Artık onlar umutları suya düşenler oldular diyor.
bir ümitleri ve beklentileri de olmadığı için her zaman huzursuz ve sıkıntılı bir ruh hali içinde yaşarlar
Ayrıca söz konusu papirüsün yazarı İpuwerin de bu olayların tanığı olduğu anlaşılmaktadır.
Müminin hem kendisi hem de etrafındaki insanlar Kuran ahlakının bereketini ve huzurunu yaşarlar.
Eğer Allah dileseydi, sizi bir tek ümmet kılardı; ancak (bu,) verdikleriyle sizi denemesi içindir.
Artık hayırlarda yarışınız.
Artık hayırlarda yarışınız. 49. ayette ; Aralarında Allahın indirdiğiyle hükmet ve onların hevalarına
Ne yapalım? diyorlar. Zülkarneyne söylüyorlar. Siz bana insani güçle yardım edin.
“Anlayana yapmalı tekdir, tekdirden anlamayanın hakkı kötektir” diye Türk atasözü var.
O anda yanındakilerin susması ise, o kişiyi dinlediklerinin ve önemsediklerinin değil, genellikle artık
Allah için değil, erkek için yaşamaya layık bir varlık haline getirmeye çalışan zihniyetler, ayetteki tek
O yüzden bu zihniyete göre apar topar boncuklar yasaklanır ki son derece vahşi bir varlık olan erkek
Mehdi (a.s.) ın zuhur ettiğini tecelli eden ahir zaman alametlerinin ardı ardına ve birbirini izler şekilde
röportajından Rabbimiz, Allahın (kabulünü) üzerine aldığı tevbe, ancak cehalet nedeniyle kötülük yapanların
Kuran ahlakından zevk alması, Allaha itaat etmekten dolayı sevinç ve huzur duyması ve tüm bunları yaparken
Bunun için fedakarlık yapar, emek harcar; fakat bunun karşılığını yanlızca Allahtan umar.
Gerçekten Allah, iyilik yapanların ecrini kaybetmez.
kuşku şöyle bildirilir: “Hayır, onların ahiret konusundaki bilgileri art arda
Zemin, duvarlar ve tavanın bu şekilde şeffaf olması ise içinde oturan kişilere ferahlık ve zevk vermesi
aldanmayan müminler ahirette gerçek zevk ve neşeyi birbirinden güzel bu cennet mekanlarında sonsuza kadar yaşarlar
ayetinde şöyle haber vermektedir: Onlar, kendilerine insanlar: Size karşı insanlar topla(n)dılar, artık
Bu ayette benzersiz bir şekilde, D-N-A harfleri ardı ardına tam üç defa, yan yana yer almaktadır.
bir ayetinde şöyle belirtmektedir: Onlar, kendilerine insanlar: Size karşı insanlar topla(n)dılar, artık