Yapay ışık da kuşların uykusunu bozabilir: Kuşlar, özellikle yapay ışığın yoğun olduğu kentsel alanlarda
Bunun yerine, fazlasıyla şekerleme yaparlar ve günde yaklaşık 10.000 mikro şekerleme yaparlar.
Sadece bir kuş türü -sırık kelebeği- kış uykusuna yatar.
Toplumda yaşanan birçok kırılmanın, terk edilmişliklerin ve acıların temelinde de aslında sevgisizlik
Bu yozlaşmanın temelinde çocukluktan itibaren aşılanan yanlış bir telkin yatar: Karşılıksız iyilik yapmak
Sevmeyi bilmeyen ise korkak, bencil ve bereketsiz bir hayat yaşar.
dünyaya olan bakış açısı ve onun da temelinde sahip olduğu inanç, dahası inancının seviyesi ve derinliği yatar
Ancak bu bakış açısı, materyalist ve Darwinist düşünce sisteminin bir yansımasıdır.
Sevgi, saygı ve anlayışla hareket eder, etraflarına merhametle yaklaşır ve fedakarlık yaparlar.
Ve tek sorumluluğu da, onu yaratan Allaha karşıdır.
Örneğin hata yapan bir insan, ısrarla karşı tarafın kendisini affetmesini ister.
Hatasını telafi etmek ve oluşan durumu düzeltebilmek için elinden geleni yapar.
Konular, yalnızca eleştiriyi yapan kişi merkezlidir.
Ama kendisi söz konusuyla, en küçük bir detayı bile bir eleştiri malzemesi yapar.
için eleştiri yapar.
Ve nefis, hayatının sonuna kadar, hiç ara vermeden ve pes etmeden insanı bu kötülüklere teşvik etmek
Dolayısıyla insanın ruhundaki gaddar yönleri temizlemesi, sadece tek tek, acaba bu hangi gün, nerede,
O zaman tek tek tavırlar üzerinde tespitler yapmasına gerek kalmaz.
gelmez , Nasıl olsa o buna birşey demez , Nasıl olsa alttan alır , Nasıl olsa nazım geçer , Ben ne yaparsam
Mümin Allah için yaşar. Allah için sever, Allah için güzel ahlak gösterir.
Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır.
Allah, Kuranda şöyle buyurmuştur: De ki: Ben sizden bir ücret istemişsem, artık o sizin olsun.
Öyle ki tebliğ yapılan kişi kendisine tebliğ yapan kişiyi artık ailesinden biri, can dostu ve kardeşi
Allah Kendi dinini anlatan, insanları İslama ve Kurana çağırarak tebliğ yapanları sever.
, hata yapan insanın suçluluk duygusu içerisinde olması gerekir mi?
Hata yapan insanın suçluluk duygusu içerisinde olması gerekir mi?
Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır .. .
Bu nedenle gençlerin duygusal ihtiyaçlarının farkına varmak ve onlara sevgi dolu bir ortam sunmak büyük
Ve eğer bir iyilik (hasene) yaparsanız, onu kat kat arttırır. Ve kendi katından büyük ecir verir.
Sevgiyle dolu bir ruh çevresine de huzur yayar.
Örneğin bazen insan bir espri yapar, ancak yaptığı bu espri oradaki insanlar üzerinde istenilen etkiyi
Bu konuda eksik bırakılacak tek bir nokta da, yine karşı tarafta, kalpte bir burkuntu oluşturabilir.
Eleştiri yapan kişi, o kişinin nefsini karşısına almakta, onun daha iyi, daha mükemmel olması için, özenle
olarak kendilerini temize çıkaracak açıklamalar yaparlar.
Bunu o kadar sık yaparlar ki, bu onların insanlarla normal diyalogları haline gelir.
Elbetteki bu kimselerin de bu açıklamaları yaparken düşündükleri bazı mantıklar da vardır.
Bana böyle bir şeyi nasıl yapar? , Nasıl bu kadar düşüncesiz, bencil, akılsız olabilir?
