logo HARUN YAHYA
Yunus Derisi Gemilerde Yakıt Tasarrufu Sağlıyor

süzülebilen ve ortamın koşullarına aldırış etmeden çok yükseğe sıçrayabilen bir canlı, sürtünmeyi en aza

Çünkü öncelikle su da sürtünme çok fazla ve bir yunusun kasları, ağırlığına oranla ancak bir insanın

tasarruf sağlarken CO2 emisyonlarını 900 tondan fazla azaltacağını tahmin ediyor.

''Zaten güzel ahlaklı olabilirsiniz. Ama eğer gücünüz yetiyorsa, bunun en az iki katı daha fazla güzel ahlaklı olun.''

Daha mülayim ahlaka sahip olan bu kimselere göre, diğerlerinin kendilerini yetiştirmesi, çok daha fazla

çaba, çok daha fazla samimiyet ve irade gerektirebilir.

İşte nasıl ki bir insan, istediği takdirde çok daha fazla çaba ile kendisini çok güzel yetiştirebilme

Mümin hayatının sonuna kadar, her an, her konuda durmaksınız çaba harcamakla yükümlüdür. ''Nasıl olsa bu konuyu hallettim'' diyerek bir gün, bir saat bile olsa bu çabasından vazgeçmez.

Gerçek Müslüman olmanın en önemli alametlerinden biri de zaten, kişinin ne tür şartlar içersinde olursa

Allah korkusu ve imanı ne kadar güçlüyse, o kişi Allah korkusundan dolayı her gün, her saat daha da fazla

Karşı tarafı sözle yenmiş olmak, her zaman bir kazanç değildir; bazen de güzel olan yenilmektir...

Bazen de insanın yenilmesi, asıl olarak onun üstünlüğünü gösteren bir alamet olur.

Yoksa çoğu zaman bu kimseler, aslında karşı tarafın getirdiği fikirlerin de en az kendilerininki kadar

Çünkü bu, Allahın razı olacağı, Müslümanların beğeneceği ahlaktır.

İnsanın kendine sürekli sorması gereken bir soru: Herşeyi Allah'ın yaptığını her an sürekli düşünüyor muyum?

Önemli bir şey emanet edersiniz, karşınızdaki bunu kaybeder.

gecikemez, kimse unutamaz, kimse ihmalkar olamaz, kimse bir şeyi yanlış anlayamaz, kimse verilen emaneti

Bugününüze yeniden bir niyet ederek; her anınızı salih amelle geçirme kararıyla başlayın

Çevresinde olup biten tüm olaylara karşı herkesten çok daha fazla ilgilidir.

Herkesten çok daha fazla gönül alıcı, herkesten çok daha fazla nezaketli, herkesten daha fazla sevgi

Herkesten daha fazla yapıcı ve olumludur.

Müslümanlara güvenmekte tereddüt etmemek...

İnsanların bu tedirginliklerinde çok fazla haklılık payı da vardır elbette.

Birbirlerine kıymetli bir şey, mal, mülk ya da para asla emanet edemezler.

Kendilerine emanet edilen bir şeyi titizlikle korurlar.

'Gerçekten ve çok istemek' ile '-olursa iyi olur- tarzında istemek' farklıdır. İnsan gerçekten isterse, -Allah'ın izniyle- tüm zorlukların üstesinden gelir...

Kendinden çok ödün vermeden, nefsini ezmeden, çok fazla emek harcamadan, kendini zora sokmadan bu sonuca

Ve bunun sonucunda da Allah, böyle samimiyetle, şevk ve azimle isteyip çaba harcayan bir kimseye mutlaka

gerçekten bir eksikliğinden rahatsızlık duyuyorsa, Allahın izniyle o konuyu halletmesi için elinde çok fazla

TEVRAT’TA ADNAN OKTAR VE HARUN YAHYA İSİMLERİNİN KODLANMIŞ OLDUĞUNU GÖSTEREN BİLİMSEL ÇALIŞMA

Tam senin istediğin gibi olmam lazım. Bak, niye dekolte hanımlarla çıkayım?

Tam tersini yapıyorum, Mehdilik iddia etsem, yani senin dediğin samimi olsa, ben bunları yapmamam lazım

Buna rağmen sende bu alametler var, demek ki sen Mehdilik iddia ediyorsun demek ve Sayın Oktarın açık

Ölmeye hazır bir Müslümanın üslubu ve tavrı içerisinde olmak...

Kendisine ölümcül bir hastalık haberi gelmeden, hayatının sadece sayılı çok az bir süresi kaldığına dair

Her geçen an, hayırdan yana çok daha az şey yapabilecek süresi kalmaktadır.

