logo HARUN YAHYA
Sayın Erdoğan: “Kadınların Sıkıntıları Geleneklerden Kaynaklanmaktadır”

anlatmakta, günümüzdeki kadın despotizminin hurafelere dayalı gelenekçi ortodoks İslam anlayışı ve Darwinizm

Böyle bir ortamda, aşağılamanın en şiddetlisinin olduğu bir ortamda, ki Darwinizm de insanların hayvandan

tabii ki mutlu olmaz. 12 Ekim 2017, A9 TV ADNAN OKTAR: Gelenekçi sistemi, İngiliz derin devletini ve Darwinist

Sayın Binali Yıldırım: “Atatürk’ü Dindar İnsanlardan Soyutlamak İsteyenlerin Çabaları Nafiledir”

Abdülhamit Darwinist kitap dağıttı, Atatürk de on binlerce Kuran dağıttı. Abdülhamitin tam zıddı.

Dünyaya geldiğimizde ne olduğumuzu anlamaya çalışırız. Bu görüntü ne, bu ses ne, dokunma nasıl oluyor, bunları kim bize gösteriyor, kim duyuruyor, bu duyguları alan varlık kim? Uçsuz bucaksız uzayda neden varız? Bunu düşündüğümüzde hemen Yaratıcı’nın farkına varırız. O zaman Yaratıcı’nın bizden ne istediğini düşünürüz. Bu kadar emek, bu kadar ilgi, bu kadar muazzam ve ince mühendislik, bu kadar detay neden var? İmtihan diyoruz, peki imtihan olan insan neden imtihan olur? “İyi olduğu anlaşılır gidip cennette oturur.” Bu değil. Kuran’ı incelediğimizde sevginin dışında bir amaç olmadığını görüyoruz. Deccaller, firavunlar, iyilikler, kötülükler, güzellikler, imtihanlar, acılar bunların hepsinin gayesinin saf sevgi olduğunu görüyoruz. O zaman biz de tüm insanların dünyada sevgiyi, saf ve gerçek sevgiyi yaşamasını istiyoruz. Allah’ın da insanları sevmesini istiyoruz. Buna rıza denir; Allah’ın rızası. Allah’ın rızasını kazanmak Allah’ın sevgisini kazanmaktır. Hayatın tüm amacı sevgiyi kazanmaktır. Ahirette müminlere Allah “Benden razı oldunuz mu?” diye soruyor. Ana soru bu. Niye okuyorsun; Allah rızası için. Niye evleniyorsun; Allah rızası için. Niye çalışıyorsun; Allah rızası için. Niye güzel ahlak gösteriyorsun; Allah rızası için. Bir tane hedef var Allah’ın sevgisi. Allah’ın rızasını kazanmak amacı Allah’ın sevgisini kazanmaktır. Adnan Oktar
Münafığın her hali Allah tarafından kuşatılmıştır. Allah münafığa dünyada tuzak kurar. Bu tuzak, müminler için bir cennet nimetidir. Allah sadece denizle, ovayla, güzellikle nimet sunmaz. Yiğitlikle de nimet sunar. Münafığa tuzak kurar bu da bir nimettir. Bu tuzak şöyledir: Allah münafığı alır önce müminlerin arasına getirir, gençliğini burada geçirtir. Münafık 20 ile 40 yaş arasını Müslümanların arasında geçirir. Maddi manevi tüm hayatını İslam için geçirmiş olur. Müslümanlardan ayrılınca onu geri almak ister ama geri imkanı artık yoktur. Allah tüm gençliklerini ellerinden almıştır. Allah basiretini kapatıp 10-20 yıl hizmet ettirir, sonra münafık mal ve itibar hırsına kapılır. Allah münafığa bol miktarda mal ve makam verir. Profesörlük, tüccarlık, zenginlik verir. Ama yaşı 40-50’ye gelmiştir. Türkiye’de yaş ortalaması 65. Allah münafığa ne kadar süre vermiş oluyor, en fazla 10-15 yıl. Münafık malı deli gibi yığmıştır, o malı yemesi için baya bir ömre ihtiyacı vardır ama o ömür elinde yoktur. Yatı almış, katları almış, mallarını biriktirmiş, geride bırakılacak gibi değil çok fazla şey biriktirmiştir ama idam fermanı da Allah tarafından kesilmiştir. Tak tak her dakika ölüme gittiğini bilir. 15 sene, 14 sene, 13 sene her geçen senenin tik tak tik tak diye sesleri kulağına geldikçe münafık delirir. Ama yapabileceği hiçbir şey de yoktur. Sonunda da “Hadi biz seni alalım” der ölüm melekleri ve ağzını burnunu kırarak canını alır. Münafığın tüm emeği ise burada kalır. Münafık malını yiyemez. Evleri, arabaları, mücevherleri, elbiseleri her şeyi geride kalır. Ama en önemlisi Müslümanlara hizmet edip bıraktıkları kalır. Münafığın elinde sadece o malı elde etmek için süründüğü, iğrenç bir hayat ve sonunda da azap vardır. Müslümanda ise ömür uzun olur. Müslümanda mal yığma olmadığı için o anda o malın hakkını verir. Mümin hırslı olmadığı için dünyayı hep güzel yaşar. Mümin tevekkülle, gayet sakin, Allah’ın verdiği bereketle çok iyi yaşar. Münafık ise eşşek gibi hırsla çalışır ama çalıştıkça çöker, çünkü o hırs onu çökertir. “Libya’nın dörtte biri benim, Tunus’un yarısı benim” diye kendini kandırmaya çalışır ama elinde o malı yiyecek gençlik kalmamıştır. Gençliği müminlere hizmetle geçmiştir. Üstelik o malı elde etmeye çalışırken yaşadığı hırs ruh ve beden sağlığını da tamamen bozar, iyice çökertir ve çürütür. Münafık ömrü boyunca çalışıp çabalar ama hepsi boşa gider. Bu, Allah’ın münafığa en büyük tuzağıdır. Dolayısıyla münafıklar enayiliklerine kerizliklerine doymasınlar. Sürünüyorlar sürünmeye devam edecekler Müminler de keyif içinde yaşamaya devam edecekler. Adnan Oktar
