Mesela münafık da yapacağı eylemi Allah bildiriyor, o kadarını yapar.
Onun için dedi artık görüşmeyelim dedi. Ya psikologsun etme çatma, gelmiş gariban hasta, tedavi et.
Baktılar baş edemiyorlar dediler artık sen git dediler.
Zaten bir şey yapmak istediğinde Allah kuluna duayı icra ettirir ve sonra da o olayı yapar.
Kim yaparsa yapsın. Hadislerin bize aktardığı bu. Bizim anladığımız bu.
Ne yaparsan yap düzelmez. Ne yaparsan yap dengeye getiremezsin.
manların topluca bulundukları bir mekanda Allah’ın emriyle kalkın dendiğinde yattığı yerden yani yatar
“Onlar araçlarında olacaklar, araçlarında sol ön taraflarında ışık olacak, yanlarında
Adamlar organize, Darwinist-materyalist sistem ve gelenekçi Ortodoks sistem, gelenekçi Ortodoks Musevi
anlayışı, gelenekçi Ortodoks Hristiyan anlayışı, ve gelenekçi, Ortodoks Darwinist düşünce, bunların
Gelenekçi Ortodoks sistem ve Darwinist sisteminin arasında kalan yapıdan dolayı.
Mehdi (as) Resulullah (sav)’in varisi, perdeyi kime açarsa ancak o anlar.”
“Evinizin tavanını bile gümüşten yaparım.
Her yeri gümüşten yaparım ve müthiş rahat hayat yaşatırım.”
Baya boğulur, çok canı yanar. Şeytan açar o musluğu, ona müsaade etmemek lazım.
Gayet kolaydır ama peşi bırakılırsa yağmur gibi şirk yağar insanın tepesinden.
Biz burada sürekli hata yapar, düzeltiriz, hata yapar, düzeltiriz. Öyle olgunlaşırız.
Aklını açar, ataklığını artırır. Muazzam bir akıl gelişmesine sebep olur.
Münafık her türlü mücadelede, başarıda adeta benzin etkisi yapar Müslümanın
Artık sonuncusunda sadece tertemiz müminler kalır” diyor.
koyunca İngiliz Derin Devletinin klasik yöntemidir, laf söz dinlemediğini anladıklarında ya suikast yaparlar
ya darbe yaparlar.
Bir tek beynimizin içi pırıl pırıl aydınlık. Bu ne bu?
Yani normal makul vicdanda bir insan bunu yapar. Allah bunu istiyor.
Kofulları nerede, mitokondrisi nerede tek tek hepsi belli.
Gökte de istediği gibi uçar, yükseklikten de korkmaz.
Her türlü tehlikeli sporları insanlar güven içinde yapar yani kayak,
Gökte de istediği gibi uçar, yükseklikten de korkmaz.
Darwinist-materyalist sisteminde insanların ruhunu boşaltmasına set olmaya yine devam edeceğiz.
“Buna göre bunu böyle yapalım.” “Doğru” diyor.
Tek anayasa olunca çok kolay.
ADNAN OKTAR: Hafif etkisi aslında, bir iç telkin şeklinde.
İç telkin ama sessiz bir telkin. O duyulacak bir ses değil. Ona uyarsa vicdansızlık yapmış olur.
Dışarıdan bir şey gelmesin çarpmasın diye böyle ince ince tellerle kapatmışlardı.
Düğünde eğleniyorlar falan, tek kelime Allah'tan bahsetmiyorlardı. Çok şaşırtıyordu beni.
Onun en önemli görevi gizlenme görevidir, onu yapar. Ve gizli topluluklarla bir şey yapabilir.
Artık sonra sizden kim inkar ederse,” yani bak şu ana kadar bir inkar var diyor, Allah tasdik
Mesela diyor ki: “Sonra öğrenciler tek başlarından İsa Mesih (as)’a gelip, biz cini neden