Affetmeyen insan her gün, her saniye, içindeki kin ve öfkenin acısını, ızdırabını, sıkıntısını yaşarken
Şüphesiz Allah, iyilik yapanları sever. (Maide Suresi, 13)
Çok başarılı bir çalışma yaparsınız ama karşınızdaki kişi bunu gereği gibi takdir edemez.
Dünyada Allahtan başka, tek bir toz zerresini dahi hareket ettirebilecek tek bir güç yoktur.
Kendisine iyilik yapan da kötülük yapan da, zarar veren de, lehinde hareket eden de, yalnızca Allah ona
Sabah kalkıldığında Günaydın , akşam karşılaşıldığında İyi akşamlar , gece yatarken İyi geceler, iyi
uykular , yemek yerken Afiyet olsun , hastalanıldığında Geçmiş olsun , bir iş yaparken Kolay gelsin ,
Aklında Allahın varlığının ve hakimiyetinin olmadığı tek bir an bile olmaz.
İnsanlar artık ülkelerden, topluluklardan, hatta aile bireylerinden bile nefret eder hale gelmekte ve
Nefret Eden Kalp Hastadır Sağlıklı bir kalp, nefretten arınmış ve sevgiyle dolu olan kalptir.
Kim de kötülük yaparsa kendi zararınadır. Yoksa Rabbin kullarına kesinlikle zulmetmez.
Bunu tek bilebilecek güç onu yaratan Allahtır. Allah bu sırrı Kuranda şöyle açıklamıştır: ...
Çünkü Allah, bozgunculuk yapanları sevmez.
Dünyada ya da ahirette; eninde sonunda onu bekleyen tek şey, mutsuzluk ve pişmanlık olacaktır.
Herşeyin olabilecek en kusursuz şekilde gelişmesi için ellerinden gelen herşeyi yaparlar.
Değer verdikleri bir insanın üzerine titrer; onun saçının tek bir teline dahi zarar gelmemesi için müthiş
Sadece tek bir güzel söz ya da tek bir güzel tavır, yapılan yanlışlığın tam olarak telafi edilmesi için
Eğer bir insan, bir konuda gerçekten içten ve samimi bir değişiklik yaparsa, bu inşaAllah, Allah Katında
Ancak onlar yüz çevirdiler, böylece Biz de onlara Arim selini gönderdik.
Allahın beğenmeyeceği bir ahlak göstermemeye kesin olarak karar vermesidir.
zamanda, bu bireyler arasında şiddetin meşru bir davranış bi ç imi olarak kabul g ö rmesine yol a ç ar
Ayrı ca, şiddetin normalleşmesi, toplumda adalet ve güven duygusunun zayıflamasına yol a ç ar.
Allaha ve Kurana bağlılık, insanı yumuşak huylu, sabırlı ve güzel ahlaklı yapar.
Bu nedenle hayatı boyunca her ne yaşarsa yaşasın, ne tür bir durumla karşılaşırsa karşılaşsın, tüm bunları
Müminlerin her konudaki ölçüleri Kuran olduğu için, hata yapan bir insana olan bakış açıları da yalnızca
Ama kim affeder ve ıslah ederse (dirliği kurup-sağlarsa) artık onun ecri Allaha aittir .
arıların bacaklarına yapışmasını kolaylaştırır ve arı polenlerini çok pratik bir şekilde toplamış olur
Bristol Biyolojik Bilimler Okulundan baş yazar Dr.
Bu yöntemle elektrostatik tozlaşmayı arıların ve kelebeklerin yanı sıra arı kuşları da gerçekleştirir
insan hayatının olağan akışının biraz dışına çıktığında dahi, az da olsa bir duraksama ve bocalama yaşar
Bunun yerine geride kalanları kaybetmiş olmanın hüznünü ve huzursuzluğunu yaşarlar.
bunun içerisinde yeni güzellikler oluşturmak yerine, tüm enerjilerini, geçmişte kalan ve halihazırda artık
İnce ince yaşadıkları olayları düşünür, yapılan konuşmaları tek tek ve tekrar tekrar akıllarından geçirir
ve kendilerince belirli çıkarımlar yaparlar.
arkası gelmeyen kuruntularla yaşadıkları olaylar üzerinde derin tahliller yaparlar.
