HARUN YAHYA
logo
HARUN YAHYA

  • Tüm Eserler
  • Kitaplar
  • Makaleler
  • Videolar
  • Görseller
  • Sesler
  • Alıntılar
  • Diğer

Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun YahyaAdnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
ESERLER
KitaplarMakalelerVideolarGörsellerSeslerAlıntılarDiğer
KONULAR
VatikanSosyalizmAydınlanma çağıFransız DevrimiDönmeSabetayistJakobenizmMasonik MedyaSiyasi SiyonizmJön Türkİttihat ve TerakkiAbdülhamitAnti-NaziDünya Siyonist ÖrgütüNuremberg KanunlarıMussolini1. Dünya savaşıAdolf EichmannGoyimRothschild HanedanıThink-TankCFRRockefellerSoğuk SavaşStalinEkim DevrimiSovyetler BirliğiBilderbergVietnamAIPACLobiFuarGüneydoğuYunanistanYeni Dünya DüzeniKızıldenizJeopolitikGaziVergiGümrük2023AntilopBoğaAvrasya İslam ŞuarasıNobel Barış ödülüHastaneSosyal Güvenlik KurumuAli BabacanTurgut ÖzalSuikastGaffar OkkanMuhsin YazıcıoğluRosette NebulaAstronomiGül
Harun Yahya © 2025
Harun Yahya © 2025
        İyi aile müslümanlığı modeli Türkiye'de büyük bir derttir.
        02:22
        Videolar
        İyi aile müslümanlığı modeli Türkiye'de büyük bir derttir.
        mp4mp3
        Yüzyıllar öncesinin gelenekçi modeline gidiyor izlenimi vermek yerine modern, aydın, neşe dolu bir anlayışı öne çıkarmak daha iyi olur. Geçmişin değerlerini korumak, geleneklere sahip çıkmak güzeldir. Ancak geçmişe sahip çıkmakla birlikte hep daha modern, daha Avrupai, daha aydın, sanatı kaliteyi önemli gören, kadınlara özgürlük tanıyan, gençlerin diledikleri gibi yaşadıkları, neşe ve hayat dolu bir Türkiye olması çok önemlidir.
        Yüzyıllar öncesinin gelenekçi modeline gidiyor izlenimi vermek yerine modern, aydın, neşe dolu bir anlayışı öne çıkarmak daha iyi olur. Geçmişin değerlerini korumak, geleneklere sahip çıkmak güzeldir. Ancak geçmişe sahip çıkmakla birlikte hep daha modern, daha Avrupai, daha aydın, sanatı kaliteyi önemli gören, kadınlara özgürlük tanıyan, gençlerin diledikleri gibi yaşadıkları, neşe ve hayat dolu bir Türkiye olması çok önemlidir.
        HD
        Gerçek islamiyet cennet gibidir
        02:02
        Videolar
        Gerçek islamiyet cennet gibidir
        zipmp4
        İslam dini kolaydır. Dinin kolay olduğunu Allah söylüyor. Allah kulları için zorluk dilemez. Gelenekçi sistem dini içinden çıkılmaz, acılarla dolu, insana eziyet eden bir sisteme dönüştürüyor. Hem kendileri acı çekiyor hem insanlara acı çektiriyorlar.
        İslam dini kolaydır. Dinin kolay olduğunu Allah söylüyor. Allah kulları için zorluk dilemez. Gelenekçi sistem dini içinden çıkılmaz, acılarla dolu, insana eziyet eden bir sisteme dönüştürüyor. Hem kendileri acı çekiyor hem insanlara acı çektiriyorlar.
        Hem Darwinist sistemde hem gelenekçi Ortodoks sistemde kadın nefreti oturmuş. Kadını insan olarak görmüyorlar. Biri yarı gelişmiş hayvan olarak görüyor birisi yarım varlık olarak görüyor. Bu sevgisizliği ve çirkin mantığı Kuran ahlakı tamamen ortadan kaldırır.
        Hem Darwinist sistemde hem gelenekçi Ortodoks sistemde kadın nefreti oturmuş. Kadını insan olarak görmüyorlar. Biri yarı gelişmiş hayvan olarak görüyor birisi yarım varlık olarak görüyor. Bu sevgisizliği ve çirkin mantığı Kuran ahlakı tamamen ortadan kaldırır.
