Tümüne güzelliği (cenneti) vadetmiştir; ancak Allah, cehd edenleri (çaba harcayanları) oturanlara göre
Kuranda böyle bir kişinin, hayatını sürekli mücadele içinde geçiren, Allahın rızasını kazanabilmek için
Kısacası, mümin için Allah yolunda ilmen mücadele etmek bir güzellik ve nimettir.
Geçici çıkar ve menfaatler elde etmek için aslında yapmaya hiç niyetlerinin olmadığı şeyleri vaat ederler
Bu samimiyetsiz davranış, toplum içinde fazla yadırganmayan ve önemsenmeyen, alışılmış bir tutumdur.
Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah Katında bir gazab (konusu olması) bakımından büyüdü (büyük bir
Allahın kendilerine verdiği bütün nimetleri bir anda unutur ve Allaha olan sevgilerini ve güvenlerini
İşte bunu bilen Müslümanlar çok büyük nimetlerin ve zenginliklerin içinde de olsalar da acizliklerini
Sadece Allaha şükreder ve kendilerine verilen nimetlerin hakkını vermeye gayret ederler.
Oysa Al-i İmran Suresinin 188. ayetinde bu davranışın Allah Katında beğenilmeyen bir ahlak olduğu bildirilir
Herşey ve her olay Allahın izni ve dilemesi ile gerçekleşir.
Bu da insanın nefsine ilahlık vermesi (Allahı tenzih ederiz) ve nefsini Allaha ortak koşması anlamına
Kuranda Allahın bu hükmü şöyle bildirilmektedir: Ey iman edenler, bir kavim (bir başka) kavimle alay
Çünkü mümin, Allahın ruhunu taşıyan, Allahın pek çok sıfatının üzerinde tecelli ettiği, Kuranın birçok
Allahın tutuşturulmuş ateşidir. Ki o, yüreklerin üstüne tırmanıp çıkar.
Allah ayetlerinde müminlerin birlik ve dayanışma içinde hareket etmelerini, her konuda birbirlerine destek
Şeytanın da her yönden desteklediği bu davranışı Allah Kuranda kesin olarak yasaklamıştır: Allaha ve
Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir.
Allahtan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir.
Allahın tutuşturulmuş ateşidir.
Oysa Allah Kuranda müminleri bu davranıştan kesin olarak menetmiştir.
Allah, iyilik yapanları sever.
Böyle olunca da insanın Allahın sınırlarını gereği gibi koruyabilmesi tehlikeye girmektedir.
Sürekli bir asabiyet hali içinde bulunduklarından öfkelerini yenmek konusunda başarısızdırlar.
kuvvet bulmak için gereği kadar dinlenmesi ya da Allahın kendisine sunduğu nimetlerden, şükretmek, şevk
Oysa diğer yandan Allahı herşeyin üzerinde tutan, Onu büyük bir coşku ve bağlılıkla seven müminin Allah
yolunda sarf ettiği çaba, onun için daha cennete girmeden dünyada elde ettiği ve cennet zevklerine benzer
Fasık, doğru yoldan sapmış, Allaha isyan üzerine kurulu bir hayatı benimsemiş kişidir.
Hiçbir riskin içine girmez. Hiçbir mücadelenin içine girmez.
Ama öbür tarafta Müslüman kişi Allah rızası için varını yoğunu Allah yolunda harcamış, hayatın bütün
Mümin ancak Allahı ve Allahın sevdiklerini sever.
Bunu içinden gelerek samimi bir şekilde yapar.
Bir ayette şu şekilde bildirilmektedir: Yoksa siz, içinizden cehd edenleri (çaba harcayanları) ve Allahtan
yalnızca Allahın rızasını gözetmeleri nedeniyle içinde yaşadıkları toplumlar tarafından yadırganmışlardır
müminleri getirir: Ey iman edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, Allah (yerine
Bu, Allahın bir fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir.
Bu durum insanın Allah karşısındaki aczinin, her konuda, günah işlememe, Allahın emir ve yasaklarını
Nefsini temize çıkaran kimse kendini günahsız gördüğünden Allahtan bağışlanma dilemeye, Allaha yalvarıp
Allahın rahmetini ve rızasını umar.
Bunun ahiretteki karşılığı da Allahın cennetinden, rahmetinden ve nimetlerinden uzak kalmak demektir.
Cennet Allahın sonsuz nimetleriyle donatılmış ihtişam dolu bir yerdir.
bir kimsenin cennet nimetlerini hakkıyla takdir edip Allahı yüceltmesi de mümkün değildir.
İnfak etme konusunda Allahın hoşnut olmayacağı bir tavır da bu ibadete gösterişin karışmasıdır.
inkar edenlere özgü bir davranıştır: Ve onlar, mallarını insanlara gösteriş olsun diye infak ederler, Allaha
, saf Allah rızası dışında amaçların, beklentilerin karışmamasına dikkat etmelidir.
Boş konuşma, içinde Allahın anılmadığı, Allahın rızasının gözetilmediği, insanın ahiretine bir fayda
Cennette, müminin ruhunu sıkan her türlü azap gibi, boş konuşmanın da olmaması çok büyük bir nimettir
: Adn cennetleri (onlarındır) ki, Rahman (olan Allah, onu) Kendi kullarına gaybtan vadetmiştir.
Onlar namazlarında hûşû içinde olanlardır.
(Müminun Suresi, 1-2) Huşu, Allaha karşı duyulan saygı dolu bir korku anlamına gelir.
Bilinçsizce, düşünmeden, samimiyetle Allaha yönelmeden yapılan ibadetlerin Allah Katında herhangi bir
Kuran Allahın sözüdür.
Bu nedenle, Allahın Zatına gösterilmesi gereken haşyet dolu saygının aynı şekilde Allahın sözüne karşı
Bu nedenle, gerekli saygı ortamını sağlamadan Allahın kelamını okumak uygun bir tavır olmaz.
İblisin, Allaha isyan edip inkarcılardan olmasının altında yatan sebep de, enaniyeti yüzünden Allahın
: Yoksa onlar, Allahın Kendi fazlından insanlara verdiklerini mi kıskanıyorlar?
Yani, herşeyin Allaha ait olduğunu, herşeyin Allahın dilemesi ile gerçekleştiğini, Allahın dilediğini
Cennete girerken müminler selamla karşılanırlar, cennette de birbirleriyle selamlaşırlar.
Şüphesiz, Allah herşeyin hesabını tam olarak yapandır.
Sosyal statü olarak kendinden daha küçük gördüğü kimseleri ezmek, haddini bildirmek gibi çirkin niyetlerle