iplikçik üreten organlarında, ürettikleri iplikçiklerde hiçbir değişiklik olmayan örümcekler, Darwinistleri
yaratıldıklarını ve yüz milyonlarca yıldır hiçbir değişime uğramadıklarını, yani evrimleşmediklerini göstermektedir
sivrisineklerinin hep mantar sivrisineği olarak var olduklarını, herhangi bir değişim sürecinden geçmediklerini gösteren
kendilerine özgü yapılarıyla ortaya çıktıklarını ve geçmişlerinde evrimsel bir süreç bulunmadığını göstermektedir
320 milyonluk yıllık fosilleri, bu bitkilerin yüz milyonlarca yıl boyunca hiç değişmediklerini göstermektedir
Çünkü bu fosil yüz milyonlarca yıl boyunca eğrelti otlarının aynı kaldıklarını göstermektedir.
otlarına dönüşmediklerini, tüm özellik ve fonksiyonlarıyla hep eğrelti otları olarak var olduklarını gösteren
hiçbir farkı olmayan resimdeki 320 milyon yıllık eğrelti otu fosili, canlıların evrim geçirmediğini gösteren
bitki türünün bir diğer türün atası olduğunu ya da bir bitki türünün ara-geçiş formu oluşturduğunu gösteren
Resimde görülen 320 milyon yıl yaşındaki eğrelti otu fosili de, apaçık olan Yaratılış gerçeğini gösteren
Problems of Mesozoic Seed-Plant Evolution, Cambridge: Cambridge University Press, 1976, s. 1-2) Darwinistler
Bitkilerin evrim geçirmediklerini, hepsini Allah ın yarattığını gösteren sayısız fosilden biri olan bu
otlarının hep aynı kaldıklarını, herhangi bir şekilde değişmediklerini yani evrim geçirmediklerini gösteren
milyon yıl önce yaşamış olan eğrelti otlarının günümüzdeki örneklerinden hiçbir farkı olmadığını gösteren
milyonlarca yıldır aynı özelliklere sahip olan bu canlılar evrim geçirmediklerini söylemekte, ne var ki Darwinistler
Evrimcilerin iddia ettiği gibi, başka bir canlıdan aşama aşama türediklerini gösteren en küçük bir delil
Tam tersine tüm bilimsel bulgular ve fosil kayıtları tatarcıkların tam ve kusursuz yapılarıyla birdenbire
yani Allah ın onları yarattığını ve hiçbir değişime uğramadıklarını, yani evrim geçirmediklerini göstermektedir
canlıların milyonlarca hatta yüz milyonlarca yıl boyunca aynı kaldıklarını, hiç değişmediklerini göstermesi
Elde edilen her fosil, o canlının bütün özellikleriyle tam olduğunu ve var olduğu andan itibaren hiç
değişmediğini göstermektedir.
itibaren aynı olduklarını, herhangi bir değişikliğe uğramadıklarını yani evrim geçirmediklerini göstermektedir
sivrisineklerinin milyonlarca yıldır hiç değişmediklerini, herhangi bir ara aşamadan geçmediklerini gösteren
Kötülük isteyenler, dünya üzerindeki iyi kutupların arasına açmak için çaba göstermekte ve ilk planda
Yüz milyonlarca yıl boyunca hiçbir değişikliğe uğramayan canlılar, Darwinistlerin canlılığın kökeni ve
Darwinistler canlıların sürekli olarak değiştiklerini, yani evrim geçirdiklerini söylemektedir.
Fosiller ise, canlıların var oldukları ilk andan itibaren hiç değişmediklerini göstermektedir.
ıstakozlar, canlıların sürekli değişerek sözde ilkelden gelişmişe doğru ilerledikleri iddiasındaki Darwinistlerin
gerçekleri söylemediklerini göstermektedir.
oldukları tüm özelliklerle eksiksiz olarak birdenbire var olduklarını, yani yaratıldıklarını göstermektedir
fosili de evrim teorisinin doğa tarihi hakkındaki iddialarının hiçbir geçerliliği olmadığını göstermektedir
sonucunda ortaya çıkmadıklarını ve evrimsel bir değişime maruz kalmadıklarını açık ve net bir şekilde göstermektedir
Bu aynılık karşısında Darwinistlerin söyleyebilecekleri tek bir söz dahi yoktur.