        Sayın Adnan Oktar'ın 31 Aralık 2017 tarihli sohbetinden önemli başlıklar
        Makaleler
        Sayın Adnan Oktar'ın 31 Aralık 2017 tarihli sohbetinden önemli başlıklar
        pdf
        Bazı insanların bilinç altında din için acı çekmek gerekir, gülmemek, eğlenmemek gerekir, yoksa cennete gidemezsin mantığı vardır. Buna göre “din içinden çıkılmayacak şekilde zor olmalı ki dinde iyi yol alabilesin” mantığı hakimdir. Bu binlerce yıllık eski bir düşüncedir. Oysa İslam dinleri hep cennet özgürlüğünü getirir. Hz. İbrahim’in getirdiği din de Hz. Süleyman’ın getirdiği din de Peygamberimiz (sav)’in getirdiği din de hep cennet ruhu, cennet özgürlüğü, cennet güzelliği, cennet kalitesi, cennet neşesi getirir. Münafık sistemler de cehennem açmazı, cehennem nimetsizliği, cehennem azabı getirir. Peygamberimiz (sav) Kuran ile birlikte alabildiğine özgürlüğü tanıdı ve insanlara anlattı. Allah, insanların kalbinde istedikleri özgürlüğü Kuran ile helal kıldı. İnsanların üzerindeki baskıları kaldırdı. Kuran ile birlikte peş peşe özgürlük emirleri geliyor. Allah insanların üzerindeki ağır zincirleri kaldırıyor. Özgürlük arttıkça münafıklar hem bu özgürlüğü çok kıskanıyorlar hem de halka karşı kendilerinin avantaj elde ettiklerini düşünüyorlar. “Biz daha muhafazakarız, onlar (Peygamber ve sahabe) ise dini daha kolay yaşıyor, dinimizi değiştiriyorlar” diye insanları etkilemeye çalışıyorlar. Münafıkların tüm konuları Peygamber’in dini nasıl yaşadığına dair kendilerince eleştiriler oluyor. Peygamber’e haşa güvenmediklerini her sözleriyle belirtiyorlar. Allah’ın Peygambere bildirdiği her özgürlük hükmünü şüpheyle karşılıyorlar. Bu alçak ve hain zihniyette olanlar Peygamberimiz (sav)’in vefatından sonra güçlendiler ve Ortodoks İslam anlayışının temelini oluşturdular. Kadının aşağılanması, kadının şeytan gibi olduğu, kadının dövülmesi gerektiği gibi dehşet verici yorumları İslam gibi dine eklediler. Sonra gelen Müslümanlar da bilmeden bunları sanki Allah’ın hükmüymüş gibi sahiplendiler. O günden bu vakte kadar gelen bu yanlışı Kuran’da anlatılan gerçek Müslümanlığı anlatarak düzelteceğiz inşaAllah.
