logo HARUN YAHYA
'İçinden geldiği gibi davranmak' samimiyettir. Ama bazen de insanın içinden gelenleri yenip, daha güzel olan tavrı göstermeye çalışması gerekir

Örneğin bir insanın içinden, çevresindeki insanlara iyilik yapmak, sevgi, saygı göstermek, güzel söz

Öfke hissi gelen kişiye karşı, tam tersine, güzel söz söyleyip gönül almalı, dosça tavırlar göstermek

Tümünüzün dönüşü Allahadır. O, size yaptıklarınızı haber verecektir.

Mümin, ima yollu konuşmayı, esprilerle mesaj vermeyi güzel ve asil ruhuna yakıştırmaz...

Basit tavırlara, basit üsluplara tenezzül etmeyen, insanlarla basit konular için çekişmeye girmeyen,

Mümin, güzel ruhunu böyle basit tavırlarla kirletmez.

Basitliğe asla eğilim göstermez.

''Ancak şu şartlar oluşursa, bunu yapabilirim'' mantığı yanlıştır. Mümin Allah'a güvenecek ve gücü ve sonucu Allah'tan isteyerek, elinden gelen çabanın en fazlasını gösterecektir.

Aklının tam olarak yatmadığı bir konu olduğunda, insanın nefsinde buna bahane bulmaya yönelik çok yoğun

Kişi kendisini bu bahaneye tam olarak inandırır ve sürekli olarak istediği o şartların oluşmasını bekler

Ayrıca eğer şartlar müsait olmasa, Allah o kişiden o tavrı göstermesini zaten istemez.

Hz. Musa (a.s.) gibi iman etmek, Hz. Musa (a.s.) gibi Allah'a güvenmek, Hz. Musa (a.s.) gibi Allah'ın yardımından asla ümit kesmemek...

(Rum Suresi, 47) Ey peygamber, ellerinizdeki esirlere de ki: Eğer Allah, sizin kalplerinizde bir hayır

Allaha olan güveni, Allahın ona mutlaka çıkış yolunu göstermesiyle sonuçlanacaktır.

Kuranda da bildirdiği gibi, kendini Allaha teslim eden bir insan, asla kopmayan - sapasağlam bir kulba tutunmuş

Şiddet Eğiliminin Nedeni: Manevi Boşluk Ve Sevgisizlik

Görünme ve onaylanma ihtiyacı, materyalist dünya görüşü ve Allahtan uzaklaşmanın getirdiği manevi boşluk

(Mâide Suresi, 2) Materyalist ve Rekabetçi Sistem Şiddeti Tetikler.

Materyalist ve darwinist ideolojilerin olumsuz etkilerinden kurtarılan, sevgi ve şefkatle büyütülen,

Müslümanlarda Dayanışma ve Birliğin Önemi

Müslümanların Allah yolunda çaba göstermek için bir arada olması ve birlik ile beraberliklerini korumaları

Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarındaydınız da sizi oradan O kurtarmıştı.

Musa Tur Dağından inip kavmine geri döndüğünde, onları Samirinin yaptığı puta taptığını görmüştür.

İyi bir insan, herkes için bir nimettir. 'Nasıl olsa güzel ahlaklı; her halükarda zaten iyi davranır' diyerek böyle insanların iyi niyetlerini suistimal etmeye çalışmak Kuran ahlakına ve vicdana uygun değildir.

İnsanlar, basit çıkar hesapları doğrultusunda iki türlü ahlak geliştirmişlerdir.

Karşısındaki insan güzel ahlak göstersin veya göstermesin, mümin, güzel ahlakı Allah için yaşadığından

Birine iyi davranırken, bir başkasına kötü ahlak göstermez.

Zihninizde, çevrenizdeki insanlarda görmek istediğiniz 'çok iyi ve ideal bir insan' hayal edin. İşte siz de, tam olarak o şekilde olun.

sevdiği insanların mutluluğunu, huzurunu, rahatını, konforunu ve isteklerini kendininkilerden üstte tutsun

Oysa ki kendisi tam olarak neler bekliyorsa, karşısındaki insanlar da ondan tam olarak aynı ahlak özelliklerini

da, gereksiz gördükleri bu tarz talepleri yerine getirmede son derece isteksiz ve ağırdan alan bir tutum

''Bozulma kültürü''nün küçük düşürücülüğünü görebilmek...