Türkiye’nin solu gerici soldur, çok gerici bir kafaya sahiptir. Stalin Devri’nin soludur. Dolayısıyla hepsi olmasa da büyük bir bölümü; bağnaz, tutucu ve gelenekçidir. Çok katıdırlar. Kılık kıyafeti bile, Stalin bıyığı. Stalin tarzında konuşuyor. Stalin’in kültüründe kalmışlar, 2017’lerin insanı değil. Adam 1920’ler, 1930’ların kafasında. Geliştirememiş kendisini. Onun için kadınlara karşı da katıdır. Mesela; solcu kadınlarına bakın erkek gibidirler. Makyaj yapmazlar, askeri kıyafetler giyerler. Hepsi olmasa da birçoğu bakımsızdır. Kötü bir görünüm vardır. Serttirler, sevgisizdirler. Gelenekçi Ortodoks kesimde de yine öyle kadınların bir çoğu bakımsız, çoğunlukla güzel bir koku hissedemezsin. Güzel bir bakım hissedemezsin. Hepsi için demiyorum, bir kısmı için diyorum çünkü çok iyi olan, çok değerli olan insanlar da var. Ama kadın karşıtlığı onlarda da çok şiddetlidir. Onlar zaten kendileri savunuyorlar kadınların akılsız olduğunu, yarım akıllı olduğunu, sopa yemesi gerektiğini erkeklerden daha kapsamlı anlatıyorlar. Kadının dediğinin tersinin yapılması gerektiğini su gibi ezberlemiş onlar. Kadınlara ait hükümler diye o konuda alim olmuş kadınlar var. Kendi kendine hakaret ediyor ve bunu takva adına yapıyor, Allah'ın hükmü bu, zaten böyle olması lazım diyor. Bundan sonra bu münasebetsizliğe yol vermeyeceğimizi biz gösterttikten sonra Türk gençliğinde muazzam bir uyanma oldu. Bakın 150.000'in üstünde insanla görüştük. Hepsinin pozitif, son derece hür, aydın, Kuran Müslümanı olduğu, aklı başında, şefkatli ve merhametli olduğu, yardımsever, nezih, savaşlara karşı, kan dökülmesinden nefret eden, dostluk ve sevgiden çok zevk alan, sanatı, estetiği, bilimi coşkuyla savunan, demokrat, hür düşünceyi savunan, cumhuriyetçi akla sahip kaliteli gençler olduğunu, kadın özgürlüğünü savunduklarını görüyoruz. Dolayısıyla yaptığımız ilmi mücadele elhamdülillah meyvelerini verdi ve vermeye devam ediyor meyvelerini. Adnan Oktar
Cumhuriyetin ilk yıllarından beri devam eden ve çoğu zaman açıkça ifade edilmeyen bir “halkı ikiye bölme” hareketi vardır. Bir tarafta Atatürkçü, aydın, resmi, müziği, dansı, heykeli, sanatı seven, hayat dolu bir kesim. Diğer tarafta Atatürk’ten hoşlanmayan, içine kapalı, müzikten resimden sanattan da haz etmeyen, eğlenceye neşeye karşı bir kesim. Bu Türkiye’de eskiden beri devam eden, adı konulmamış bir ayrışmadır ve iki taraf da bir şekilde birbirine öfke duyar ve uzlaşamaz. Genellikle darbelerde de bu ayrışma bahane gösterilir. 60’da, 71’de, 80’de hep böyle olmuştur. Darbelerin anatomisi incelendiğinde bu durum açıkça görülür. İşte biz bu uzlaşmazlığı ortadan kaldıran bir anlayışa sahip olduğumuz için hedef oluyoruz. Biz anlatımlarımızla hem iki kesimin birbirine öfkesini ortadan kaldırıyoruz, hem de bu iki kesimin hayatlarının birbiriyle uzlaşmasını sağlıyoruz. Atatürkçü aydın kültürlü bilgili resimden sanattan hoşlanan kesimle dindarlar arasında bir mesafe olmasına gerek olmadığını gösteriyoruz. Aydın, modern, neşeli, hayat dolu, sanatı müziği güzelliği seven, kaliteye önem veren, Kuran’a sadık, Kuran’a mutabık sünneti uygulayan bir arkadaş topluluğu olarak varlığımızla çok önemli bir fitneyi izale ediyoruz. Hem iki kesim arasında uzlaşma sağlıyoruz hem de iki kesimin birbirine olan öfkesinin yersiz olduğunu gösteriyoruz. Böylece milletin ve vatanın birliğine yönelik çok önemli bir hizmet veriyoruz. Çoğu kişi bunun farkında değil ama İngiliz derin devleti farkında ve bu yüzden var gücüyle bizim üzerimize geliyor. Adnan Oktar
Sayın Adnan Oktar'ın 1 Aralık 2017 tarihli sohbetinden önemli başlıklar