Neşesi yapay, mutluluğu yüzeyseldir.
Bu yapay sınırlar, insanın içten, doğal ve samimi bir yaşam sürmesini engeller.
Ben böyleyim diyerek kendini tek bir kalıba hapsetmek, potansiyelini bastırır.
Hatta bu kimseler, bu ahlakı uygulamayan insanlar hakkında ciddi şekilde kınayıcı açıklamalar yaparlar
Kişiliklerindeki, ahlaklarındaki ve tavırlarındaki yanlışlıklar hakkında çok net konuşmalar yaparlar.
çevresinde dostu yakını kalmayan bir insan, büyük bir pişmanlıkla bu bağımlılıklarını kesin olarak terk
Bu nedenle insanın içinden gelen herşeyi olduğu gibi dışa vurması da doğru değildir.
Ancak bu iddia akıldışı olmasının yanında tek bir tane ara formun bulunmaması nedeniyle de bilimsel bir
Fosil kayıtlarında veya günümüzde, bu geçişi gösteren ara formlara dair hiçbir kanıt yoktur.
Sadece bu bile, evrimin ara formlarla evrimleşme iddiasını da çürütür.
hiçbir zaman için, Şöyle yaparsam ne der?
Böyle bir ahlakta bir insan, nefsini adeta terk etmiştir.
Dolayısıyla güven vermek isteyen bir insan öncelikle mutlaka nefsini terk etmiş olmalıdır.
için fedakarlıkta bulunması, başkalarını düşünerek hareket etmesi, önceliği ihtiyaç olan konulara vermesi
Ya da alt kattaki komşularını hiç düşünmeden geceyarısında evde gürültü yapan birilerini...
İnsanlardaki bu davranış bozuklukluğunu gidermenin tek bir yolu vardır, o da Kuran ahlakına uymaktır.
Ölümün ve ahiretin yakınlığını hayatının her anında ve tüm gerçekliğiyle hissederek yaşar.
Elindeki tüm imkanlarla, geriye kalan son vaktini, tek bir saniyesini dahi boşa harcamadan hayır işleyerek
Ve tüm bunları yaparken yaşadığı çok önemli bir gerçek daha vardır: Hiç kimsenin ona doğruyu yanlışı
Örneğin bir kariyer hedefi olan bir insanın, bu yönde emek vermesi, çalışması, kendisini geliştirmesi
Artık kim tağutu tanımayıp Allaha inanırsa, o, sapasağlam bir kulpa yapışmıştır; bunun kopması yoktur
Artık dosdoğru namazı kılın, zekatı verin ve Allaha sarılın, sizin Mevlanız Odur.
üzerinde, kendisine nimet verilmesinden, iyilik yapılmasından, güzellik sunulmasından hoşlanmayacak tek
Doğrusu Allahın rahmeti iyilik yapanlara pek yakındır. (Araf Suresi, 56) ...
İnsan, hayır istemekten bıkkınlık duymaz; fakat ona bir şer dokundu mu, artık o, yese düşen bir umutsuzdur
Çünkü o zamanlar hayatınızı kökten etkilediğini sandığınız o konu, artık sizi hiç rahatsız etmiyordur
Aklınızı en açık, en özgür şekilde kullanabilmenin; dikkatinizi en faydalı şekilde yoğunlaştırabilmenin tek
tüm olayların ve tüm insanların yalnızca Allahın kontrolü altında olduğunu, Allahın dilemesi dışında tek
Şeytanın bu telkini altına giren bir insan, bazı durumlarda olumsuz konuşmanın son derece gerekli ve
Olayların sürekli olumsuz yönleri üzerinde durmak ise, ortada sanki bir açmaz varmış telkini verir.
yapar.
Aklı, duru, temiz, isabetli ve faydalı hale getiren tek yol, katıksız olarak iman etmek; Allahın sonsuz
Artık bir bedeni yoktur ki, bedenine dair bir konuda hak idda etsin.
Ya da artık bir nefsi yoktur ki, nefsine dair haklarının peşine düşsün.
Peki üzüntü insana neler yapar?