Çünkü insan bazen kendisini tam anlamıyla dışarıdan bir gözle görüp değerlendiremez.

Ayrıca haklı olduğunu düşündüğü noktalar da, gerçeği tam olarak analiz edebilmesini engeller.

Sırf nefsini rahatlatmak için, böyle yanlış bir tavır göstermeyi kabul etmez.

İnsan isterse, -Allah'ın izniyle- ruh gücünü alabildiğine artırabilir...

Ancak elbetteki bunun için öncelikle bu gerçeğe tam olarak iman etmesi, bu konuda çok şevkli ve istekli

olması ve bunu uygulamada bir an olsun tereddüt etmeden, ciddi bir irade göstermesi gerekir.

Burada önemli olan, kişinin, irade göstermeye, verdiği bir kararı uygulamaya ve zorlansa da vazgeçmemeye

Hiçbir sebebi olmaksızın ''yalnız kalma isteği'', şeytanın bir oyunudur.

sıkıntıya düştüklerinde bu yönde etkileyebileceğini düşündüğü bu kimseleri, eninde sonunda bir gün tam

Ancak şeytan insanlara bu amacını açıkça göstermez elbette.

gerektirdiği gibi neşeli, sıhhatli, girişken, konuşkan tavırlar göstermelidir.

Hastalıkta kişilik değiştirmek, müminin kabul etmeyeceği bir tavır bozukluğudur

İnsan hiçbir zorlukla kırşılaşmadığında, hiç sıkıntı çekmediğinde, hiç bir şeye sabır göstermek durumunda

Tam tersine, nimetlerin güzelliği ve etrafındaki insanların güzel tavırları, bu kişinin keyfini, neşesini

Kendilerine güzel bir söz söyleyen, sevgi, ilgi gösteren birine karşı çok daha soğuk, mesafelidirler.

En tehlikeli ve en sinsi hastalıklardan biri: Aklı beğenme hastalığı

Bu durum, şeytanın bir insanı gerçek konumunun tam zıttına dahi inandırtabilecek kadar sinsi bir oyun

ve kandırmaca içerisinde olduğunu göstermektedir.

Kuran ahlakını tam olarak yaşayan bir insan, Allahın izniyle asla aklını beğenip büyüklenme hastalığına

Olayları, tavırları, konuşmaları derinlemesine araştırıp kurcalama alışkanlığı, bazen insana beklediği gibi huzur değil, rahatsızlık verebilir...

Öyle değil de, şöyle deseydim , O konuyu tam olarak açıklayamadım, biraz daha detay verebilseydim , O

Ancak gün içinde insanların yaşadıkları bazı şeyler de vardır ki, bu örneğin tam tersine, ne kadar az

İnsanın hedefi sürekli olarak güzel söz söylemek ve güzel tavırlar göstermek olmalıdır.

Demokrasi, Laiklik ve Adaletin Özü Kuran'dadır

Günümüzde özgürlüğün tam olarak yaşandığı bir yer yoktur.

Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun.

Demokrasi kavramını tam anlamıyla yaşamamıza olanak tanır.

''Bir kereden bir şey olmaz'' mantığının yanlışlığı: Bir kerede mahsur görmeyen, daha fazlasında da bir sakınca görmeyebilir...

Bazen bunu kişiye bir şekilde makul ve doğru göstermeye çalışır.

kez umursuz davranmak, bir kez fedakarlıktan kaçınmak, bir kez küsmek, bir kez öfkelenmek, bir kez basit

olduğu ve bir daha tekrarlanmayacağı için de üzerinde durmaya gerek olmayan bir girişim olarak göstermeye

Sabretmek büyük bir erdemdir. İnsan, herşey hemen olup bitsin, hemen sonuçlansın ister. Oysa ki, Allah bazı nimetleri yalnızca sabretmenin ardında gizlemiştir.