        Bazı insanların bilinç altında din için acı çekmek gerekir, gülmemek, eğlenmemek gerekir, yoksa cennete gidemezsin mantığı vardır. Buna göre “din içinden çıkılmayacak şekilde zor olmalı ki dinde iyi yol alabilesin” mantığı hakimdir. Bu binlerce yıllık eski bir düşüncedir. Oysa İslam dinleri hep cennet özgürlüğünü getirir. Hz. İbrahim’in getirdiği din de Hz. Süleyman’ın getirdiği din de Peygamberimiz (sav)’in getirdiği din de hep cennet ruhu, cennet özgürlüğü, cennet güzelliği, cennet kalitesi, cennet neşesi getirir. Münafık sistemler de cehennem açmazı, cehennem nimetsizliği, cehennem azabı getirir. Peygamberimiz (sav) Kuran ile birlikte alabildiğine özgürlüğü tanıdı ve insanlara anlattı. Allah, insanların kalbinde istedikleri özgürlüğü Kuran ile helal kıldı. İnsanların üzerindeki baskıları kaldırdı. Kuran ile birlikte peş peşe özgürlük emirleri geliyor. Allah insanların üzerindeki ağır zincirleri kaldırıyor. Özgürlük arttıkça münafıklar hem bu özgürlüğü çok kıskanıyorlar hem de halka karşı kendilerinin avantaj elde ettiklerini düşünüyorlar. “Biz daha muhafazakarız, onlar (Peygamber ve sahabe) ise dini daha kolay yaşıyor, dinimizi değiştiriyorlar” diye insanları etkilemeye çalışıyorlar. Münafıkların tüm konuları Peygamber’in dini nasıl yaşadığına dair kendilerince eleştiriler oluyor. Peygamber’e haşa güvenmediklerini her sözleriyle belirtiyorlar. Allah’ın Peygambere bildirdiği her özgürlük hükmünü şüpheyle karşılıyorlar. Bu alçak ve hain zihniyette olanlar Peygamberimiz (sav)’in vefatından sonra güçlendiler ve Ortodoks İslam anlayışının temelini oluşturdular. Kadının aşağılanması, kadının şeytan gibi olduğu, kadının dövülmesi gerektiği gibi dehşet verici yorumları İslam gibi dine eklediler. Sonra gelen Müslümanlar da bilmeden bunları sanki Allah’ın hükmüymüş gibi sahiplendiler. O günden bu vakte kadar gelen bu yanlışı Kuran’da anlatılan gerçek Müslümanlığı anlatarak düzelteceğiz inşaAllah.
        Tek yönlü Darwinist eğitim kaldırılmadığı müddetçe toplumda sevgi, saygı ve değer vermenin yerleşmesi mümkün olmaz. Çocukların ve kadınların korunması tek başına cezai yaptırımlarla sağlanmaz. Cezai yaptırım bu ahlaksızlığı yapanları tek başına caydırmaz. Allah’ı, imanı, ahlakı inkar eden Darwinizm insanlara öğretilmeye devam edildiği müddetçe insanlar karşısındakini bir tür hayvan olarak görecektir. Birbirini hayvan olarak görenlerin saygı, sevgi, hürmet, değer verme gibi kavramları yaşaması imkansızdır. Gençleri bir yandan Darwinist eğitim bir yandan gelenekçi Ortodoks sistemle sıkıştırmanın sonunda ortaya dehşet verici bir model çıkıyor. Bunu ortadan kaldırmanın tek yolu doğru eğitimdir. Aydın, modern, bilimsel, imani eğitimle gençlerin yetiştirilmesidir.
        Tek yönlü Darwinist eğitim kaldırılmadığı müddetçe toplumda sevgi, saygı ve değer vermenin yerleşmesi mümkün olmaz. Çocukların ve kadınların korunması tek başına cezai yaptırımlarla sağlanmaz. Cezai yaptırım bu ahlaksızlığı yapanları tek başına caydırmaz. Allah’ı, imanı, ahlakı inkar eden Darwinizm insanlara öğretilmeye devam edildiği müddetçe insanlar karşısındakini bir tür hayvan olarak görecektir. Birbirini hayvan olarak görenlerin saygı, sevgi, hürmet, değer verme gibi kavramları yaşaması imkansızdır. Gençleri bir yandan Darwinist eğitim bir yandan gelenekçi Ortodoks sistemle sıkıştırmanın sonunda ortaya dehşet verici bir model çıkıyor. Bunu ortadan kaldırmanın tek yolu doğru eğitimdir. Aydın, modern, bilimsel, imani eğitimle gençlerin yetiştirilmesidir.
        İnsanı Allah’ın ruhu olarak görmediklerinde saygı da duyamıyorlar. Ya evrimle meydana gelmiş bir varlık olarak görüyor ya da gelenekçi sistemin etkisiyle kadınları yarım varlık olarak görüyorlar. Böyle bir toplumda kimsenin kimseye saygısı kalmaz. Saygının oluşması için Kuran ahlakı gerekir.
        İnsanı Allah’ın ruhu olarak görmediklerinde saygı da duyamıyorlar. Ya evrimle meydana gelmiş bir varlık olarak görüyor ya da gelenekçi sistemin etkisiyle kadınları yarım varlık olarak görüyorlar. Böyle bir toplumda kimsenin kimseye saygısı kalmaz. Saygının oluşması için Kuran ahlakı gerekir.
