</p><p class="ayet"><strong>“İnsanlar içinde Allah'tan başkasını eş ve ortak tutanlar vardır ki onlar
Allah'tan içi titreyerek korku duyan mümin her an, her tavrın en güzeline ulaşmak için çabalar.
Özellikle insanın günlük yaşamı içinde karşılaştığı pek çok olay aslında Allah'tan birer hatırlatmadır
Samimi olarak hatalarından vazgeçen ve Allaha tevbe eden kimse Allahın kendisini bağışlayacağını umabilir
Allahın rızasına uygun bir harekettir.
Niyetine ve sözüne sadık kalıp, ölüm gelinceye kadar da doğru istikamet içinde olup tevbe etmesidir.
Allah, kimi saptırırsa, artık onun için bir yol gösterici yoktur.
, (Allah) göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların Rabbidir.
Ve asla Allahtan başkasından bir yardım, bir fayda ummazlar.
(Araf Suresi, 96) Fettah, Allahın açan sıfatıdır.
Musa da Allahın çeşitli zorluklarla imtihan ettiği elçilerden biridir. Ancak Allah Hz.
Allah da onun duasını kabul ederek Hz. Harunu ona destekçi kılmıştır.
Artık sen Allaha sığın. Şüphesiz O hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.
Allah kainattaki her sesi duyar.
Allah Katında zaman ve mekan olmadığı, Allah her an her yerde olduğu için bu, Ona göre çok kolaydır.
Artık sen Allaha sığın. Şüphesiz O hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.
Allah kainattaki her sesi duyar.
Allah Katında zaman ve mekan olmadığı, Allah her an her yerde olduğu için bu, Ona göre çok kolaydır.
İnsan imanı ölçüsünde Allahtan (c.c) umut eder, Onun rahmetine ve sonsuz nimetlerine kavuşmak için büyük
Mümin de Allaha (c.c) olan güveni, yakınlığı, teslimiyeti ve samimiyeti derecesinde bu nimetlere kavuşmayı
Kuranda müminlerin sürekli Allahtan (c.c) umut eden bir ruh hali içinde oldukları bildirilmektedir.
Dedi ki: Bugün Allahın emrinden, esirgeyen olan (Allah)dan başka bir koruyucu yoktur. ...
İnsan için tek koruyucu Rahman olan Allahtır.
Ancak Allah, kendilerini kurtarınca yine başlarına gelenleri unuturlar.
Onu hal ehli olan, mana ehli olan insanlar görürler. Yoksa ışık, parlaklık anlamında değil.
Allah insanların içine düştükleri bu durumu Kuranda şöyle bildirmektedir: ...
Oysa Allah, rahmeti ve şefkati ile insanlar için dünyada birçok nimet yaratmıştır.
Akıl ve vicdan sahibi müminler bunları hemen fark edip, nimetlerin sevinci ile Allaha şükrederler.
Allah seni nuruyla sarsın, cennetiyle şereflendirsin. Tam cennet kuzusuna benziyorsun sen.
Allah seni zaten eğitiyor benim güzel yüzlüm çileyle, zorluklarla, sıkıntılarla
Mesela cennette bu sonsuza kadar yok. Sabır, sadakat, vefa sonsuza kadar yok.
ŞEFİ (Şefaat eden) Yoksa Allahtan başka şefaat ediciler mi edindiler?
Allah birçok ayetinde din gününde -Allahın dilemesi dışında- kimsenin kimseye şefaatte bulunamayacağını
Hiçbir insanın Allahtan başka velisi ve şefaatçisi de yoktur...
Allah, dilediğini yaratır. Hiç şüphesiz Allah, herşeye güç yetirendir.
Çünkü Allah, canlıların hepsi için bir yaşam biçimi belirlemiştir.
Tüm canlıları Allah yaratmış ve bu şekilde yaşamalarını takdir etmiştir.
(Bakara Suresi, 117) Allah sonsuz kuvvet ve kudret sahibidir.
Oysa Allah bütün bunlardan münezzeh olandır.
(Fakat) Allah neyi dilerse yaratır.
Mesela bak, Allah örnek olarak diyor ki; şeytandan Allaha sığınırım; Ankebut Suresi, 41; Allahın dışında
İçlerinde zulmedenleri hariç olmak üzere, Kitap Ehliyle en güzel olan bir tarzın dışında mücadele etmeyin
Yani, sizin Allahınız da bizim Allahımız da aynı. Tek Allaha inanıyoruz. Ve biz Ona teslim olmuşuz.
Etrafına kısaca göz atan bir insan Allahın kusursuz yaratma sanatının ve gücünün sayısız tecellilerini
ve geçirdikleri her üretim aşamasını Allahın yarattığını bilirler.
Allahın insanlarla ne kadar ilgili olduğunun bilincinde oldukları için de sürekli Allaha şükrederler.
(Necm Suresi, 48) Gerçek zenginlik yalnızca Allaha aittir.
İnsanların dünyada sahip oldukları zenginlikler, mal-mülk de yalnızca Allaha aittir.
Çünkü onlar bilirler ki, mülkün tümü Allaha aittir, dilediğine mülk veren Allah, dilediğinden de mülkünü