Bazen insanın bir konuda aylarca hatta yıllarca emek vermesi, çok uzun bir süreç boyunca sabır göstermesi

Bu nedenle zaman ne kadar uzarsa uzasın insanın, yaptığı iyi bir şeyde sebat göstermekten, güzel bir

Bu nedenle insan böyle bir zaafa düşmeden kendini bu yönde tam olarak ikna etmeli, Allaha kayıtsız şartsız

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ VE TALEBELERİNİN YAŞADIKLARI ZORLUKLAR

yüzyılda yetişmiş en büyük İslam alimlerinden biridir. 87 yıl süren hayatı boyunca İslamı savunmuş, materyalist

sayfadan oluşan eseri Risale-i Nur Külliyatı yalnızca derin bir Kuran tefsiri değil, aynı zamanda materyalist

Bu tutum hukuki bir ihmal değil, bilinçli bir baskı ve sindirme politikası dır.

İnsanın, kendince hiçbir çözüm yolu kalmadığını sandığı bir durumda bile, gerçekten inananlar için mutlaka bir çıkış yolu vardır

Oysa ki bunun tam tersi bir ahlakı yaşamak çok kolaydır.

Allahın yol göstermesi, insan için, -Allahın izniyle- her konuyu çözebileceği çok büyük bir nimettir.

Allahın ona çıkış yollarını, çözümleri, doğruları göstermesine muhtaçtır.

Mümin hayatının sonuna kadar, her an, her konuda durmaksınız çaba harcamakla yükümlüdür. ''Nasıl olsa bu konuyu hallettim'' diyerek bir gün, bir saat bile olsa bu çabasından vazgeçmez.

birbiri ardınca gelecek, mümin de tüm bunlara karşı her gün, hen an, tekrar tekrar imanıyla sebat göstermeye

Tam tersine, bir insanın Allah korkusu ve imanı ne kadar güçlüyse, o kişi Allah korkusundan dolayı her

Bu, müminin Allaha olan bağlılığını, sevgisini gösteren ve Allahın sonsuz güzel ahlakına layık olabilme

İnsan, 'kendini tam olarak ifade edememe'nin sıkıntısını yaşamamalıdır. Allah insanın içindekini insanlara mutlaka hissettirir.

İnsan, bazen çevresindeki insanlara düşüncelerini, hissettiklerini tam olarak anlatamamanın sıkıntısını

Kendini istediği gibi ifade edememek, içinde yaşadıklarını tam kendi algıladığı şekilde karşı tarafa

İnsan kendini ifade edemese de, onun içinde olanların tümünü en iyi bilen Allahtır.

Tüm Kainatın Yaratılış Amacı Sevgidir

Kurana tam anlamıyla uyulduğunda, ger ç ek dostluk ve sevgi yaşanır.

Merhamet insanın sevdiği kişiye sahip çıkmasını, bağlılık g ö stermesini ve onu korumasını sağlar.

''Günaydın'', ''afiyet olsun'', ''çok yaşa'', ''geçmiş olsun'' gibi iyi niyet dileklerinde müminin üslup farklılığı

kendisine, Allahın ismini anarak bu şekilde bir iyi niyet sözü söylediğinde de, yine imandaki şuurunu gösteren

Üzülmenin, hiç kimseye ve hiçbir şeye faydası olmayan, boş, anlamsız ve tahrip edici bir tavır olduğunu görebilmek gerekir...

Ve bunu dışarıdan bakan insanlar tam olarak anlayamayabilirler.

Aynı zamanda kendi amacına da tam olarak zıttır.

Allah, üzüntünün tahribatını insanlara özel olarak göstermektedir.

İnsan çevresinde gördüğü bir tavrı öncelikle şüpheyle ve olumsuz bir bakış açısıyla algılama eğilimindedir. Ancak gerçekler her zaman ilk bakışta algılandığı gibi olmayabilir. Mümin nefsindeki bu eğilime karşı hüsn-ü zan ederek tedbir almalıdır.

