İnsanlar, Rabbimizin affediciliği sayesinde cennete gireceklerdir.
O, Kendisine içten yönelip dönen insanların günahlarını affeder.
İşte Allah, böylelerinin tevbelerini kabul eder. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibi olandır.
Çünkü Allah insanı aciz bir varlık olarak yaratmıştır.
Rabbimizi uyku ve uyuklama tutmaz ve Allah her türlü acizlikten münezzehtir .
Yüce Allah bir ayette şöyle buyurmaktadır: Sen, asla ölmeyen ve daima diri olan (Allah)a tevekkül et
henüz yakın bir geçmişte keşfedilen bu özelliğinin yüzyıllar öncesinden Kuranda bildirilmesi, Kuranın Allahın
Kuranda Gençler Yüce Allahın en değerli nimetlerinden biri olan gençlik, bir kişinin Allahın rızasını
Yüce Allahın kullarına gönderdiği son peygamber olan Hz.
(En doğrusunu Allah bilir.) Peygamberimiz Hz.
Asıl hayatını cennette yaşayacağını, bu nedenle tüm çabasının da sonsuz güzellikler yurdu olan cennete
insan için nasıl büyük bir nimet olduğunu şöyle bir örnek ile açıklamıştır: Cennette, yay kadar bir
Oysa Allah, Kuranda insanlara bu hayatı ancak cennette yaşayabileceklerini bildirmiştir.
Peygamberimiz (sav) ise tüm bunlara karşı büyük bir sabır göstermiş, her durumda Allaha yönelerek Allahın
Şüphesiz izzet ve gücün tümü Allahındır. O, işitendir, bilendir.
Allah her şeye vekildir.
Sizi annelerinizin karınlarında, üç karanlık içinde, bir yaratılıştan sonra (bir başka) yaratılışa (dönüştürüp
İşte Rabbiniz olan Allah budur, mülk Onundur. Ondan başka İlah yoktur.
Batın duvarı üç tabakadan oluşur: Dış kas plakaları, iç kas plakaları, çapraz kaslar.
Yüce Allahın ilmi sınırsızdır.
İnsanın çevresinde görebildiği ve göremediği her şeyi Allah örneksiz olarak yaratmıştır.
Allah hiçbir örnek yokken evreni ve içindeki her ayrıntıyı meydana getirmiştir.
Uni Press, s.246, 1999 ) İşte kayıtlara son eklenen fosillerden biri olan G. wucaii de, bu tablo içinde
Paleontoloji bilimi de canlıların ani ve eksiksiz olarak ortaya çıktıklarını, bir diğer deyişle Allah
bu köhne inanca körükörüne bağlılıktan vazgeçmesini, bilim dışı propagandaya son vererek canlıları Allahın
Bu durum ise evrimcileri tümüyle içinden çıkılmaz bir duruma sürüklemektedir.
Memeliler tesadüflerle varolmuş rastgele varlıklar değil, Allahın üstün bir bilgi ve güçle yarattığı
Amfibilerle, ataları oldukları öne sürülen akciğerli balıklar arasında hem iskeletsel hem de iç organsal
ise akciğerli balıkların -sağlam dayanaklara sahipmiş gibi yansıtılan- sözde evrimsel kökenlerinin içinde
Gerçek olan ise bu canlıları Yüce Allahın kusursuzca yaratmış olduğudur.
Virüsler sadece canlı organizmaların hücreleri içinde üreyebilirler.
(Dennett D.C., Darwin s Dangerous Idea: Evolution and The Meanings of Life , Penguin: London UK, 1995
Burada Dennett ve Ertan gibi evrimcilerin ısrarla görmezden geldiği açık gerçek şudur: Virüslerin yüksek
Memeliler başka canlı gruplarından tesadüfler ve kör doğa olaylarıyla evrimleşmemiş, Allah ın Ol emriyle
Yapılan şey, görünürde bilimsel bir üslup içinde, sadece masal anlatmaktan ibarettir.
Nitekim yaklaşık bir sayfalık bu haberin içinde, söz konusu iddiaları kanıtlayacak herhangi bir bilimsel
Sonuç: İnsan, Allah ın en güzel surette yarattığı bir varlıktır.
Ancak bu fosillerle ilgili evrimci iddialar, hızlı bir gerileyiş içindedir.
Vatan gazetesi, 75 bin yıl içinde insanın çeşitli fiziksel değişimlere uğradığını ve bu değişimler sonrasında
Tüm ırklar, her şeyi yoktan yaratan ve en güzel şekli ile var eden Allah ın Ol emri ile yaratılmışlardır
Irklar arasında anatomik farklıklar olması, Allah öyle dilediği içindir.
Materyalistlere göre, insanın sahip olduğu tüm duygular, sevinçler, üzüntüler, heyecanlar, beynin içindeki
Bu Alaaddin in lambasını oğuşturduğunda içinden Cin in çıkması kadar açıklanamazdır. diyerek, bilincin
Bu yeteneği insana veren Yüce Allah tır. Allah insanlara konuşmayı ilham eder ve onları konuşturur.
Dediler ki: Her şeye nutku verip-konuşturan Allah, bizi konuşturdu.
Sonuç: Vatan gazetesi, hiçbir açıklama getiremediği dilin evrimi senaryosunu, sadece tek bir cümle içine
Ancak içinde bulunduğumuz yüzyılın teknolojisiyle anlaşılabilen iş birliği şöyle özetlenebilir: Bakteriler
sıcak bir gezegene dönüşürdü. 2001 yılında anlaşılmıştır ki, okyanusların altındaki yer kabuğunun içinde
Bu kaynaklar, dünyanın kabuğundaki yarıklardan, içinde çeşitli minerallerin bulunduğu sıcak suyun çıktığı