Böyle bir kimse, ardı ardınca sürekli olarak yepyeni hastalıklarla karşılaşır.
Aklını kullanan bir insanın, kendisine hiçbir faydası olmayan, sadece tahribat yapan, zarar veren, sıkıntıya
İnsanın dünya hayatındaki imtihanın önemli bir yönü de, her konuda hayatının sonuna kadar hiç ara vermeksizin
biraz ara verebilirim.
Mümin iman ettiği andan itibaren bunu Allah aşkı ve Allah sevgisiyle zevkle yapar.
İnsan ne kadar hata yaparsa yapsın, içtenlikle Allaha yöneldiğinde Onun affediciliği bilir.
Sevdiğine karşı adaletsiz davranan, ayrım yapan ya da bencilce hareket eden kişinin sevgisi samimiyetini
Sevgiyi bir pazarlık konusu hâline getirmez; şöyle yaparsa severim demez.
Tek gerçek yurdun ahiret olduğunu, dünyanın sadece bir imtihan yeri olarak var edildiğini, kainattaki
Allaha yönelmeyi, Allahı anmayı güzel görür, karamsarlıktan uzak, sürekli Allahtan umutlu bir hayat yaşar
Onların her dediğini yapar, onlara karşı aşırı saygılı davranır, olumsuz tavırlarını dahi hoşgörüyle
O olmasa, o konuşmasa, o fikir vermese, insanların pek çok önemli bilgiden mahrum kalacaklarına inanırlar
olan, herkesin çok açık bir şekilde farkında olduğu ve rahatsızlığını yaşadığı bu durumun, bilmişlik yapan
O da, kendisine karşı bilmişlik yapan, talep edilmediği halde her işe gereksiz yere karışan, sürekli
Bu işaretleri fark edebilmek için yüzeysel bakış açısını terk etmek, olaylara mana gözüyle bakmak gerekir
göz atalım: Kainattaki İşaretler: Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün art arda
Yapacak olsaydık, böyle yapardık.
gerçekleşip gerçekleşmemesine değil, sonsuz ahiret hayatını kazanabilecek bir ahlakta olup olmadığına vermesi
Ya sen onu terk edeceksin, ya da o seni terk edecek!
(Suyuti, Münavi) Öyleyse amelleri halis niyetle sırf Allah rızası için yapan ve himmetini (emeğini) ahireti
Oysa ki hata yapan kişinin içerisinde bulunduğu şartlar öğrenildiğinde, çoğu zaman bu tavrın altında
Buraya kadar sayılanlar, hata yapan bir insana gösterilmesi gereken bakış açısının özellikleridir.
Mümin, bu kişinin yaptığı hatalarla çevresine zarar vermesi önleyebilmek için ona karşı -Allah rızası
İnsan sadece tek bir yönden şaşırtıcı bir durumla karşı karşıya kalmaz.
Bunun için tek çözüm, her konuda olduğu gibi, Allah korkusudur.
Tek bir noktada açık verdiği takdirde elindekini tamamen kaybedebileceğini bilir.
Dünyadaki milyarlarca insanın her biri farklı bir hayat yaşar.
Tek bir tanesinin hayatı dahi bir diğerine benzemez.
Irakta yaşanan karışıklıkların ve ölenlerin ardı arkası kesilmemektedir.
Onlara sunulan sınırlı bakış açısı ve telkinlerle şekillenen algıları nedeniyle, sevgiden anladıkları
ve hissettikleri de dar bir çerçevede kalır, çoğunlukla da tek tip olur.
Mümin, sevgisinin kaynağının Allah olduğunu her an hatırlayarak yaşar.
Son zamanlarda Türkiye özellikle okullarda ve sokaklarda artan şiddet vakalarıyla sarsılmaktadır.
Aynı zamanda aile içinde şiddet tırmanarak eş cinayetleri gibi sonuçlara kadar varmaktadır.
Cezaevlerinin doluluk oranlarındaki devasa artış, tutuklamanın suçun önlenmesinde tek başına bir tedbir
En yakın bildikleri insanların dahi, her an bir oyun oynayıp arkadan vurması tehlikesiyle yaşarlar.
