(Nahl Suresi, 30) De ki: Ey iman eden kullarım, Rabbinizden sakının.
Bu dünyada iyilik edenler için bir iyilik vardır . Allahın arzı geniştir.
Kim bir iyilik kazanırsa, Biz ondaki iyiliği artırırız .
Dolayısıyla iman eden bir insan, içinde öfke hissi duyduğunda öfkelenmez.
; ancak bazıları karşısında da aciz olduklarına inanırlar.
Allah dünya hayatında insana, her şeyin doğru yolunu göstermiştir.
Uzun yıllar boyunca yeryüzünde en yaygın olarak kullanılan lambalar, akkor telli lambalardı.
Bu da hem çevre dostu hem de ekonomik bir aydınlatma sağlar (Pimputkar et al., 2009).
Miller, S. L., Spicer, C. W. (2012). Environmental aspects of fluorescent lamps.
Allah, samimi gayrete hemen güzel bir karşılık verir.
İyiliğin karşılığını bu dünyada da hemen görmek mümkündür.
Kuranda şöyle buyurulur: Ahiretin karşılığı ise, iman edenler ve takvada bulunanlar için daha hayırlıdır
Ancak Allah dünya hayatında özel bazı durumlar da yaratmıştır.
gibi bir soru sormak zorunda hissederler kendilerini.
Onlara öyle bir yoksulluk, öyle dayanılmaz bir zorluk çattı ve öylesine sarsıldılar ki , sonunda elçi
Allah, insanın ruhuna güzelliklere, iyiliklere, nimetlere karşı, hayatının sonuna dek bitmeyecek bir
Ama dünya hayatındaki imtihanın gereği olarak, her istediğini elde edemeyebilir.
kadar bu yönde dua etmeye ve çaba harcamaya devam eder.
faydalı olduğuna inanır.
Bunu dile getirsem de getirmesem de bu zaten var.
Dürüstlük, doğruculuk, gerçekçilik demek sürekli olumsuzlukları dile getirmek değildir.
Öfkeleri ya da kendilerini haklı görmeleri güçlerini kırar.
Kim de Allaha tevekkül ederse, O, ona yeter.
Artık dileyen Rabbine bir yol bulabilir . (Müzemmil Suresi, 19)
ve isteklerini kendininkilerden üstte tutsun ister.
edici olduğuna kanaat getirirler.
dost olmak, ona güven duyabilmek, onu daha derin bir sevgiyle sevebilmek için onda tüm bu detayları
Çoğu kimse, bu özelliği gösteren kişilere karşı çok daha fazla saygı duyar.
güçlü ve baskın kişilik nedeniyle onlara karşı derin bir hayranlık beslerler.
Kendi dediği yapılan kimse, bu durumdan dolayı sevince kapılır ve kendisiyle gurur duyar.
Hayatında bir eksiklik olduğunda; beklentileri ya da istekleri umduğu şekilde gerçekleşmediğinde, genellikle
İşte bu ruh hali, bir müminin kalbindeki gerçek imanın bir alametidir.
nimet içerisinde de olsa, sürekli olarak derin imanda yaşamasını sağlar.
Bir konuşmada mutlaka en son sözü söyleyen kişi kendisi olmaya çalışır.
Ve böyle olduğunda da, kendince mutlu olur. Bunu, büyük bir başarı olarak görür.
Halbuki bu kişinin bu isteğinin karşılanması son derece kolaydır.
Genellikle bu gibi durumlarda, önce konunun detaylarını araştırmaktansa, hiç soruşturmadan karşı tarafı
Yetişkin biri bir hata yaptığında ise, bu kişiye kızma konusunda kendilerini alabildiğine haklı görürler
İşte müminin böyle bir durumda dikkatini asıl yoğunlaştırması gereken, konunun bu kısmı olmalıdır.
İnsan böyle bir kişiye karşı duyduğu sevginin gücünü çoğu zaman kendinden sanır.
Ve burada tarif edilen anlayışta bir sevgi de ancak iman ile yaşanabilir.
İman etmeyen bir insan sevgide bu kadar fedakar olamaz.
Kirliliğin insanlara getirebileceği zarar ve sıkıntıları bilen şuuru açık her insan için temizlik son
Temizlik, Allahın iman edenlere bildirdiği bir emridir.
Aynı zamanda da dünya hayatının çok güzel bir nimetidir.
Kendilerinden başka gerçek anlamda kimseye güven duymazlar.
Bu nedenle müminlerin olduğu yer de dünyanın en güvenilir yeridir.
(Maide Suresi, 55) Kim Allahı, Resûlünü ve iman edenleri dost (veli) edinirse, hiç şüphe yok, galip gelecek
Çoğu insan, bu yaşadıkları üzerinde gerektiği kadar durup hayatına devam eder.
getirilmemiş olmasından ciddi şekilde rahatsızlık duyarlar.
sorun oluşturabilir.
Eğer nankörlük ederseniz, hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir.
Bu nedenle Allah sevgisi dünyadaki en hayati konudur.
İnsanlar Allahı çok sevseler, dünya adeta cennet gibi rahat edecekleri bir yer olur.
manevi dünyasında tek başına bir yaşam sürmektedir.
Allah bir ayette, Oysa sizi de, yapmakta olduklarınızı da Allah yaratmıştır.
O kişide oluşacak etkiyi yaratması için tüm samimiyetiyle Allaha dua eder.
Bunun socunda da gerçekten düzelttiklerini zannederler. 1 şiddetinde bir baskıyla karşılaştıklarında
buna dayanırlar. 2 şiddetinde bir baskı olduğunda buna da dayanırlar.
Bu sözü söyleyen bir insana, Allah o yolda bütün kapıları açar; güç kuvvet verir.