Resimde görülen fosil, pedilid böceklerinin on milyonlarca yıldır değişmeden kaldıklarını göstermektedir
Darwinistlerin uzun yıllardır, fosil kayıtlarının çoğunu gizlemelerinin pek çoğunu da çarpıtmalarının
elde edilen tüm fosil bulguları gibi Lauxanid sineklerine ait fosiller de evrimin geçersizliğini göstermektedir
, resimde fosili görülen bu bitki böceği de, evrim teorisinin hayal ürünü bir hikaye olduğunu göstermektedir
On milyonlarca yıldır değişmeden kalan bu canlılar, Darwinistlerin doğa tarihi hakkındaki tüm iddialarını
Evrimciler insanları, canlıların tümünün değişim geçirirerek ilkelden gelişmişe doğru ilerlediklerine
konusu çıyanlarla, günümüzde yaşayan bu familyaya dahil çıyanların tamamen birbirinin aynı olması Darwinizm
hayvanların kökenini açıklamakta değil bitkilerin kökenini açıklamakta da aciz olduklarının göstergelerindendir
İçinde Bir Teori) adlı kitabında, evrim teorisini farklı bilim dallarının ışığı altında incelemiş ve Darwinizmin
sesler çıkarmaları, hepsinin, konuşmaya, söz söylemeye yönelik özel bir ilhamla doğduklarını göstermektedir
Komünizmin fikir babaları Karl Marx ve Friedrich Engels, materyalist felsefeyi diyalektik adı verilen
Bu, Darwinizm için olduğu kadar materyalist ve komünist düşünce için de çöküş anlamı taşıyordu.
Ancak materyalist görüşe sahip bilim adamları, Darwinizmin çöküşünün kendi ideolojilerinin de çöküşü
moleküllerin varlığına bile tutarlı bir izah getirememişken, genetik bilimindeki ilerlemeler ve nükleik asitlerin
imkansızlıkla ilgili olarak şunları söyler: Orta büyüklükteki bir protein molekülü yaklaşık 300 amino asit
Ama bir Darwinist, bu düşünceyi en ufak bir şüphe belirtisi bile göstermeden kabul eder!
açıklayamadığı büyük bir sorun olduğunu şöyle ifade etmektedir: Daha kompleks organizmaların genelde basit
Theodosius Dobzhansky, evrim teorisinin 20. yüzyılın ilk çeyreğinde keşfedilen genetik kanunları karşısında tam
anlamıyla bir açmaza girmesiyle birlikte, Darwinizme yeni bir yama olarak öne sürülen neo-Darwinizmin
: Türlerin Kökeni, Doğal Seleksiyon Yoluyla Günümüzün en ünlü evrimcilerinden Stephen Jay Gould Darwinizmin
bu büyük yanılgısı hakkında şunları söyler: Darwinizmin özü tek bir cümleye dayanır: Doğal seleksiyon
Loring Brace, American Scientist dergisinde yayınlanan bir makalesinde, Darwinizmin bilimsel bulgular
Çoğu tür, dünya üzerinde var olduğu süre boyunca hiçbir yönden değişim göstermez.
ortaya çıktıklarını, hem de çok uzun jeolojik dönemler boyunca değişmeden sabit kaldıklarını göstermektedir
Oysa fosil kayıtları bunun tam aksini gösterir.
Günümüzde yaşayan termitlerden tümüyle farksızlar.
Bu gerçek hem neo-Darwinizmi hem de sıçramalı evrim teorisini çıkmaza sürüklemektedir. (bkz.
