Gergedanlar üzerlerindeki çamur kuruduktan sonra kendilerini ağaca sürterek derilerinin üzerinde kuruyan
Çamurun dökülmesiyle birlikte ise gergedanların derisinde daha önceden bulunan ölü böcekler ve ölü deri
Gergedanlar bu şekilde kuşlara besin sağlayarak hem onlara yaptıkları temizliğin karşılığını vermiş,
<p>Sayın Adnan Oktar’ın 21 Mayıs 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından</p><p> </p><p><strong>İZLEYİCİ
Genelde bütün dünyadaki tek sebep odur. Çünkü dindarların huzuru bilinir dünyaca.
<p>Sayın Adnan Oktar'ın 22 Şubat 2018 tarihli A9TV canlı yayınından.
</p><p> </p><p><strong>A9TV'yi severek izliyoruz, sonuna kadar destekliyoruz.
Sonuna kadar destekliyoruz.
<p>Sayın Adnan Oktar'ın 12 Mayıs 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
OKTAR: </strong>Seçtiği kelimeler, kurduğu cümle şekli, mantığı, ses tonu, bakışlarla tabii yüzündeki ifade
Çünkü araştırmacı, ayaklarda 624.000 tutunma noktası saymış, bunların her birinin 41 Nano-Newtonluk bir
Yoksa Biz onlara bir kitap vermişiz de onlar bundan (dolayı) apaçık bir belge üzerinde midirler?
(Fatır Suresi, 40) 15 mg ağırlığındaki bir örümcek kendisinden 170 kat daha güçlü bir yapışkan kuvvete
Oxpecker denen kuşlar Afrika bufalosu, gergedanlar ve diğer büyük av hayvanlarının derilerinin üzerindeki
Bu ortak yaşamda her iki taraf da karşılıklı çok fazla fayda sağlar.
Bu şekilde av hayvanları hem parazitlerinden kurtulmuş olur hem de herhangi bir tehlike durumunda kuşlardan
<p>"Derinlerin gizemi" belgeselinden.
Bu dikenler saldırı durumunda koruma sağlar.
Avını yüzgeçlerini kullanarak istediği yere yönlendirir, köşeye sıkıştırınca da ağzına doğru çeker.
Bir kısmı, uygun koşullar olduğunda, yer altına sızar ve yer altı sularını meydana getirirler.
Sonra onunla çeşitli renklerde ekinler çıkarıyor...
Onun Şafi (şifa veren) isminin bir tecellisi ve Yüce kudretinin bir göstergesidir.
doğanın böylesine kusursuz bir sistemi, tesadüfen oluşturduğunu iddia edecek kadar mantığa, akla ve bilime
mucizeler meydana getirdiğini, şuursuz atomları tesadüfen şuur ve akılla hareket ettirdiğini iddia ederler
Dönüş Onadır. (Teğabun Suresi, 3)
İman gözüyle bakmayan bir insan bu detayları kavrayamayabilir fakat müminler Allah katında herşeyin bir
belli olduğunu ve herşeyi Allahın yarattığını bildiklerinden, gördükleri bu ürünlerin aslında daha kendileri
Allahın insanlarla ne kadar ilgili olduğunun bilincinde oldukları için de sürekli Allaha şükrederler.
Noel ağacı solucanı olarak isimlendirilen bir deniz solucanı (Spirobranchus Giganteus), adeta sanat eserini
andıran çok işlevli dokunaçları ile bilim çevrelerinde pek çok soruyu gündeme getirdi.
kolaylıkla tutabilmektedirler. ( www.altinoran.org ) Dokunaçların bir diğer önemli işlevi ise canlının solunum
Oysa bunlar, üzerinde durulması ve derin düşünülmesi gereken gerçeklerdir.
Allah'ın sanatındaki sırları ve bize verdiği nimetleri anlayabilmek için yollar aramak, herkesin üzerine
Aklı ve düşünme kabiliyeti olmayan canlıların adeta bir mühendis veya mimar gibi ortaya koydukları eserler
Bunun yanı sıra Negevde bulunan Ben Gurion Üniversitesi bilim adamlarının tespitine göre akrepler gece
avına çıkmadan önce yuvalarında oluşturdukları platform ile ısınabiliyorlar.
Dünya hayatının geçici olduğunu bildikleri için, sadece ahirete yönelir ve ahirette karşılığını alacaklarını
İşte bu tür insanlar imanı gereği gibi yaşamazlar.
Bizim bedenimizdeki her detayı ve güzelliği Allah vermiştir ve Allah dilerse yok eder.
<p>Sayın Adnan Oktar’ın 19 Mayıs 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.</p> </br>
</p><p>Peygamberimiz (sav)’e soruyorlar, <strong>“Ya Resulallah biz oraya nasıl gideceğiz gökte, yukarıda
Sivrisinek su altı dünyasından, dış dünyaya ihtiyacı olan her şey tamamlanmış olarak çıkar: Uçabileceği
Avının dokularını uyuşturacak, kanın pıhtılaşmasını engelleyecek özel sıvı su altında oluşmuştur.
Bizim dünyamız için adeta yoktan var olmuş gibidir.
Calibri , sans-serif ;mso-fareast- Times New Roman ;mso-bidi- Times New Roman ; İşçi arıların hareketleri son
Her işçi kesin olarak ne ve nasıl yapacağını bilir, kusursuz bir disiplinle hareket eder. Nat. Geo.
Soc., The Marvels of Animal Behaviour, s.49-64