100 trilyon hücrenin her birinin çekirdeğinde bulunan DNA adlı molekül, insan vücudunun eksiksiz bir yapı
Evrimciler tarafından tüm kuşların en eski atası sayılan ve yarı-sürüngen kabul edilen Archæopteryx le
aynı yaşta (yaklaşık 140 milyon yıl) olan bu canlı, günümüz kuşlarına çok benziyordu.
Kuyruk tüylerine destek olan pygostyle isimli yapı bu kuşta da görülüyordu.
Evrimciler ise, bu kavramı alıp hemen şu çıkarımı yaparlar: Doğada türleşme var, yani yeni canlı türleri
ve B varyasyonuna ait bireyler, diğer varyasyon kendilerine yabancı göründüğü için, onu kendilerine yakın
Evrimci araştırmacıların ilkel akciğer olduğunu düşündükleri yapı, balığın vücudunda bulunan bir yağ
bir makalede bu konuda şöyle bir itirafta bulunmuştur: C oelig;lecanth ların tetrapodların atasına yakın
Ancak canlıların oluşumuna yaratılış gerçeği dışında sözde bir cevap bulmaya çalışanlar için Büyük Varoluş
ikisi de Burgess Shaledeki aniden ortaya çıkışı , evrime göre açıklayabilmek için birer kitap yazmışlardır
Kambriyen devri fosillerinin ortaya koyduğu bu tablo, evrim teorisinin varsayımlarını reddederken, bir yandan
Amerikan Doğa Tarihi Müzesinden Betty Faber, 350 milyon yıl öncesine ait hamamböceği fosillerinin bugünkülerle
Bulguları inceleyen bilim adamlarından biri, fosiller hakkında sanki dün ölmüş gibiler yorumunu yapmıştır
Kusinitz, Science World, 4 February 1983, s.19 83New York Times Press Service, San Diego Union, 29 May
American Scientistte yayınlanan bir makalede şöyle denmektedir: Biyogenetik yasası (Rekapitülasyon Teorisi
gelmişti. 71 Ernst Haeckel, ortaya attığı rekapitülasyon teorisini desteklemek için sahte çizimler yapmış
Thompson, Ontogeny and Phylogeny Recapitulated , American Scientist, vol 76, May June 1988, p.273 72
Öte yandan bakteriler gibi bazı tek hücreli canlıların ise hücre çekirdeği yoktur ve DNA molekülü hücre
Rastlantısal değişikliklere karşı koyan bu hassas yapı yanında, bakteriler ile ökaryot hücreler arasında
Bazı bakteri türleri fotosentetiktir, yani fotosentez yaparlar.
American Scientistte yayınlanan bir makalede şöyle denmektedir: Biyogenetik yasası (Rekapitülasyon Teorisi
gelmişti. 71 Ernst Haeckel, ortaya attığı rekapitülasyon teorisini desteklemek için sahte çizimler yapmış
Thompson, Ontogeny and Phylogeny Recapitulated , American Scientist, vol 76, May June 1988, p.273 72
Her kitaptaki bilginin kaynağı, o kitabı yazmış olan yazarın zihnidir.
Bir kitap, önce o kitabı yazan yazarın zihninde oluşur.
O akıl, sahip olduğu bilgiyi maddeye dökmüş ve ortaya bir tasarım çıkarmıştır.
Hatta kuşların ve yarasaların kemik yapıları da bu temel tasarıma uygundur.
Coatese göre, beş parmaklı yapı, hem Anthracosaurlarda hem de amfibiyenlerde birbirinden bağımsız olarak
Ancak arka ayaklarda da yine aynı pentadactyl tasarım vardır ve gerek kemik yapıları gerekse embriyolojik
Erkek penguen, yavrusunu 4 ay ayaklarının arasında hiç ara vermeden tutar.
Nitekim ünlü evrimci Stephen Jay Gould, doğadaki fedakarlığın evrim için can sıkıcı bir problem 62 olduğunu
Çünkü bu hayvanlar, evrimcilere göre fedakarlık yaparken, yardım ettikleri canlı veya canlıları değil
Oysa fosilin balina olmakla yakından-uzaktan bir ilgisi yoktu.
Bilim yazarı Ashby L.
Yanda, creodontların tipik bir türü olan Sinopa.
nedenle dönemin evrimcileri, canlılığın nasıl ortaya çıktığı sorusuna rastlantılar ve doğal olaylar cevabını
Bakteriler, birçok bilim adamı tarafından yakın zamana kadar basit canlılar olarak bilinmekteydi.
sıralanmış olan en az 3 milyon birim içermektedir. 49 Bakteri, sahip olduğu yüzlerce değişik özelliğin yanı
(Nükleotidler, canlılarda kalıtsal özelliklerin tümünü denetleyen nükleik asitlerin yapı taşlarıdır.)
Australopithecus türleri, kafataslarının yanı sıra iskelet yapıları yönünden de günümüz maymunlarına
Kafataslarındaki yüzlerce ayrıntı; birbirine yakın gözler, sivri azı dişleri, çene yapısı, uzun kollar
, Australopithecus ların iskeleti ile ilgili kesin bir sonuca varmak için kapsamlı bir araştırma yapmıştır
Atın evrimi ni sembolize ettiği iddia edilen şemalar, yakın bir zamana kadar, evrim teorisine kanıt olarak
Evrimci yazar Gordon R.