dünyanın geçici süsleri, sahte çekicilikleri ona Allahtan, Resulünden ve Allah yolunda mücadele etmekten
korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden evler, sizlere Allahtan, Onun resulünden ve Onun yolunda cehd etmekten
Bu tür hareketlerin sürekliliğinde her zaman küfre, münafıklığa açılan bir kapı vardır.
iyi yaşayabilir ve nasıl daha çok çıkar elde edebilir , bunun hesabını yaparak bu menfaatleri elde etmeye
Bu insanların yaşam gayeleri, bu değerleri elde etmek üzerine kuruludur.
Hiçbir insan, kendi çabasıyla herhangi bir şeyi elde etme gücüne sahip değildir.
Tecessüs etmeyin (birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın).
Bu kötü davranışların aslında ne kadar rahatsızlık veren hareketler olduğu ayetteki gıybetle ilgili benzetmeden
Ayetlerde şöyle buyrulmuştur: Arkadan çekiştirip duran, kaş göz hareketleriyle alay eden her kişinin
Mehdinin gelişinden ümit kesen kimselerin durumuna da işaret etmektedir.
Mehdinin gelişini inkar etmekte ve Peygamberimiz (sav) in de bu konudaki sözlerinin sözde asılsız olduğunu
Mehdinin gelişinin gerçek olmadığına ve sözde boş bir vaat olduğuna inanmaları da Peygamberimiz (sav)
Yağmur damlalarının hızı çok yavaşlayacak, yere inmeden yeniden buharlaşacaklardı.
Ayette dua etmenin belirli bir vakti olmadığı ve müminlerin korku ve ümit arasında dua ettikleri haber
Yani cehennemden korkup, cennete kavuşmayı ümit etmelidir.
Ayetin devamında infak etmenin önemine dikkat çekilmiştir.
Allahı unutup da insanların rızasına yönelik olarak yapılan tüm hareketler samimiyeti zedeleyecektir.
etmek ise samimiyeti getirecektir.
Bir insan cahil olabilir, Allahı razı etmek için yapması gereken bazı şeyleri bilmiyor da olabilir.
(Muvatta, Hüsnül-Hulk 16, (2, 908) Vicdan ve aklı selim ile hareket eden, kendi çıkarlarındansa, öncelikle
Suresi, 46) Müslümanlar arasında kırgınlık, küsmek, alınganlık, çekişme gibi tavır bozukluklarının yaşanmasına
Etraflarındaki onlarca farklı fikirdeki kişiler onları rahatsız etmez.
Fikrini savunurken, karşı tarafı kızdırmaya, tahrik etmeye, kışkırtmaya çalışmaz.
, kışkırtmaz, körüklemezsek; SİZ - BİZ mantığıyla hareket etmez, insanları da bu bakış açısına çekmezsek
elektronik bir cihaz satın aldığınızda, kullanma talimatını okumadan o cihazı fişe taktığınızda nasıl yanmasına
imtihan ortamı içerisinde insan, her an Allahın emir ve yasaklarını gözetmekle, Allahın rızasına uygun hareket
etmekle sorumludur.
Bu gerçek toplumda Kuran ahlakının yaşanmasının hayati önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.
Herkes Allah rızasına uygun hareket edeceği için kargaşa olmaz, suç işlenmez.
Çözüm, Kuran ahlakının tam olarak yaşanması, Allah sevgisi ve korkusu ile hareket edilmesidir.
yetirebildiğinin en fazlasını yapmaya, içerisinde bulunduğu zor koşullara rağmen başkalarına yardım etmeye
Birincisi bir Müslüman kardeşimin ihtiyacımı giderir düşüncesiyle ve halis bir niyetle bana müracaat etmesidir
Bunun sebebi ise, iman sahiplerinin hayatlarının her anında Allah (cc) korkusu ile hareket etmeleridir
Bir süre sonra öyle bir an gelir ki o güzel, ihtişamlı kıyafetleri giyse de bir şey fark etmez.
Bu dünyaya Allaha kul olmaya geldik, iman etmeye ve kalplerimizi Allah sevgisiyle doldurmaya geldik.
Onlar imanla ve akılla hareket ediyor, bu dünya hayatını terk edip ahiret için yaşıyorlar.
Mesela Allah'tan korktuğunda insan iyiyi kötüyü ayırt etme gücü veriliyor Allah tarafından.
“İsterse elli saat taşlasınlar fark etmez.
şeylerle denizde yüzen gemilerde, Allah'ın yağdırdığı ve kendisiyle yeryüzünü ölümünden sonra dirilttiği suda
canlı-cansız tüm varlıklar bizim Allah'ın üstün yaratma gücünü, sanatını, ilmini derin derin tefekkür etmemiz
kapsamlı bir şekilde Allah'ın yarattıkları hakkında düşünmek, yaratılıştaki hikmet ve incelikleri tespit etmek
İnsanlığın dünyadaki mutluluk ve huzuru, ahiretteki kurtuluşu yalnızca Kuran ahlakının yaşanmasıyla mümkün
insanın huzur bulacağı ortamın tam tersi meydana gelir ve daha bu dünyadayken, cehennemin manevi azabı yaşanmaya
İmtihanımız nefes aldığımız her an kesintisiz devam etmektedir.
BAZI SAHABİLER ONLARIN İBADET ETMESİNİ ENGEL OLMAK İSTEMİ Ş LER, FAKAT HZ.
kısmı, bu konuyu surenin ba ş ında, bir kısmı mubahele ayeti olarak bilinen 61. ayette söz konusu etmi
ETMİ Ş TİR .