Hatta bazen dalı kesiyorlar kök versin diye, önce buzdolabına koyuyorlar böyle soğuğa
“Ve onlara yakın bir fethi, sevap, karşılık olarak vermiştir.”
Bireysel ahlak tamamen, eğer belirli bir inanca bağlı değilse her şahsa göre değişir ve çelişki gösterir
Bir nimete ermiş. Çok iyi olmuş. Allah korumuş.
Yahut diyor, gel bizim eve bir kahve içelim, çay içelim, daha da tehlikeli.
Eve girer, dışarı çıkamaya da bilir yani.
Oh diyor şuradan ver, bir iki bardak daha içeyim diyor.
İşte Allah size bu kutsal görevi ifa etmeniz için imkan verdi.
Adı üstünde Allah'ın evi yani öyle şey olmaz. Ve çok temiz olması lazım.
Bazı evrimciler prekambriyen devrine ait bir tavşan fosili gösterildiği takdirde evrimin çürütüldüğünü
Tavşanların prekambriyen devrinde yaşamamış olmaları evrimi kanıtlar mı?
, evrimciler de evrime olan inançlarından vaz geçeceklerdir.
Hakikaten ahlaksızlık, zulüm, gadarlık, dinsizlik, imansızlık, Darwinist düşünce bize çok itici
ADNAN OKTAR: Münafık anne, yani Müslüman gibi görünüyor ama evde
Müslümanlara gidip ben Müslümanım diyorsa, evde de dinsizliği propagandası yapıyorsa açıklaması yok.
Git evini temizle, üstünü-başını.. “Sen Allah'ın zikrinden mi rahatsız oluyorsun?” diyor.
Ona İncil'i verdik ve onu izleyenlerin kalplerine bir şefkat ve merhamet kıldık.”
“Bununla birlikte onlardan iman edenlere ecelerini verdik.
>
ADNAN OKTAR: Korku ve tedirginliğin kaynağı, insanın yaratılışında Allah onu vermiş
Onu bir korunma içgüdüsü olarak vermiş. Hem tedirginlik o teyakkuza sebep oluyor dikkat açıklığına.
Şimdi deşarj olduğunu erken söyleyelim ki yani erkeğe şifa olduğunu söyleyelim ki bir mantık oturtalım
Bu evden de çıkamazsın diyor.
p>
ADNAN OKTAR: Şimdi, toplumun canı yanıyorsa tabii topluma sevgi gösteririz
, şefkat gösteririz.
İşte insanlara Darwinizm'in, materyalizmin faydalı olduğunu ilka edin kalplerine.
O devrin şeytanları, yani şeytanda biliyorsunuz ömür uzun oluyor. Yani 1500 yıl, 2000 yıl yaşarlar.
mesela daha şefkatli ve saygılı olmasını istiyoruz tarzında dilekçe verilse, mesela 30-40 öğrenci verse
Konuşsunlar boş ver, bir şey olmaz. Yani dinlemezsin, olur-biter.