Bu kimselerin yaşadığı pişmanlık, henüz vakitleri varken, ellerindeki imkanlarını Allahın razı olacağı

'Gaddar' denildiğinde pek çok insan bu özelliği kendinden çok uzak görür. Ama 'gaddarlık', günlük hayatta, insanın kendine kondurmadığı pek çok tavırda ortaya çıkar...

affetmemekte kararlı davranmak gibi tavırlar, kişinin gaddar bir ahlaka yatkın olduğunu gösteren alametlerdir

korktuğu için, tüm vicdanını ve iradesini kullanarak bu kişiye olabilecek en güzel, en abartılı en fazla

İdeal olan, tavırların sadece ''yanlış olmaması'' değildir; asıl aranılan ''en güzel davranışlarda bulunmak''tır...

Bu konunun örneklerini çok fazla artırabilmek mümkündür.

İnsan böyle güzel bir ahlaka, en az aynısıyla, hatta daha güzeliyle karşılık vermelidir.

Allahtan korkan bir insanın, Allahın en razı olacağı ahlakı bulup onu uygulaması gerekir.

'İçinden geldiği gibi davranmak' samimiyettir. Ama bazen de insanın içinden gelenleri yenip, daha güzel olan tavrı göstermeye çalışması gerekir

hemen bunun Kuran ahlakına uygun olmayan bir ahlak olduğunu düşünüp, beraberindeki insanlara, Allahın razı

sırf içinden geliyor diye uygulaması ise, yalnızca bu kişinin ahlakındaki eksiklikleri gösteren bir alamet

İnsan nefsini eğitebildiği ölçüde, Allahın razı olmasını umacağı bir ahlaka ulaşabilecektir.

İnsan çevresinde gördüğü bir tavrı öncelikle şüpheyle ve olumsuz bir bakış açısıyla algılama eğilimindedir. Ancak gerçekler her zaman ilk bakışta algılandığı gibi olmayabilir. Mümin nefsindeki bu eğilime karşı hüsn-ü zan ederek tedbir almalıdır.

Bu, insanın, farkında olmasa bile, aslında günlük hayatta çok fazla karşılaştığı bir durumdur.

Belki de yanındaki kişi, az önce yemeğin kendi payına düşen kısmını yemiş ve bitirmiştir.

Tam tersine bu tavrı onun o kişiye karşı olan merhametinin, sevgisinin ve düşkünlüğünün bir alametidir

Nezaketin daha nezaketlisini, ince düşüncenin daha ince düşüncelisini bulup uygulamaya çalışmak...

dahi ikram edilse, o kişinin o konuda verdiği emeğe, iyi niyete ve ikramına saygı olarak, o yiyecekten az

çevresine, çok daha derinlemesine güzel ahlak gösterebilme niyetiyle baktığında, vicdanı ona çok daha fazla

rahatlığı, huzur ve mutmainlik, bu kimseye feragat ettiği nimetlerle kıyas olmayacak kadar büyük bir haz

Boş bulunmamak için dikkat vermek...

Ancak eğer insan nefsine karşı bu yönde de iyi tedbirler alırsa, bu riski de en aza indirmeyi başarabilir

kazanmayı, dünyadaki her türlü çıkar ve menfaatten önde tutuyorsa, boş bulunduğu takdirde Allahın razı

''Ancak şu şartlar oluşursa, bunu yapabilirim'' mantığı yanlıştır. Mümin Allah'a güvenecek ve gücü ve sonucu Allah'tan isteyerek, elinden gelen çabanın en fazlasını gösterecektir.

Dolayısıyla Allah bir olayı belirli şartlar içerisinde yaratıyorsa, bunda çok fazla hikmet vardır.

Örneğin dünyadaki inkar edenlerin sayısı ve etkinliği çok fazladır.

Mümin, güzel ahlakından dolayı, dualarında kendisi için istediği her şeyi, kardeşleri için de ister

Allahın en sevdiği, en razı olduğu kulu olabilmek için Allaha dua eder.

Aynı şekilde Allah razı olsun denildinde, Allah hepimizden razı olsun diyerek karşılık verirler.

Kuranda müminlerin bu ahlakını gösteren dualarına çok fazla örnek verilmiştir.

Mümin, ima yollu konuşmayı, esprilerle mesaj vermeyi güzel ve asil ruhuna yakıştırmaz...

Aksi ise söz konusu insanların ruhlarındaki basitliği, sıradanlığı, yüzeyselliği gösteren bir alamettir

Ancak elbetteki cahiliye toplumlarında bu karakterdeki insanlar sayıca oldukça fazladır.

Müminin en önemli özelliklerinden biri 'affedebilmesi'dir... 'Affedemeyen' kimseler ise, kalplerindeki öfkenin karanlığına sıkışıp kalan insanlardır...

Allah dünya hayatında insanlar için, çok büyük haz duyacakları çok güzel nimetler yaratmıştır.

İçlerinden birazı dışında, onlardan sürekli ihanet görür durursun.

105
/ 6