Bediüzzaman Said Nursi, 1960 yılında Hakkın rahmetine kavuşana kadar, bütün ömrünü insanları Allaha iman etmeye
O, yanında bakraçta taşıdığı ecza diyelim, su değil o aslında o ecza, onu çam kozalağıyla, çam kozalağı
Allah bereket veriyor. Rab onu kutsamıştı. İshak bolluğa kavuştu. Varlığı gittikçe büyüyordu.
MÜMİN MALINI HESAPSIZCA GÜZELLİKLE VERİR, SÖZÜNÜ ETMEZ Sad Suresi 35 te Hz.
Ali, Veli, Mehmet fark etmez. Onu kafaya takmayın. Geçtiğinde de o haşa Allah gibi olmaz.
Yoksa Mehdi olan kişi bana Mehdi deyin demez, diyene de müsaade etmez.
gibi şirk içindeki bu topluluğa Allah'ın varlığını anlattı, onları Allah'ın tek ilah olduğuna iman etmeye
gibi şirk içindeki bu topluluğa Allah'ın varlığını anlattı, onları Allah'ın tek ilah olduğuna iman etmeye
olarak büyüdüğünü, geliştiğini görmekteyiz ve bunun İslam ülkeleri üzerindeki etkinliğini de fark etmekteyiz
Bu kişilerin talep ettiği gibi bir medeniyetler çatışması yaşanmasının tüm insanlık için büyük bir felakete