İşte bu nedenle, Darwinistlerin sahip oldukları şey apayrı bir düşünce yapısı, apayrı bir algılama şeklidir
(İbrahim Suresi, 46) Farklı işleyen özel bir düşünce sistemi, Darwinistleri maddeye bağımlı yapmakta,
Beyin, bir avuç etten, yağdan oluşmuş et parçası. Beyinde bir şey yok.
Hepsi aynı ilahi orkestranın bir parçasıdır. Her şey durmaksızın Allah'ı tesbih etmektedir.
Parmakları topun yüzeyine değmiş, sanki basınç uygulayarak onu kavrıyordur.
Gerçekte oyuncunun parmaklarındaki atomlar topun atomlarına asla değmezler.
Hangi parçanın önce oluşacağı çok büyük bir önem taşımaktadır.
(Nahl Suresi, 12) Büyük bir karmaşa ve düzensizlik yaratması beklenebilecek bir patlamanın ardından mükemmel
Konuyu daha netleştirmek için şöyle örneklendirebiliriz: Şu an bir bardak çay içtiğinizi düşünelim.
Siz de bu yorumun bir sonucu olarak bir bardak çay içtiğinizi düşünürsünüz.
Kuşkusuz bu gerçeğin farkına varmak materyalistler için olabilecek en dehşet verici olaydır.
Her iki durumda da gören ve algılayan irade, bir et parçası niteliğindeki beyin değildir.
Parmağını kaptırdın mı, önce kolun sonra tüm benliğin gider.
Kuşkusuz bu gerçeğin farkına varmak materyalistler için olabilecek en dehşet verici olaydır.
Siz de bu yorumun bir sonucu olarak bir bardak limonata içtiğinizi düşünürsünüz.
Çünkü sonuçta beyin dediğimiz şey de duyu algılarımızla algıladığımız bir et parçasıdır.
Rabbimiz şu ayetlerle dikkat çekmiştir: sizi de, yapmakta olduklarınızı da Allah yaratmıştır.
Bazı atomlar bağ kurmak için elektron alışverişinde bulunurken, bazıları da son yörüngelerindeki elektronları
keşfedildi. 16.500 Yıllık geçmişi olduğu düşünülen bu harita günümüzde yaz üçgeni olarak bilinen üç parlak
yeryüzünde olsaydı, dünyadaki tüm savaş kışkırtıcılarına, işgalcilere, teröristlere ve zorbalara karşı durmak
Daha parlak bir gelecek umudu, adaletin tecelli etmesi umudu, gerçek barış umudu, insanları seven ve
Umuyorum ki, bu oldukça yakın bir gelecekte vuku bulacak ve Yüce Allahın bahşetmesiyle o parlak çağ,
Başlangıcından itibaren bakmak lazım ayete. Tam o anda değil de.
Çünkü bak ayetlerin gelişine bakmak lazım. Gelişine bakmadan tek ayete bakarsan anlayamazsın.
Balkanlardaki Karmaşa ve Ortodoks Cephesi Bu karmaşık durumu şöyle de izah edebiliriz: Balkanlardaki
Bulgaristanda Türkler, Pomaklar (Müslüman Bulgarlar) ve diğer azınlıklar nüfusun 15 ini oluşturur.
temizlik çabalarına, kimi zaman da Yunanistan örneğinde olduğu gibi asimilasyon politikalarına yol açmaktadır
Osmanlıdan kalan bir Türko-İslami nüfus vardır ve bu nüfus; Batı Trakya, Bulgaristan Türkleri, Müslüman Pomaklar
Hem de bölgeye nizam değil, karmaşa getirmiş bir güç olmasına rağmen.
Güney Bulgaristanda batıya doğru ilerledikçe bu kez de Pomakların yoğun olarak yaşadığı bölgelere varırsınız
Pomaklar, Osmanlı zamanında İslamı kabul etmiş Bulgar Müslümanlarıdır.
Pomaklar ve Türkler, az sayıdaki Çingene ile birlikte, Bulgaristanın 13 lük Müslüman nüfusunu oluştururlar
Aynı zamanda Sırplar Kosovaya yerleştirilerek bölgenin nüfus yapısı değiştirilmeye çalışıldı.
durumu doğru bir şekilde değerlendirebilmek için, öncelikle haritaların değişebilirliği üzerinde durmak
dünyanın yeniden kurulduğu büyük değişim dönemlerine, her türlü olasılığı hesaplayan geniş bir vizyonla bakmak
dünyanın yeniden kurulduğu büyük kırılma dönemlerine, her türlü olasılığı hesaplayan geniş bir vizyonla bakmak
yerleşmiş olan Türk-İslam varlığı, tüm asimilasyon politikalarına rağmen günümüzde dimdik ayakta durmaktadır
Tarihî Makedonya topraklarının 34.177 km2 lik parçası bugün Yunanistan sınırları içindedir.
İnsan ağzını hem yemek yemek hem de nefes almak için kullanabilir.
Örneğin normal bir insanın sahip olduğu kapakçığın yapısı ile bir bebeğin kapakçığının
Aynı şekilde bu insanlar yetişkin hale geldiklerinde de kapakçıklarının yapısı yine ihtiyaç