logo HARUN YAHYA
Kuran Akıllı Olmanın Kılavuzudur

Ancak bunların hiçbiri aklın gerçek anlamı hakkında insanlara tam bir fikir vermeye yeterli olamamıştır

sanatı karşısında insanın nasıl aciz kaldığı şöyle bir örnekle haber verilmiştir: O, biri diğeriyle tam

Allahın, insanlara böylesine kusursuz sistemler göstermesinin bir sebebi de, insanın aklın gerçek sahibinin

Ruh Güzelliği Kuran Ahlakının Yaşanması ile Kazanılır 1

Ancak insan, özlemini duyduğu kusursuz fiziksel güzelliği dünyada tam olarak hiçbir zaman bulamaz.

İnsan sürekli olarak bu sese kulak verdiği ve Kuranda bildirilen hükümleri tam olarak kavradığı takdirde

korkup-sakınmak gerekiyorsa öylece korkup-sakının ve siz, ancak Müslüman olmaktan başka (bir din ve tutum

Dr. Anjeanette Roberts: Artık Kendimi Teist Bir Evrimci Olarak Değil İlerici Bir Yaratılışçı Olarak Nitelendiriyorum.

Anlattıkları İncil’in Tekvin kitabından yaratılış ile ilgili anladıklarımız ile tam tamına aynı

İşte tam o noktada evrimin iddiaları, evrimi destekleyen kanıtları ve evrimi desteklemek için

Allah'ın İsimleri: KUDDÜS

Ömürleri boyunca bedenlerine bakmak, yaşayabilmek için ona sürekli ihtimam göstermek zorundadırlar.

ERHAMURRAHİMİN - Merhamet Edenlerin En Merhametlisi

Ancak, yeryüzündeki tüm insanlar ihtiyaçları olan şeyleri elde edebilmek için çok büyük bir çaba göstermeden

Gerçek Sevgi Kuran Ahlakı ile Birlikte Yaşanır

Bu süreklilik, müminin sevgide de bir ömür boyunca sabır ve kararlılık göstermesini sağlar.

HZ. NUH

(Hud Suresi, 31) Allahın görevlendirdiği elçilerin, malca, paraca üstün olmalarını, mucizeler göstermelerini

Nuhun Kavmine Karşı Kararlı Tutumu Dünya üzerinde var olan herşeyin sahibinin Allah olduğunu, Allah dilemedikten

Nuhun Oğlunun Kafirlerden Olması İnkarları, alayları, saldırılarıyla azabı tam olarak hak eden kavmin

Olumlu düşünmekte kararlı olmak

Allahın beğendiği tevekkül ahlakından uzaklaştırdığı; hüzne, ümitsizliğe ve telaşa kaptırdığı insanları tam

Tümüyle olumsuz görünen bir olayı dahi Allahın bir lütfu, rahmeti ve nimeti olarak görür.

8509
/ 426