        Deccaliyet çift koldan kadınları kuşatma altına almış. Gelenekçi Ortodoks sistem kadını “buçuk, yarım” olarak görüyor. Kadınların şeytana eş değer olduğunu iddia ediyor ve kadın ne derse tersinin yapılması gerektiğini söylüyorlar. Hayat felsefeleri kadın nefreti üzerine kurulu. Darwinist sistem de kadını yarı hayvan olarak görüyor. Kadını gelişimini tamamlamamış bir mahluk olarak değerlendiriyor. Dünyanın geneline bu iki yanlış sistem hakim olduğu için kadınlar her yerde acı çekiyor ve eziliyorlar.
        Deccaliyet çift koldan kadınları kuşatma altına almış. Gelenekçi Ortodoks sistem kadını “buçuk, yarım” olarak görüyor. Kadınların şeytana eş değer olduğunu iddia ediyor ve kadın ne derse tersinin yapılması gerektiğini söylüyorlar. Hayat felsefeleri kadın nefreti üzerine kurulu. Darwinist sistem de kadını yarı hayvan olarak görüyor. Kadını gelişimini tamamlamamış bir mahluk olarak değerlendiriyor. Dünyanın geneline bu iki yanlış sistem hakim olduğu için kadınlar her yerde acı çekiyor ve eziliyorlar.
        Darwinizm’i ilmen yerle bir eden, İslam Birliği’nin muhakkak gerçekleşeceğini anlatan, İsa Mesih ve Mehdi’yi şevkle bekleyen, kadınlara bu kadar değer veren, gelenekçi Ortodoks sistemin açmazını Kuran ile ortaya koyan, Kuran’dan asla taviz vermemeye özen gösteren, ücret karşılığı dinin tebliğ edilmeyeceğini anlatan, İslam ahlakının dünyaya hakim olacağını müjdeleyen tek camia biziz.
        Darwinizm’i ilmen yerle bir eden, İslam Birliği’nin muhakkak gerçekleşeceğini anlatan, İsa Mesih ve Mehdi’yi şevkle bekleyen, kadınlara bu kadar değer veren, gelenekçi Ortodoks sistemin açmazını Kuran ile ortaya koyan, Kuran’dan asla taviz vermemeye özen gösteren, ücret karşılığı dinin tebliğ edilmeyeceğini anlatan, İslam ahlakının dünyaya hakim olacağını müjdeleyen tek camia biziz.
        Din hayatı öldürmez. Din hayata neşe verir. İnsan dindar olduğunda canlı, neşeli, hayat dolu bir karaktere girer. Gelenekçi İslam bunun aksini anlattığı için insanlar dindar olmayı içe kapanmak ve hayatı öldürmek olarak görüyorlar. Böyle olunca da ibadetlerini yapmak için yaşlanmayı bekliyorlar. “Yaşlanınca zaten yaşama zevkim kalmayacak, o zaman ibadet etmekle bir kaybım olmaz” diye düşünüyorlar. İbadet gençken de yaşlıyken de her yaşta yapılır. Dini yaşlandığı döneme ertelemek gelenekçi İslam anlayışının sebep olduğu bir yanılgıdır.
        Din hayatı öldürmez. Din hayata neşe verir. İnsan dindar olduğunda canlı, neşeli, hayat dolu bir karaktere girer. Gelenekçi İslam bunun aksini anlattığı için insanlar dindar olmayı içe kapanmak ve hayatı öldürmek olarak görüyorlar. Böyle olunca da ibadetlerini yapmak için yaşlanmayı bekliyorlar. “Yaşlanınca zaten yaşama zevkim kalmayacak, o zaman ibadet etmekle bir kaybım olmaz” diye düşünüyorlar. İbadet gençken de yaşlıyken de her yaşta yapılır. Dini yaşlandığı döneme ertelemek gelenekçi İslam anlayışının sebep olduğu bir yanılgıdır.
        İnsanlara Allah’ın ruhu olduğunu, karşısındakinin de Allah’ın ruhunu taşıdığını anlatırsak herkes birbirine saygı ve sevgi duyar. Ama birbirlerini bir tür hayvan, bir bakteri gibi görünce sevgi duymaları da saygı duymaları da mümkün olmuyor. Diğer yandan da gelenekçi sistemin kadın düşmanlığı insanların elinden tüm sevgiyi ve güzellikleri alıyor.