Tüm bu detaylar, o kişinin yaptığı tavrın olumsuz değil, hatta tam tersine çok makul, mantıklı ve isabetli

Bu onun merhametsiz ya da katı olduğunu göstermez.

Tam tersine bu tavrı onun o kişiye karşı olan merhametinin, sevgisinin ve düşkünlüğünün bir alametidir

''Muhalefet ruhu''ndan sakınmak: Uyumlu olmak, güzel bir mümin alameti ve önemli bir sevgi vesilesidir...

tevekküllü, şükredici, hoşgörülü, Allahın yarattıklarından razı olan, çevresine karşı güzel ahlak gösteren

kendinden fedakarlık etmesi gerekse de, bunu karşı tarafa hissettirmeden yapan, makul olan herşeye uyum gösteren

güzel olmayan bir ahlaka, nezaketsiz, hoşgörüsüz, merhametsiz, saygıdan yoksun bir tavra asla uyum göstermez

Nefislerini eğitmek isteyenler, nefse asla acımamak, destekçi çıkmamak ve yandaş olmamak gerektiğini unutmamalıdırlar...

dışında herhangi bir konuda insana diretmesi, onu kötü olan bir şeye çekebilmesi, yanlış bir tavır göstermeye

Allah rızası için ona doğru yolu gösteren, nefsini eleştiren kimselere karşı nefsinin avukatlığını üstlenip

bir tavır koyarsa, Allah nefsinin ona verdiği olumsuz telkinleri bir anda giderir ve o kişinin aklını tam

'Gaddar' denildiğinde pek çok insan bu özelliği kendinden çok uzak görür. Ama 'gaddarlık', günlük hayatta, insanın kendine kondurmadığı pek çok tavırda ortaya çıkar...

hiçbir zaman için, ne gaddar olduklarını kabul ederler , ne de bir başkasının gaddar bir tavır göstermesini

Hasta olduğu yönleri tam teşhis ederek kabul etmekte kaçındığı takdirde ise, bunları tedavi etmesi hiç

Hatta bazen kasten, gerçeklerin tam tersi yönünde de bilgi verebilirler.

Vefa, Fedakârlık, Sabır ve Kaliteye ulaşmanın yolu Sevgidir

Gerçekten seven bir insanın vefasız olması, sadakatsizlik göstermesi düşünülemez.

Yalnızca Allah rızasını gözeterek yaptığınız her hayrın karşılığı size tam olarak verilecektir.

'Gerçekten ve çok istemek' ile '-olursa iyi olur- tarzında istemek' farklıdır. İnsan gerçekten isterse, -Allah'ın izniyle- tüm zorlukların üstesinden gelir...

Ama eğer tam olarak istemezse, bu çıkış yolu gözlerinin önünde olsa dahi bunu ya göremez ya da görmezden

Gerçekten sonuç almak istiyor olsa, tam olarak ne yapması gerektiğini çok iyi bilip uygulayacak imkana

Daha samimi ve daha çok inanarak dua etmek...

bazen bu gerçeklerden gaflete düşer; Allahın dualarına kesin olarak icabet edeceğine olan inançlarını tam

İstediği şeylerin gerçekleşmesi için gerekense, bunun tam tersidir.

Allah Kuranda, dilediği takdirde herşeyin mümkün olabileceğini insanlara çok açık olarak göstermektedir

Kasten yapmamak önemli bir mazerettir; böyle bir durumda kızgınlığa kapılmak değil, hoşgörüyle yaklaşmak esastır...

Demek ki hayat içerisinde insanın karşısına bu ahlakı göstermesi gereken insanlar ve durumlar çıkacaktır

Eğer bir insan, vicdanı kendisine doğruyu göstermesine rağmen, şuurlu bir şekilde kötülükten yana bir

durumda bu kişiye karşı gösterilmesi gereken tavır, şefkatle, merhametle, güzel ahlakla doğruyu göstermek

'Söylenmek' çirkin bir cahiliye alışkanlığıdır ...

