Allah seni uzun ömürlü yapsın, hidayetle yaşatsın.
Seni hidayetiyle süslesin, cennetle şereflendirsin. Çok nurlu tatlı bir varlıksın.
Böyle bir sistemin tesadüfen olduğunu söylüyorsa bir insan, artık yapacak bir şey yok, ölüdür.
tecellisi olarak bir insan görüyorsa, Allah'ın, beyninde gösterdiği bir görüntü olduğunu bilirse o zaman
Tamam, bu sefer dünyada gösterdiklerinde tabii ki bir gölge varlık olarak varlar ama Allah'ın tecellisi
Her zaman olduğu gibi yine bu iş bizim üzerimizde. Bizim sorumluluğumuzda.
Kudüs’ün tamamı mescittir. Başkent olarak mescit kullanılmaz.
Gitsin başkent yapsın o zaman. Böyle bir şey olmaz kardeşim.
, “başkentin merkezi burası” der büro tarzında tamam, ona bir şey dediğimiz yok.
Aynı sistemler cennette de var. Burada gördüğümüz aynı sistemler.
;i bir kere deccaliyet çift koldan saldırıya geçmiş bir, gelenekçi Ortodoks sistemle
Mesela bak gelenekçi Ortodoks sistem içerisinde de homoseksüelliğin çığ gibi
Ve zamanla bu mertebelere yükselirlerdi” diyor.
Mesela Allah hepimize hidayet versin, güzellik, huzur versin, rahatlık versin diyor, bitti.
Allah seni nuruyla, hidayetiyle, cennetiyle sarsın. Çok masum bakışların, çok insancıl.
Allah üçünüze de uzun ömür versin, hidayet versin, sağlık, sıhhat versin.
Tamam diyor. Yarım saat sonra bir daha arıyor. Neredesin diyor. Evdeyim diyor. Kimin evi diyor.
Ne işin var o zaman onula onun?
Niye yanına yanaşıyorsun o zaman o kadar güvenmiyorsan, saygı duymuyorsan, değer vermiyorsan?
İyi tamam tanışalım çok iyi olur dedim. Ben size hayran oldum dedi. Çok cesursunuz dedi.
O zaman biz akademiden yürüyerek gelip-geliyordum ben Ortaköy'e kadar akademiden.
Allah seni nuruyla sarsın, hidayetiyle sarsın. Cennette seni mutlaka görmek isterim ben.
Gelenekçi sistemden kalma. “Çocuğun ve kadının göreceği yere sopayı asın” diyor.
Damar sistemi bozuluyor. Çok hayati. En azından bir yürüme, hızlı tempolu yürüme şart.
Allah seni hidayetiyle, nuruyla, bereketiyle sarsın. Allah seni kutsasın.
Allah sana uzun ömür hidayet, sağlık, sıhhat, afiyet versin.
ADNAN OKTAR: Mehdi (as) da Allah'ın herhangi bir kulu.
Dua da makul bir duayı Allah sevdiği kuluna söyletir ve onu da yerine getirir.
Zaten bir şey yapmak istediğinde Allah kuluna duayı icra ettirir ve sonra da o olayı yapar.