        İnsanlara Allah’ın ruhu olduğunu, karşısındakinin de Allah’ın ruhunu taşıdığını anlatırsak herkes birbirine saygı ve sevgi duyar. Ama birbirlerini bir tür hayvan, bir bakteri gibi görünce sevgi duymaları da saygı duymaları da mümkün olmuyor. Diğer yandan da gelenekçi sistemin kadın düşmanlığı insanların elinden tüm sevgiyi ve güzellikleri alıyor.
        Samimiyetin tek amacı sevgidir. Güzel gördüğümüz her şeyin amacı sevgidir. Şeytan bunu öldürmeye çabalıyor. Darwinist kesimde de ortodoks kesimde de sevgiyi ortadan kaldırma isteği var. Tüm gücümüzle buna karşı ilimle irfanla engel oluyoruz.
        Samimiyetin tek amacı sevgidir. Güzel gördüğümüz her şeyin amacı sevgidir. Şeytan bunu öldürmeye çabalıyor. Darwinist kesimde de ortodoks kesimde de sevgiyi ortadan kaldırma isteği var. Tüm gücümüzle buna karşı ilimle irfanla engel oluyoruz.
        Küfre karşı yalakalık yapıp, İngiliz derin devletinden bir kelime dahi bahsetmeyen, arada sırada gelenekçi anlayışını cılız şekilde savunanlar alçakça ve kalleşçe Müslümanların açığını arıyorlar. Bu çok büyük bir eziklik ve karaktersizliktir.
        Küfre karşı yalakalık yapıp, İngiliz derin devletinden bir kelime dahi bahsetmeyen, arada sırada gelenekçi anlayışını cılız şekilde savunanlar alçakça ve kalleşçe Müslümanların açığını arıyorlar. Bu çok büyük bir eziklik ve karaktersizliktir.
        Dünyada en çok istenecek şey Allah’a en derin aşkla sevgi duymaktır. Bazı insanlar iman eder ama Allah’tan uzaktırlar. İmanı teknik olarak anlıyor ve Allah’ın varlığını kabul ediyorlar ama aşkla Allah’ı sevmeyi bilmiyorlar. Allah’tan en çok istenecek şey Sonsuz Güç olan Allah’a en derin aşkla sevgi duymaktır. Bazı gelenekçiler de haşa Allah’ı merhametsiz, adaletsiz, herkesi cehenneme atan bir varlık olarak görüyor Peygamberi daha evla buluyorlar. Allah cehenneme atmak ister Peygamber insanları kurtarır zannediyorlar. Bu, faciadır. Allah’a güvenmemek çok ağır vicdan bozukluğudur. Bu zihniyetteki insanlar aslında Peygamberi de gerçek anlamda sevmiyorlar. Kafalarındaki Peygamber imajını seviyorlar.
        Dünyada en çok istenecek şey Allah’a en derin aşkla sevgi duymaktır. Bazı insanlar iman eder ama Allah’tan uzaktırlar. İmanı teknik olarak anlıyor ve Allah’ın varlığını kabul ediyorlar ama aşkla Allah’ı sevmeyi bilmiyorlar. Allah’tan en çok istenecek şey Sonsuz Güç olan Allah’a en derin aşkla sevgi duymaktır. Bazı gelenekçiler de haşa Allah’ı merhametsiz, adaletsiz, herkesi cehenneme atan bir varlık olarak görüyor Peygamberi daha evla buluyorlar. Allah cehenneme atmak ister Peygamber insanları kurtarır zannediyorlar. Bu, faciadır. Allah’a güvenmemek çok ağır vicdan bozukluğudur. Bu zihniyetteki insanlar aslında Peygamberi de gerçek anlamda sevmiyorlar. Kafalarındaki Peygamber imajını seviyorlar.
        Gelenekçi Ortodoks sistemin baskısını ve Darwinizm’in yalanlarını dünyadan kaldırırsak dünya cennet gibi olur. Gençleri iki koldan sıkıştırıp, mutluluklarını ellerinden almış durumdalar.
