Örneğin güneşin, ayın, denizlerin, göllerin, ağaçların, çiçeklerin, küçük bir karıncanın, daldan düşen tek
bir yaprağın, masanızın üzerindeki tek bir toz zerresinin, yolda yürürken ayağınıza takılan bir taşın
Dolayısıyla, müminler hayatları boyunca tevekkülün konforunu ve imani neşesini yaşarlar.
Örneğin -daha önce örneğini verdiğimiz- dükkanı yanan Müslüman vicdanıyla hemen nefis muhasebesi yapar
Ancak bu anıdan geriye tek birşey kalır ve o sonsuza kadar devam eder: O da, bu kişinin o zor anda gösterdiği
Sen Kuranda sadece Rabbini bir ve tek (ilah olarak) andığın zaman, nefretle kaçar vaziyette gerisin geriye
Akıl ise kişinin Allahtan korkması ve vicdanını kullanması ile artan bir özelliktir, zeka ile bir ilgisi
olduğu gücü ve imkanı kendinden zanneden bir insan bununla böbürlenir, kibirlenir ve insanlara gösteriş yapar
sahiptirler ve onlar dünya hayatının aldatıcı yönüne kapılmaz, herşeyin iç yüzünü ve gerçek yönünü bilerek yaşarlar
(Nahl Suresi, 30) Bu, iyilikte bulunarak fedakarlık yapanlara, Allahın hoşnutluğunu kazanmak için ciddi
Allahın vaadinin bir sonucu olarak, bu ahlaklarına karşılık her mümin dünyada güzel bir hayatla yaşar
Allah bu vaadini bir ayetinde şöyle bildirmiştir: Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır (Yunus
(Şura Suresi, 45) Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır.
kullarının kötülüklerini örteceğini ve onları kolay bir hesap ile sorguya çekeceğini bildirmiştir: Artık
Çünkü Allah ancak cehalet nedeniyle kötülük yapan ve yaptığını farkettiği anda direnmeden ve vakit kaybetmeden
Vicdanının emrettiği herşeyi derhal ve eksiksizce yapar. İbadetlerinde çok titiz ve devamlı olur.
Örneğin Allah, ihtiyaçlardan arta kalanın infak edilmesini bildirir: ...
İnsanın ihtiyaçları için kullandığı miktar dışında sahip olduğu mal ihtiyaçtan arta kalan demektir.
Önemli olan neyin harcandığı değil, kişinin samimi olarak verebileceği neyse onu vermesidir.
Örneğin infak ettiği için, bereketi artan bir insanın işlerinin rast gitmesini sağlar, işlerini kolaylaştırır
konuda da söz edildiği gibi, azgın bir insanı yumuşak sözle ikna edemeyeceğini zannedip, ona karşı tek
Oysa, Allahın emrine uyan bir insan için, Allahın Kuranda bildirdiği sırlar tek çözümdür.
Allah yolunda samimi bir çaba içinde olan müminler bunları kendi hayatlarının her anında yaşarlar.
Artık onlar öncekilerin sünnetinden başkasını mı gözlemektedirler?
(Enfal Suresi, 46) Kurana uygun olan, alçakgönüllü, hiçbir konuda hırsı olmayan, ara düzelten, çözümcü
gerekir ki, herkes hizmeti, asıl olarak kendi ahiretini kazanmak, Allahın azabından korunmak için yapar
Birçok insan bu gerçekten habersiz, yukarıda söz ettiğimiz şekilde yaşar.
Tek başlarına dahi kalsalar, inançlarından ve yollarından asla şüpheye düşmezler .
Allah bir topluluğa kötülük istedi mi, artık onu geri çevirmeye hiçbir (biçimde imkan) yoktur; onlar
Eğer yine yüz çevirirseniz, artık onun (peygamberin) sorumluluğu kendisine yüklenen, sizin sorumluluğunuz
şöyle bildirir: Hayır, kim (güzel davranış ve) iyilikte bulunarak kendisini Allaha teslim ederse, artık
Kim bundan içerse, artık o benden değildir ve kim de -eliyle bir avuç alanlar hariç- onu tadmazsa bendendir
Çünkü bu, Kuran ahlakının tüm insanlar arasında yayılmasının sorumluluğunun tek tek her müminin üzerinde
Gizli şirkte, insan Allaha iman ettiğini, tek ilah ve yaratıcı olarak Allahı kabul ettiğini ve sadece
Örneğin Allah bir insana şifa vermeyi dilediğinde bunu bir doktorun eliyle yapar.
(Müminun Suresi, 112-115) Kıyamet-saatinin kopacağı gün, suçlu-günahkarlar, tek bir saatin dışında (dünya
İnsan aslında biraz düşünürse dünya hayatını yaşarken de bu kısalığı ve geçiciliği kavrayacaktır.
Örneğin herkes kendisine belirli planlar yapar, hedefler belirler.
Artık ey basiret sahipleri ibret alın.
İnkar edenler kendilerine Allahı dost ve vekil edinmedikleri, yaptıklarının ve elde ettiklerinin tek
Ona hikmet ve anlatım çarpıcılığını vermiştik.
Fakat uyarmalar bir yarar sağlamıyor. (Kamer Suresi, 4-5)
Ayetlerde şöyle buyrulmaktadır: Kim gönülden bir hayır yaparsa bu da kendisi için hayırlıdır.
(Bakara Suresi, 238) Gerçek şu ki, İbrahim (tek başına) bir ümmetti; Allaha gönülden yönelip itaat eden
aklından geçenleri Allah tek tek bilmekte ve tüm bunlar melekler tarafından yazılmaktadır.