dahi olsa Allah için şahitler olarak adaleti ayakta tutun
gerçekleşeceğini umuyorum Bosna TV, 3 Haziran 2008 Adnan Oktar: Türk İslam Birliğinin oluşması için ortam tam
Hayatını dünyadan en yüksek faydayı sağlamak amacı üzerine kurduğu halde -düşündüğünün tam tersine- gerçek
kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun
Yetişkinler yavruların çevresini kuşatarak onları tam bir koruma altına alırlar.
Ağrotur ve Dikelya askeri üsleri Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti toprakları
kırmaya ve güçten düşürmeye çalışsa da, aslında Kuran ahlakının hakim olduğu mümin topluluğunda bunun tam
aylar boyunca yemeden içmeden uyuması ve bu süreç sonucunda hiçbir kemik ve kas rahatsızlığı çekmemesi tam
Muhammet El Tuam (Elektrik teknisyeni): İki kardeşim hastanede ağır yaralı.
Yalnız uzakdoğuda değil, dünyanın pek çok yerinde çalışanlar emeğini tam karşılığını alamıyor.