        Gelenekçi Ortodoks sistemin baskısını ve Darwinizm’in yalanlarını dünyadan kaldırırsak dünya cennet gibi olur. Gençleri iki koldan sıkıştırıp, mutluluklarını ellerinden almış durumdalar.
        Türkiye’nin solu gerici soldur, çok gerici bir kafaya sahiptir. Stalin Devri’nin soludur. Dolayısıyla hepsi olmasa da büyük bir bölümü; bağnaz, tutucu ve gelenekçidir. Çok katıdırlar. Kılık kıyafeti bile, Stalin bıyığı. Stalin tarzında konuşuyor. Stalin’in kültüründe kalmışlar, 2017’lerin insanı değil. Adam 1920’ler, 1930’ların kafasında. Geliştirememiş kendisini. Onun için kadınlara karşı da katıdır. Mesela; solcu kadınlarına bakın erkek gibidirler. Makyaj yapmazlar, askeri kıyafetler giyerler. Hepsi olmasa da birçoğu bakımsızdır. Kötü bir görünüm vardır. Serttirler, sevgisizdirler. Gelenekçi Ortodoks kesimde de yine öyle kadınların bir çoğu bakımsız, çoğunlukla güzel bir koku hissedemezsin. Güzel bir bakım hissedemezsin. Hepsi için demiyorum, bir kısmı için diyorum çünkü çok iyi olan, çok değerli olan insanlar da var. Ama kadın karşıtlığı onlarda da çok şiddetlidir. Onlar zaten kendileri savunuyorlar kadınların akılsız olduğunu, yarım akıllı olduğunu, sopa yemesi gerektiğini erkeklerden daha kapsamlı anlatıyorlar. Kadının dediğinin tersinin yapılması gerektiğini su gibi ezberlemiş onlar. Kadınlara ait hükümler diye o konuda alim olmuş kadınlar var. Kendi kendine hakaret ediyor ve bunu takva adına yapıyor, Allah'ın hükmü bu, zaten böyle olması lazım diyor. Bundan sonra bu münasebetsizliğe yol vermeyeceğimizi biz gösterttikten sonra Türk gençliğinde muazzam bir uyanma oldu. Bakın 150.000'in üstünde insanla görüştük. Hepsinin pozitif, son derece hür, aydın, Kuran Müslümanı olduğu, aklı başında, şefkatli ve merhametli olduğu, yardımsever, nezih, savaşlara karşı, kan dökülmesinden nefret eden, dostluk ve sevgiden çok zevk alan, sanatı, estetiği, bilimi coşkuyla savunan, demokrat, hür düşünceyi savunan, cumhuriyetçi akla sahip kaliteli gençler olduğunu, kadın özgürlüğünü savunduklarını görüyoruz. Dolayısıyla yaptığımız ilmi mücadele elhamdülillah meyvelerini verdi ve vermeye devam ediyor meyvelerini.
        Türkiye’nin solu gerici soldur, çok gerici bir kafaya sahiptir. Stalin Devri’nin soludur. Dolayısıyla hepsi olmasa da büyük bir bölümü; bağnaz, tutucu ve gelenekçidir. Çok katıdırlar. Kılık kıyafeti bile, Stalin bıyığı. Stalin tarzında konuşuyor. Stalin’in kültüründe kalmışlar, 2017’lerin insanı değil. Adam 1920’ler, 1930’ların kafasında. Geliştirememiş kendisini. Onun için kadınlara karşı da katıdır. Mesela; solcu kadınlarına bakın erkek gibidirler. Makyaj yapmazlar, askeri kıyafetler giyerler. Hepsi olmasa da birçoğu bakımsızdır. Kötü bir görünüm vardır. Serttirler, sevgisizdirler. Gelenekçi Ortodoks kesimde de yine öyle kadınların bir çoğu bakımsız, çoğunlukla güzel bir koku hissedemezsin. Güzel bir bakım hissedemezsin. Hepsi için demiyorum, bir kısmı için diyorum çünkü çok iyi olan, çok değerli olan insanlar da var. Ama kadın karşıtlığı onlarda da çok şiddetlidir. Onlar zaten kendileri savunuyorlar kadınların akılsız olduğunu, yarım akıllı olduğunu, sopa yemesi gerektiğini erkeklerden