Bir mümin sahip olduğu güzel özellikleri ne kadar derinlemesine yaşarsa, bakışlarında da bu duygularını
Böyle bir insan sevgiyi, sadakati, teslimiyeti, şevki, heyecanı, coşkuyu çok derinlemesine yaşar.
Böyle bir insan tek bir anlık bakışıyla bile, kendisi hakkında, sanki bir ömür süresince tanınıyormuşçasına
Bir başka ayette Allah, Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır...
Nefsindeki bu telkinin doğru olmadığını anlaması için ise, işte Kurandaki bu ayetleri düşünmesi yeterlidir
Allah, dünyanın en büyük kötülüklerini yapan bir insana bile rahmet etmekte ve ona kurtuluş yollarını
Darwinist ve ateist bir insan da burada sesini duyurmakta, yalnızca Allahın rızası için yaşayan iman
Bir kişi, sadece tek bir konuda bilgi edinmek için girdiği bir internet sayfasında, rahatlıkla amacından
İşte internette bir faaliyet yaparken de aynı şekilde, bu şuur açıklığı içinde olmalıdır.
Onlar ki, ayakta, otururken ve yanları üzerine yatarken Allahı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı
münafıklar birbirine benzer; kötülüğü özendirip iyiliği engellerler, hayır için harcamaya elleri varmaz
Artık kim inkâr ederse inkârı kendi aleyhinedir.
Nasıl ki bir anne, savunmasız haldeki bir çocuğa ara ara ilgi, alaka şefkat gösterip, ara ara da kendi
Müminler ise, şefkatli ve merhametli olmayı, kişiliklerinin bir parçası olarak tüm hayatları boyunca yaşarlar
Onu yüzbin veya (sayısı) daha da artan (bir topluluk)a (peygamber olarak) gönderdik.
İşte Biz, iyilik yapanları böyle ödüllendiririz .
Böyledir dedi, Allah dilediğini yapar.
Mutlaka bu durumu düzeltecek bir çıkış yolu vardır diye düşünmektense, nedense öncelikle hep Bitti artık
, Yapacak bir şey yok , Buraya kadarmış , Açmaza girdik , Bu konu burada tıkandı artık gibi mantıklarla
(Rum Suresi, 36) İnsan, hayır istemekten bıkkınlık duymaz; fakat ona bir şer dokundu mu, artık o, yese
Hiçbir kusur bulamadıkları normal bir tavra ise, suni ve doğal olmadığı yakıştırmasını yaparlar.
Karşılarındaki insanlar ne kadar aksi yönde açıklama yaparlarsa yapsınlar, bu kimseleri doğru düşünmeye
Artık sen ona acı bir azap ile müjde ver.
İşte o anda pek çok insan belki çok önemli bir gerçeğin farkına varmaz.
Ancak içerisinde bulunduğu zor şartlar; düzenini bozan, alışkanlıklarını terk etmesine sebep olan, onu
ediyor hem de risk almaktan kurtuluyor olabilir. okulunda ya da işyerinde böyle bir kişiye insanlarla tek
karşısındaki kişiyle olan yakınlığında oluşturduğu tahribatı gören bir insan, çok büyük bir pişmanlık yaşar
Ta ki aynı hatayı tekrar yapana kadar. Bazen bu durum insanın hayatında onlarca kez tekrarlanır.
Fakat artık bu sefer bu kararımı hiç unutmayacağım diye niyet eder. Ama yine unutur.
Var ya böyle adamlarınız sizi uyutuyorlar; öyle tipler gibi yapardım.
ÇEKİK GÖZLÜDÜR YEŞİL GÖZLÜDÜR KAŞLARI KAVİSLİDİR KAŞININ İÇİNDE BOŞLUK VARDIR İKİ KAŞININ ARASINDA TEK
Ancak Sayın Adnan Oktarın, Allahtan korkan bir insan olarak tek gayesi Allaha hakkıyla kul olmaktır.
Hayır, kim (güzel davranış ve) iyilikte bulunarak kendisini Allaha teslim ederse, artık onun Rabbi Katında
Ayette bildirildiği gibi iyilik yapanlara her zaman çok güzel bir karşılık vardır.
