L.D.Sunderland, Darwins Enigma: Fossils and Other Problems, 4.
Modern Darwinist paleontologlar tıpkı Darwin ve ondan öncekiler gibi bu gerçeği hasır altı etmeye mecbur
daha da güçleşir. ( Charles Darwin, Türlerin Kökeni, s. 363) Ama açıkça söyleyeyim ki, bir oluşumun meydana
Sanki hiçbir evrim tarihine sahip olmadan, o halde, orada meydana gelmiş gibiler.
Gerçekten de, çeşitli ve iyi saklanmış fosillerin ani oluşumu, olağanüstü bir entelektüel meydan okuma
canlılığın yapıtaşı olan proteinin, milyarlarca yıl önce ilkel dünya şartlarında rastlantılar sonucu meydana
Oysa aynı bilim adamı, boş bir arazide yürürken üst üste dizilmiş üç tuğla görse, bunların tesadüfen meydana
Eğer doğru söylüyorsan, bize vaat ettiğini getir (görelim.)
Leslie Orgel: Bu senaryonun oluşabilmesi için, ilkel dünyadaki RNAnın bugün mevcut olmayan iki özelliğinin
Orgel, The Origin of Life on the Earth , Scientific American, Ekim 1994, c. 271, s. 78
Leslie Orgel (Evrimci mikrobiyologlar): Tartışma, içinden çıkılmaz bir noktada odaklaşıyor: Karmakarışık
Orgel, Prospects for Understanding the Origin of the RNA World , In the RNA World, New York, Cold Spring
varılacak güzel yer olan cennete layık olanlar, hesap gününde hayatları boyunca tüm yaptıklarının içinde yazılmış
Nitekim Kuranda insanların yaptığı herşeyin yazılı olarak da tutulduğu şöyle bildirilmektedir: Onların
işlemiş oldukları herşey kitaplarda (yazılı)dır.
Küçük, büyük herşey satır satır (yazılı)dır.
şekilde Rabbimize yönelmesini, yaptığı her işte ihlası ayakta tutmasını, vicdanını en fazlasıyla kullanmasını
Orgel (Evrimci biyokimyacı): Genetik şifrenin kökeninin genel özelliklerini bile hala anlayabilmiş değiliz
Orgel, Leslie E, Darwinism at the Very Beginning of Life , New Scientist, vol.94 (April 15, 1982), s.151
Eğer büyük bir kelime (bir protein) ya da bir paragraf tesadüfen meydana gelmiş olsa da, zaman onu bozmak
;mso-bidi- Times New Roman ; Harold Blum: Bilinen en küçük proteinlerin bile rastlantısal olarak meydana