margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:none; mso-hyphenate:none; font-size:12.0pt; font-family:"Times New
level3 lfo1; mso-hyphenate:none; tab-stops:list 36.0pt; font-size:14.0pt; font-family:"Times New
margin-left:0cm; mso-pagination:none; mso-hyphenate:none; font-size:12.0pt; font-family:"Times New
Gece ile gündüzün ardarda gelişinde (veya aykırılığında), Allah'ın gökten rızık indirip ölümünden sonra
Allah'ın va'di haktır, kıyamet-saatinde hiçbir kuşku yoktur" denildiği zaman, siz: "Kıyamet-saati de neymiş
Delil nedir? Ortaya koyarsın, buna delil derler. Değil mi?
O sonra Musevilerin eline geçmiştir o sandık. Hz. Musa (a.s.) ın içine konduğu o sandık.
Tam, net altın görünümünde, jilet gibi yapılmış, çok düzgün.
İşte bu nedenle de, ölümle karşılaştıklarında yaşadıkları büyük pişmanlığın asıl sebeplerinden biri,
Gece-gündüz Kuran okuyan bir insan Atatürk. Çocukluğundan dindardır.
Sekerata girdiğinde başka boyuta geçmiş oluyor bitiyor konu. Açık şuur kalmıyor.
BU GECE DE, KAÇAMAK YAŞA; GÜMÜŞ ŞAMDANLARI, YOK TABUTLARIN, SÖYLE, BİRKAÇ MUM GETİRSİN PUTLARIN !.