Çünkü Allah, iyilik yapanları sever (Al-i İmran Suresi, 134). Allah, sonsuz sevilmeye layıktır.
Kâinattaki düzeni, ölçüyü ve sanatı gören kişi; tüm bunların tek bir Yaratıcının eseri olduğunu anladığında
Yaptığı her işi, Allahın sevgisini ve rızasını kazanmak niyetiyle yapar.
Artık bu sevgi, hayatın her anına yayılan canlı bir heyecandır.
Bir konuda bir fikir vermesi istendiğinde aklıma bir şey gelmiyor gibi karşı tarafı hoşnut etmeyecek
Etrafında bir sürü güzellik varken, olumsuz tek bir yönü dile getirip durur.
kolaylaştıran, rahatlatan, kendinden fedakarlık etmesi gerekse de, bunu karşı tarafa hissettirmeden yapan
üstünlük, bir kişinin sürekli olarak kendi dediğini yaptırması, her konuda kendini haklı çıkarması ve tek
hakkından feragat ederek onun sözüne uyan kimsenin ahlakındaki olgunluğun ve üstünlüğün ise farkına varmaz
sıfatı her şeyin sahibinin O olduğunu, kullarını çok sevdiğini ve evrendeki tüm detayları onların yararı
Kullarını asla bırakmaz ve terk etmez; her daim onları bağışlar ve onlara merhamet eder.
Çünkü biliriz ki etrafımızı kuşatan sistemlerin her biri tek bir an bile ara vermeden milyarlarca yıldan
Bu çağrıyı yaparken kendilerini insanüstü güçlere sahip varlıklar gibi de göstermemiştir.
vadedilen imtihanın gereği, inançları uğruna baskı ve eziyet görseler de vazgeçmemiş, Allah yolunda tek
vücut mücadele etmeyi terk etmemişlerdir.
Onu gerçek anlamda cennet yapan özellik, bütün bu nimetlere ruh ve anlam kazandıran sevgidir.
Allah, iyilik yapanları sever.
İşte cenneti cennet yapan bu derinlik Allahı alabildiğine, en içten, sonsuz bir sevgiyle sevmektir.
emirlerini büyük bir özenle yerine getirir ve samimi iman vesilesiyle derin bir iç huzur ve sükunet içinde yaşar
Bu durumda olan kişi sürekli Allahı zikreder, şükür içinde yaşar.
Hayatta hep en önde olmayı değil, Allaha kulluk görevini yerine getirmeyi ve bunu yaparken de başkalarına
Ve tüm bunları yaparken, karşı tarafa, o kişi olmasaydı da, zaten bu şekilde yapacakmış kadar doğal bir
Bu ahlakının ahiretteki karşılığı ise çok daha güzel olacaktır: Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası
Bazen insanın bir konuda aylarca hatta yıllarca emek vermesi, çok uzun bir süreç boyunca sabır göstermesi
Allah, hayatının sonuna kadar, gösterdiği sabrın karşılığını o kişiye dünyada vermese dahi, yine de bir
yapmadı, ben yaptım veya Allah değil, şu kişi yaptı biçimdeki söylemleri, olaylara veya kişilere benlik vermesi
Şirkin ahiretteki karşılığı cehennem olurken, şirk koşanlar dünyada da sıkıntılı bir hayat yaşarlar:
Tüm güzelliklerin ve sevginin tek kaynağı Allahtır.
Övgü, sevgiyi güçlü bir şekilde artı ran de ğerli bir ibadettir.
Öfkeli bir yaklaşım her iki tarafta da derin yaralar a ç ar.
Haset ve kıskan ç lık insanın sevgi nimetinden mahrum kalmasına yol a ç ar.