Yüz milyonlarca doçenti, profesörü ve öğrencisi var Darwinizmin, yüz milyonlarca.

Darwinistler hedefi değil, İngiliz derin devleti hedefi değil. PKK hedefi değil.

Yani kendini halk kahramanı gibi gösteriyor. Hakkında şiirler yazdılar.

Sayın Adnan Oktar'ın 2 Aralık 2017 tarihli sohbetinden önemli başlıklar

Darwinizm, onu da destekleyeceğim diyor. Homoseksüeller? Onu da destekleyeceğim diyor. Küfür?

Haşa onun umurunda bile değil diyor ben sizi koruyorum diyor halk kahramanı havasında.

(Cumhurbaşkanı Erdoğan ABDde Reza Zarrabın tanık olduğu Halk Bank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla

Sayın Adnan Oktar'ın 3 Aralık 2017 tarihli sohbetinden önemli başlıklar

Her yerde kimi zaman köken, kimi zaman mezhep bahane edilerek ülkelerin ve halkların nasıl paramparça

O yüzden Cumhuriyet Halk Partisini de milli ve yerli sistem içerisine çekmek için çok gayret edelim.

Kavmin en dürüstü, insanları iyiliğe çeken, güzelliğe çeken, insanların hayrı için gayret eden böyle halk

Sayın Adnan Oktar'ın 4 Aralık 2017 tarihli sohbetinden önemli başlıklar

Şeytan Onun Bedeninde Olduğu İçin, Bilim Adamının Kobayı İncelemesi Gibi Bu Mahluklarda Şeytanı İnceleriz

Yani bir bilim adamı nasıl bir kobayı inceliyor biz de bunu bilim adamı gibi inceleriz.

Hatta Kızılırmakın suyunu Ankaraya getirmeye kalktılar, barajlarda su kalmadı.

Sayın Adnan Oktar'ın 5 Aralık 2017 tarihli sohbetinden önemli başlıklar

Bayağı iyi tanırlar hayatını yani çünkü onlar önceden bilgilendiriliyorlar.

Mesela bir mümin kadını veyahut mümin beyi karşılayacak olan oranın ahalisi önceden bildiriliyor ve bütün

Su gibi bilirler, tanırlar. Mesela anne çocuğunu nasıl tanıyor yahut karısı eşini nasıl tanıyor?

Sayın Adnan Oktar'ın 6 Aralık 2017 tarihli sohbetinden önemli başlıklar

mukaddesatımızın sırtına inmek üzere kaldırılmış hançerdir ve bu hançer saplanırsa canı yanan, kanı dökülen, kayıplara

Sayın Adnan Oktar'ın 7 Aralık 2017 tarihli sohbetinden önemli başlıklar

Elçiye uymanın onlara kayıp getirdiğini iddia ediyorlar veyahut lidere uymanın.

mesela herhangi bir zorluk, herhangi bir dert veyahut herhangi bir saldırı isabet edince de, biz önceden

Halk içinde olur, şirk bırakır akar da akar tepesine şirk.

Kuran'da her türlü bilgi vardır

Sen cehennemin halkından sorumlu tutulmayacaksın.

Oysa o, zalimlere kayıplardan başkasını arttırmaz.

(Hakka Suresi, 51) Gerçek (şu ki), o (Kuran,) elbette bir öğüttür .

13652
/ 274