En başta, söylenen kişinin içerisinde bulunduğu ruh halinin Kurana uygun olmaması ve tümüyle cahiliyeye

Allahtan korkup her an Kuran ahlakına uygun bir tavır göstermekle; ve her sözünü, Kurana uygun olup olmadığını

kişilerle konuşarak ya da gerekli tedbirleri alarak bu durumu ortadan kaldırmaya çalışır; ama asla basit

Geri adım atmasını bilmek, hakkından feragat edebilen insan olabilmek...

Çoğu kimse, bu özelliği gösteren kişilere karşı çok daha fazla saygı duyar.

Oysa ki bu tümüyle çok yanlış bir bakış açısıdır.

Tam tersine bu, her insanın kolaylıkla yapabileceği bir tavırdır.

İnsanlara fayda vermek amacıyla yapılan bazı tavırların ardında gizlenebilen enaniyet tehlikesine karşı dikkatli olmak...

olarak başkalarının kusurlarını tespit eden, yanlışlarını düzelten, onlara akıl veren, doğru yolu gösteren

sıradan günlük konuşmalarda ya da sohbet aralarında dile getirilen fikirler, tavsiyeler ya da verilen basit

Enaniyetini tam olarak ezdiğinden emin olana kadar, bu ahlakın kendisine çok daha fazla fayda vereceğini

Hastalıkların, - bir amacı ve hikmeti olmaksızın - dile getirilmemesi güzel bir ahlaktır...

Ancak aslında, -bir amaç ya da hikmetle söylenmediğinde- bu tümüyle boş bir konuşmadır.

Mümin hastalık dönemi boyunca, sözleriyle ya da tavırlarıyla olabilecek en güzel ahlakı göstermesinin

Anne karakterinde görülen 'anne şefkati' bütün müminlerin birbirlerine göstermesi gereken güzel bir ahlak özelliğidir...

Bir annenin, çevresindeki tehlikelerden tümüyle habersiz ve savunmasız konumdaki çocuğuna karşı yoğun

İşte bu anne şefkati , tüm insanların birbirlerine göstermeleri gereken şefkat anlayışı açısından çok

Bu şefkat anlayışı, tümüyle tevazu ve alçakgönüllülük içerisinde gösterilen bir ahlaktır.

Müslümanlar Aralarındaki Sevgi ve Velayeti Zedeleyecek Her Türlü Tavırdan Sakınmalıdırlar

konusu kişiler kendi nefislerini yüceltmek ve kendilerini diğer insanlardan daha üst bir konumda göstermek

türlü kin ve düşmanlıktan arındırıldıkları belirtilmektedir: Onların göğüslerinde kinden (ne varsa tümünü

Bu tür durumları gidermek için çaba göstermek, birleştirici ve uzlaştırıcı bir tutum izlemek Allahın

Ölmeye hazır bir Müslümanın üslubu ve tavrı içerisinde olmak...

bunları yaparken yaşadığı çok önemli bir gerçek daha vardır: Hiç kimsenin ona doğruyu yanlışı göstermesine

Nasıl ki ölüm yaklaştığında, kimse ona tarif etmeden, öğretmeden ya da yol göstermeden de, doğru olanı

Sathi ve yüzeysel düşünerek yaşayan insanlar, varlığından dahi haberdar olmadıkları çok büyük nimetlerden ve zevklerden mahrum kaldıklarını biliyorlar mı?...

Halbuki düşünmek, akıl kullanmak ya da kafayı çalıştırmak insanı yormaz; tam aksine insanı açar.

Tüm bunlar değil yorgunluk vermek, tam tersine insana enerji veren, hareketlendiren, daha aktif ve canlı

zevkler tümüyle farklıdır.

Her insanın kalbinde, Allah'a karşı yaşadığı çok özel ve derin bir samimiyet, yakınlık ve candanlık şekli olmalıdır. Bir kimsenin böyle anlarda bile soğuk ve mesafeli bir üslup içerisinde olması ise, ciddiyetle düşünülmesi gereken çok önemli bir eksikliktir...

Ancak imanın en önemli göstergelerinden biri olan, kalbindeki Allah ile olan yakınlığını, dışarıdan bakan

Ancak bunun tam tersine, eğer bu kişinin tavırları dışarıdan bakıldığında eksiksiz gibi görünse; ama

'Himaye eden, koruyan, kollayan' konumunda, yani 'Hami' karakterinde insan olmak...