Allaha iman edenlerin arasında rahat şekilde yaşarken, imtihan gereği ortaya çıkan zahiri zorluklara
(Taha Suresi, 97) Nefsinin peşinden giden Samiri, yaptığına karşılık küçük düşmüş, terk edilmiş ve yalnızlığa
(Taha Suresi, 86) Ayette işaret edildiği üzere, imtihan gereği artan zahiri baskılar ve koşulların daha
Bu çalışmalardan biri de yapay DNA yapılarının kanserli hücreleri hedef alması üzerine gerçekleştirilen
Bir başka ayette ise şöyle buyrulmaktadır: O ki, yarattığı her şeyi en güzel yapan ve insanı yaratmaya
Sonuç DNA origami teknolojisiyle geliştirilen yapay DNA yapıları, kanserli hücreleri hedef alabilen son
Ancak ne varki, daha derinlerde onu caydıran bir sebeple bu bilgiyi gözardı etmektedir.
kendisine bir yük olacağını düşünüyorsa, bu kimse hem çok isteksiz hem de çok baştansavma bir temizlik yapar
Artık dileyen Rabbine bir yol bulabilir . (Müzemmil Suresi, 19)
Allah dilemedikçe, dünya üzerindeki tek bir toz tanesinin bile hareket etmeyeceğini unutturup; onlara
Toplumda insanlara verilen bu telkin sonucunda, aklını kullanmayan, Allahtan uzak yaşayan insanlar, belirli
Kuranda bu gerçek insanlara şöyle bildirilmiştir: Artık namazı kılınca, yeryüzünde dağılın.
zedelenmeyen; zamana, zorluklara, eksikliklere, yanlışlıklara karşı dayanabilen ve sürekli olarak artan
zorluklarına ortak olup ona destekçi çıkmak yerine, onu kendi sıkıntısıyla başbaşa bırakıp kendi hayatını yaşar
dağınıklıklardan dolayı orada bulunan kişilere karşı sert ve kırıcı bir üslup kullanıyorsa, bir yandan temizlik yaparken
, bir mümine durduk yere rahatsızlık vermektense, temizliği erteler, gerekirse o temizliği günlerce tek
Belirli bir yaştan sonra insan artık ailesinin ya da çevresinin desteği olmadan, yavaş yavaş kendi başına
İlk başlarda bu hastalığın tek farkında olan şeytandır.
İşte artık hastalık ilerlemiş, kişinin tüm benliğini sarmış ve bedenini ele geçirmiştir.
görünen, sabır gösterilmesi, fedakarlıkta bulunulması beklenen olaylara, Kuran ahlakıyla karşılık vermesi
Müslüman gerekirse gördüğü her aksaklığı tek başına ve kendi imkanlarıyla telafi eder, ama yine de bunlardan
(Hucurat suresi,13) ayetinde belirtildiği gibi üstünlüğün tek ölçüsünün takva olduğunu; mal, mülk, makam-mevkii
Güzel sözleri kalplere ferahlık verir, huzur yayar ve imanının göstergesi olur.
Birçok insanın yaşadığı sıkıntıların ve acıların temelinde bu korku yatar.
Pigmentler, beyaz teni bir ton daha koyu yaparken aynı zamanda antiseptik özellik göstererek bakteri
Allah yarattığı her şeyi en güzeliyle yaptığını Ki O, yarattığı her şeyi en güzel yapan ve insanı yaratmaya
(Al-i İmran Suresi, 8) Onlar: Rabbimiz şüphesiz biz iman ettik, artık bizim günahlarımızı bağışla ve
bizi ateşin azabından koru diyenler (Ali- İmran Suresi, 16) Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken
tek sayarlar.
Ya da farkına varmadan, bir sohbet ortamı içerisinde konuları gereksiz yere uzatabilir.
Bir konuda gereksiz yere eklenecek tek bir hikmetsiz cümle bile, müminin bu kıymetli vaktini alabilir
Tüm bunları yaparken bu kimselerin tavırlarında dikkat çeken bir başka önemli özellik ise, hiçbir zaman
üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı ve Allah gerçekten Rauf (şefkat eden ve) Rahim olmasaydı (ne yapardınız
Eğer kişi bu tebliği yaparken, yüzüyle, sesiyle, üslubuyla (Allahı tenzih ederiz) mağdur olmuş bir insan
davrandığı yönünde bir kanaat oluşturabileceğini düşünerek bu açıklamayı da yine -Allah rızası için- yapar
kadar iyi kavrayabiliyorsa; Allah kendisine nimet, bolluk, bereket verdiğinde de aynı şuur açıklığında yaşar
Ve o güzelliklerden istifade ettiği her an, içinde Allahı derinden sevmenin mutluluğunu, heyecanını yaşar
olamamaktan, Allahın istediği ahlakı en mükemmel şekliyle yaşayamamaktan şiddetle korkup sakınarak yaşar
Nefis tek bir saniye imkan bulduğu anda bile, eğer boş bulunacak olursa, kişiye hiç istemediği bir söz
Artık o kişi, imanıyla, vicdanıyla ve ahlakıyla, nefsini kendisi istediği gibi yönetir.