daha kapsamlı anlatıyorlar. Kadının dediğinin tersinin yapılması gerektiğini su gibi ezberlemiş onlar. Kadınlara ait hükümler diye o konuda alim olmuş kadınlar var. Kendi kendine hakaret ediyor ve bunu takva adına yapıyor, Allah'ın hükmü bu, zaten böyle olması lazım diyor. Bundan sonra bu münasebetsizliğe yol vermeyeceğimizi biz gösterttikten sonra Türk gençliğinde muazzam bir uyanma oldu. Bakın 150.000'in üstünde insanla görüştük. Hepsinin pozitif, son derece hür, aydın, Kuran Müslümanı olduğu, aklı başında, şefkatli ve merhametli olduğu, yardımsever, nezih, savaşlara karşı, kan dökülmesinden nefret eden, dostluk ve sevgiden çok zevk alan, sanatı, estetiği, bilimi coşkuyla savunan, demokrat, hür düşünceyi savunan, cumhuriyetçi akla sahip kaliteli gençler olduğunu, kadın özgürlüğünü savunduklarını görüyoruz. Dolayısıyla yaptığımız ilmi mücadele elhamdülillah meyvelerini verdi ve vermeye devam ediyor meyvelerini.
        Kadınları hizaya getirmek mantığı hem Darwinizm’de hem de gelenekçi Ortodoks sistemde var. Darwinizm kadınları köpekten biraz daha iyi hayvanla insan arası bir varlık olarak görüyor. Bu anlayış kadının ezilmesi için adamların eline koz veriyor. Gelenekçi sistem de kadını yarım olarak görüyor ve cehennemin kadınlarla dolu olduğunu iddia ediyor. Bu durumda kadınlara saygı gösteren olmuyor ve kadını sürekli hizaya getirmeleri gerektiğini düşünüyorlar.
        Kadınları hizaya getirmek mantığı hem Darwinizm’de hem de gelenekçi Ortodoks sistemde var. Darwinizm kadınları köpekten biraz daha iyi hayvanla insan arası bir varlık olarak görüyor. Bu anlayış kadının ezilmesi için adamların eline koz veriyor. Gelenekçi sistem de kadını yarım olarak görüyor ve cehennemin kadınlarla dolu olduğunu iddia ediyor. Bu durumda kadınlara saygı gösteren olmuyor ve kadını sürekli hizaya getirmeleri gerektiğini düşünüyorlar.
        Hem Darwinist ideoloji hem gelenekçi ortodoks sistem kadına ve kadın güzelliğine karşı. Darwinist ideoloji kadını köpekten biraz daha gelişmiş bir hayvan olarak görüyor. Gelenekçi ideoloji kadını dövülmesi gereken, bakımsız ve çirkin olması gereken, cehennemi dolduracak yarım varlıklar olarak görüyor. Bu durumda toplumda kadına saygı nasıl olsun? Bu durumda kadını nasıl seveceksin, ona nasıl aşık olacaksın, nasıl tutkuyla bağlanacaksın? Kadın sevgisi ve güzelliğinin tam yaşanması Kuran ahlakıyla mümkündür.
        Hem Darwinist ideoloji hem gelenekçi ortodoks sistem kadına ve kadın güzelliğine karşı. Darwinist ideoloji kadını köpekten biraz daha gelişmiş bir hayvan olarak görüyor. Gelenekçi ideoloji kadını dövülmesi gereken, bakımsız ve çirkin olması gereken, cehennemi dolduracak yarım varlıklar olarak görüyor. Bu durumda toplumda kadına saygı nasıl olsun? Bu durumda kadını nasıl seveceksin, ona nasıl aşık olacaksın, nasıl tutkuyla bağlanacaksın? Kadın sevgisi ve güzelliğinin tam yaşanması Kuran ahlakıyla mümkündür.
        107
          1
        • 1
        • 2
        • 3
        • 4
        • 5
        • 6
        / 6
          1
        • 1
        • 2
        • 3
        • 4
        • 5
        • 6
        107
        / 6
        mp4
        mp4
        mp3