Bu ahlakı gösteren kimseler, bulundukları her ortamda, şefkat, merhamet, ilgi alaka, koruyup kollama

(Hicr Suresi, 88) Hami karakterinin aksine, bazı insanlarda da tam tersi bir anlayış vardır.

Allah Kuranda bu ahlakı gösteren kimseleri rahmetiyle müjdelemiştir: Mümin erkekler ve mümin kadınlar

Hata yapmaktan korkmamak...

Allaha tam teslimiyetle kaderini yaşamaktadır.

Örneğin bir insan yürürken dikkatini tam olarak açmadığı ve önüne bakmadığı için karşısına çıkan bir

Oysa ki kişinin yaşadığı tüm bu sıkıntılar tümüyle yersizdir.

İstediğiniz bir şeye ulaşmak için, elinizden gelenin en fazlasını yapıyor musunuz?

istedikleri şekilde gerçekleşsin; hastalıklar, eksiklikler, acizlikler, sabretmeyi, emek vermeyi, irade göstermeyi

Kuranda, iyiliğe, güzelliğe ulaşmak isteyen insanların göstermekle yükümlü oldukları bu bir ömür süresince

İşte bu, gösterdiği çabayı, Allahın rızasını umarak değil, sadece nimete kavuşmak için gösteren kimselerin

''Benim karakterim böyle. Elimde değil; ne yapsam kötü huylarımı değiştiremiyorum'' mantığı Kuran'a uygun değildir

Her insan, kendisine her türlü iyiliğin, inceliğin, güzelliğin yolunu gösteren vicdana sahiptir.

Dolayısıyla aslında güzel ahlaklı iyi bir insan ile kötü ahlak gösteren bir insan, aslında temelde aynı

ters ya da uzlaşılması mümkün olmayan zor insanlar çıksa da, müminin yine de güzel ahlakta irade göstermesi

Gerçek sevgi ancak saygı ile yaşanabilir

Oysa ki sevgi ne kadar güzel bir nimet olursa olsun, saygı olmadan bu duygunun tam anlamıyla ve sürekli

Kendisi sabır, hoşgörü, anlayış ve olgunluk göstermektense, her zaman karşı tarafın kendisine tahammül

Kısacası, kendisi o kişiye değer verdiğini tüm tavırlarıyla göstermeye çalışmaktansa, tüm bunları karşı

Hataları düzeltirken unutulmaması gerekenler...

belirli bir kişi varsa, özellikle o kişiye karşı özel bir saygı, sevgi, ilgi, şefkat ve ihtimam göstermeyi

Nefsine karşı dürüst ve samimi yaklaşmak, bu konuda elinden gelen tüm çabayı göstermek ve Allahın kendisine

(Enam Suresi, 152) Diğer yandan da Allah, Kendi rızası için böyle bir işte sebat gösteren kullarına Kendi

Tartışmacılık Toplumsal Huzuru Tehdit Eden Bir Beladır

(Nahl Suresi, 125) Ne yazık ki günümüzde en basit meseleler bile hızla sert birer çekişmeye dönüşmekte

Anne ile kızı arasındaki basit bir kıyafet seçimi, eşler arasındaki sıradan bir yemek konusu, öğretmen

'Gizli kirlere' ve 'zincirleme kirlenme'ye karşı alınması gereken temizlik önlemleri

vicdan kullanıldığında çok daha derin ve detaylı bir temizlik anlayışının elde edilebileceğini göstermektedir

'Kümelenen Bulutların' Şaşırtıcı Davranışını Anlamak

Ancak son yıllara kadar, özellikle şiddetli fırtınaların ve ani yağışların nasıl oluştuğu tam olarak

(Rum Suresi, 48) Bu ayette, yağmurun oluşumunun birinci evresi olarak rüzgarların gönderilmesi, ikinci

Rüzgarlar denizlerden ve okyanuslardan su buharını ve tuz zerreciklerini havaya taşır, bu zerrecikler

139
/ 3