Ve bu yolda yürürken seni artık çoluk-çocuğun, komşun, akraban, şehirlin ve iklimin meşgul etmesin...
Dua edecek olsalar da, bunu yalnızca çıkar elde edebilme umuduyla ve samimiyetsiz bir ruh haliyle yaparlar
Siz, hayır adına ne yaparsanız, Allah, onu bilir.
Yüzlerce yokluk ve sıkıntı içerisinde olsa bile, tek bir nimetin varlığının manevi heyecanını hayatının
sonuna kadar yaşar.
Yüzlerce evi, arabası olsa, aynı anda ancak bunların sadece tek bir tanesini kullanabilir.
Bazen de insanların, -toplumda kullanılan ifadeyle- bir bam telleri vardır.
Herşeye karşı tahammülleri vardır ama o bam teli olan noktada tüm kontrollerini yitirirler.
Kimi zaman bu bam teli tek bir sözdür.
Dolayısıyla bu kimsenin elinde kalan tek şey, sonsuza kadar yaşayacağı pişmanlık olacaktır.
Ölümüne artık dakikalar kalmıştır.
Ve bu gerçekten tek bir insan bile kaçamayacaktır.
Tek bir sözle dahi dengesinin bozulması, şahsiyetinin sarsılması, ne ruhen ne de bedenen kendine hakim
ısrarla çevrelerine hissettirmeye çalışan insanlar, genellikle bunu kin, öfke ve intikam hisleriyle yaparlar
meselelerde yalnızca ehil kişiler arasında yürütülen ve bir sonuca ulaşılması beklenen tartışmalar, artık
Bu tür yayınlar, topluma sürekli tartışmayı ve çekişmeyi telkin ediyor.
her adımı Allaha güvenerek, olumlu düşünerek, ümitvar olarak, güzellikleri görüp bunları esas alarak yapar
Hayatının sonuna kadar olumlu düşünmekten yana kesin bir karar almalı ve her ne yaşarsa yaşasın, bu kararından
İmzasız Mektup Komplosu Bediüzzaman Said Nursi bir zamanlar ikamet ettiği, ancak sonradan terk ettiği
Üstadın kaldığı sibyan koğuşu genişçeydi; burada tek başına kalıyordu .
tek cevap vermektedir.
bir kişiye karşı olan ve kendi ifadeleriyle gıcık oluyorum sözleriyle belirttikleri bu tavırlarının tek
Ancak müminin sevgisi gibi, duyduğu bu rahatsızlıkta da tek ölçüsü yine yalnızca Kurandır.
Müminin böyle bir telkin karşısında Allahtan korkarak hareket etmesi, şeytandan Allaha sığınması ve o
Örneğin birarada olan iki kişiden birinin çok güzel bir yemeği tek başına yediğini ve yanındaki kişinin
Açgözlülüğünden ve düşüncesizliğinden dolayı ona ikram etmeksizin yemeğini tek başına yemekte hiçbir
Örneğin bir yemeği tek başına yediği ve yanındakine ikram etmediği sanılan biri belki de çok ısrar etmiş
Sevgiyi en yüksek düzeyde yaşamanın tek şartı, Allahı her şeyden ve herkesten daha çok sevmektir.
Sevginin tek sahibi olan Allah bu özel duyguyu Kendisini her şeyden ve herkesten daha çok seven kişiye
Din ahlakını göz ardı eden ve bu nedenle sevgi güçlerini kaybeden insanların yaşama sevinçleri de yok