Ancak zaman zaman yukarıdaki örneklerdekine benzer basit düzenlemeler oluşabilir.
mantığın yüzeyselliğini ve çarpıklığını şöyle açıklarlar: Suyun kristalize olup buza dönüşmesiyle, basit
Amino asit gibi organik monomerler ise herhangi bir ısıda, değil düzenli bir organizasyona, birleşmeye
Nitekim fosil kayıtlarına baktığımızda da, bir evrim süreci ile değil, aksine evrime tümüyle ters bir
le ilgili evrimci iddiaları çürüten ve kuşlarla dinozorların arasında evrimsel bir bağ olmadığını gösteren
1970 lerin başında ortaya çıkan kesintiye uğratılmış denge (punctuated equilibrium) adı verilen neo-Darwinist
Eğer böyleyse sünger gibi basit ve değişmemiş hayat formlarını evrimsel başarısızlıklar olarak mı kabul
embriyolojik incelemeler de canlıların birbirine uyumlu olarak mükemmel bir sistemle yaratıldıklarını göstermektedir
Neo-Darwinizmin kurucularından George Gaylord Simpson, Haeckel evrimsel gelişimi yanlış bir şekilde ortaya
Bundan iki sonuç çıkmaktadır: 1) Evren materyalistlerin iddia ettiği gibi sonsuzdan beri var olamaz.
kanıt vardır. 240 Evrenin sonsuzdan beri var olduğunu ve hiçbir biçimde düzenlenmediğini savunan materyalizm
Örneğin, sıcaklık ne kadar artarsa artsın canlılığın yapı taşı olan amino asitler düzenli dizilimlerde
Bunlar her zaman tam bir parmak görünümünde olmasa da, kemik yapısı itibariyle beş parmaklı ( pentadactyl
Bu ise, evrenin bir başlangıcı olduğu anlamına geliyor ve böylece materyalizmin evren sonsuzdan beri
Fakat bu gerçek pek çok materyalist bilim adamının hiç hoşuna gitmemiştir.
insanın yaşamı için tam olmaları gereken şekilde düzenlendikleri birer birer bulunmuştur.
Grassé bir materyalisttir, ancak Darwinist teorinin canlılığı açıklayamadığını savunmakta ve Darwinizmin
Ama Darwinizm bundan fazlasını da ister: Tek bir bitki, tek bir hayvan, binlerce ve binlerce tam olması
Kuşlar Dinozordur Teorisinin Sonu) başlıklı makalesinde şöyle yazar: Son çalışmaların sonuçları göstermektedir
İkinci bir çalışma göstermektedir ki, theropod dinozorlar, kuşlarınkine evrimleşebilecek bir iskelet
Ancak diğer yönlerden kuşlara hiçbir benzerlik göstermezler.
Taylor, D arwinizmin açıklayamadığı konuları ele alan The Great Evolution Mystery (Evrimin Büyük Sırrı
) adlı kitabında at serileri efsanesinin aslını şöyle anlatır: Darwinizmin belki de en ciddi zaafiyeti
arkaya dizilmeleri mümkündür, ama tarihte gerçekten bu sıralama içinde birbirlerine izlediklerini gösteren
Bugün evrim teorisi olarak tanımladığımız neo-Darwinist model, evrimi gerçekleştiren iki temel mekanizma
artışını göstermektedir.
Darwinizme göre canlılık bu şekilde gelişmiş olmalıdır.
Johnson, Darwinisms Rules of Reasoning , Darwinism: Science or Philosophy, Foundation for Thought and
Eski Yunan materyalist filozoflarından Demokritos da günümüz materyalistleri gibi, maddenin ezeli olduğunu
Eski Yunanın materyalist filozofları, maddeyi yegane varlık sayıyorlardı.
Böylece materyalist felsefe ve evrim efsanesi Eski Yunanda birleşti, oradan da Roma kültürüne taşındı
Türler ve özellikle cinsler hiçbir zaman yeni bir türe ya da cinse doğru evrim göstermezler.
ara form fosilleri bulunmuş değil, ama ileride bulunabilir argümanının artık geçerli olmadığını göstermektedir
Hümanizm teriminin tam tarifi ise, Huxley tarafından şöyle yapılıyordu: Ben hümanist kelimesini kullanırken
Türler ve özellikle cinsler hiçbir zaman yeni bir türe ya da cinse doğru evrim göstermezler.
ara form fosilleri bulunmuş değil, ama ileride bulunabilir argümanının artık geçerli olmadığını göstermektedir
Neo-Darwinist akımın en önemli birkaç isminden biri olan George Gaylord Simpson bunu şöyle ifade eder