insanların bu işleri, dünyada yaşanan tüm sorunları görmezden gelerek, ahireti tamamen unutarak ve Allaha
karşı sorumluluklarını düşünmeyerek, dünyaya yönelik bir hırs içinde yapmalarıdır.
Ve tüm hayatlarını, düşüncelerini, planlarını bu işler üzerine kurmaları ve kendilerini yaratan Allahı
Oysa Allah insanları dedikodudan men etmiştir.
Allah bunun güzel bir ahlak olmadığını ayetlerinde bildirmiş ve eğer ortada yanlış bir şey varsa bunun
Allahtan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir.
Ahireti, herşeyin yaratıcısı olan Allahın Yüceliğini, Kuranda emredilen güzel ahlakı yaşamayı hatırlatmak
Oysa aynı toplantı, aynı ortam Allahtan korkan ve ahirete hazırlık yapan insanlar için oluşturulmuş olsa
Ama Allahın apaçık varlığını ve ahireti unutmak, tüm vakti televizyon karşısında geçirmek ve daha önemli
Aile içinde gelişen son olayları, eşleriyle aralarında geçen tartışmaları, alışverişte neler aldıklarını
Allahı anmadıkları için, ...
kalpleri hiçbir zaman huzur bulamaz, içlerindeki sıkıntı ve huzursuzluktan kurtulamazlar.
Ayetlerde Allahın bu vaadi şöyle bildirilmiştir: (Allahtan) Sakınanlara: Rabbiniz ne indirdi?
Yaşamını Allahın razı olmayacağı şekilde geçirmiş, yaşı ilerleyip ölüme yaklaştığında da ahireti düşünmeyen
Gün içinde hangi saatte ne yapacakları bellidir. Hayatlarında korkunç bir monotonluk başlamıştır.
Aslında yapmaları gereken, herşeyin yaratıcısı olan Allaha dönüp yönelmeleridir.
Çünkü kendileri de cahiliye ahlakını benimsemiş, tüm yaşamları boyunca Allahtan ve Onun dininden uzak
Çocuklarına, torunlarına da böyle kötü bir ahlakı benimsetmişler; onları Allahın emrettiği güzel ahlak
Bunun sonucu da onlara yaşlılık yıllarında büyük bir zarar olarak geri dönmektedir; cahiliye sistemi içinde
Allaha tevekkül etmedikleri ve içinde bulundukları duruma şükretmedikleri için hastalıklarından sürekli
Bu sözlerin çoğu sırf kendisine gösterilen ilginin artmasını sağlayabilmek içindir.
Zaman geçtikçe ahirete, Allahın izniyle sonsuz cennet hayatına yaklaştıklarının şevki içindedirler.
Onun (sütten) ayrılması, iki yıl içindedir.
Çünkü, Allah, her büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez. (Nisa Suresi, 36)
Unutmamak gerekir ki, her insan kendisini yaratan Allaha karşı sorumludur.
Şüphesiz, Allah Katında sizin en üstün (kerim) olanınız, (ırk ya da soyca değil) takvaca (Allahtan korkup-sakınma
Şüphesiz Allah, bilendir, haber alandır.
Çünkü insanın içinde bulunduğu sıkıntılı yaşamdan, karanlık ruh halinden kurtulabilmesi cahiliyenin bir
Allah Katında da müminlerin arasında da sadece imanları ve güzel ahlakları ölçüsünde değer görürler.
isteyebilir veya salih bir niyetle başarı elde etmeye çalışabilir.
Cahiliyedeki iş adamı karakterinde ise böyle salih bir niyet değil, aksine dünyaya karşı tutkulu bir
Allah için ne yaptıkları, Allahın rızasını kazanıp kazanmadıkları sorulacaktır.
Çünkü burada da kıstasları Allahın rızası değildir.
Allah insana hoşgörülü ve tevazulu olmasını emretmiştir.
Allahın beğendiği ahlakı her an, her yerde, herkese karşı sergiler.
Bu değer yargılarını benimsemiş olan sekreterler de içten içe patronlarına karşı büyük bir hayranlık
Gün içinde sinirlenerek sekreterlerine sürekli bağırıp çağırırlar.
Müminler ise sadece Allahın hoşnutluğunu kazanmaya çalışanlardır.
Halbuki Allah insanları uyarmış ve her insanın ancak bir kul olduğunu bildirmiştir: Allahtan başka taptıklarınız
Fakat bu büyük gerçeği unutarak gaflet içinde yaşayan insanlar Allaha dua etmeyi unutur, ama doktorlardan
, şifa olacak herşeyi Allahın yarattığını bilir.
Bu tip kişiler gün boyu en ağır şartlar altındaki hastalarla iç içe yaşadıkları için hastaların tüm sorunlarına
diye soracak olsan, elbette Allah diyecekler.
De ki: Gördünüz mü-haber verin; Allahtan başka taptıklarınız, eğer Allah bana bir zarar dileyecek olsa
Allah elçileri vasıtasıyla bu insanları uyarmıştır. Hz.
Dedi ki: Ey kavmim, Allaha ibadet edin, Ondan başka ilahınız yoktur.
Allah, fasıklar topluluğuna hidayet vermez.
Yaptığı her işi Allahın rızasını kazanmak, Allahın beğendiği ahlakı en fazlasıyla yaşamak niyetiyle bir
Şüphesiz Allah, latif olandır, (herşeyden) haberdardır.
hayatı ve daha da önemlisi Allahın rızası olacaktır.