Darwinizmin benimsediği doğal seleksiyon mekanizmasına göre doğa, canlıların birbirleriyle yaşam için
Alan Feduccia Archæopteryx i ara form olarak göstermeye çalışan evrimcilerin iddiası, kuşların dinozorlardan
yapısal benzerliklerini ve ayrılıklarını ortaya koyma ve geçmişteki sözde atalarını kademe kademe gösterme
canlı gruplarının yeryüzünde özgün yapılarıyla aniden ortaya çıktıklarını, yani yaratıldıklarını göstermektedir
Türler ve özellikle cinsler hiç bir zaman yeni bir türe ya da cinse doğru evrim göstermezler.
Neden bütün doğa bir karmaşa halinde değil de, tam olarak tanımlanmış ve yerli yerinde?
Fosil kayıtları ise bunun tam aksini göstermektedir.
Fosil kayıtları açıkça söz konusu kehanetin yanlış olduğunu göstermektedir.
Bu çok karmaşık işlemin ayrıntıları günümüzde hala tam olarak çözülememiştir.
bitkilerin gerçekleştirdikleri fotosentez ile hayvanların ve insanların enerji tüketimleri arasında tam
İşin daha da ilginç yanı ise, son derece kompleks bir işlem olan fotosentezin henüz tam olarak çözülememiş
Amino asitler birleştirilmiş ancak proteinler yine elde edilememişti.
Elde ettikleri, birbirine rastgele bağlanmış, basit ve düzensiz amino asit halkalarıydı ve herhangi bir
değil, canlı organizmalardaki saf amino asitleri kullanmış olmasıydı.
Sydney Fox Sydney Fox canlılığın yapıtaşı olan proteinlerin, amino asitlerden tesadüfen oluştuğunu ileri
Fox Deneyi ) Millerin senaryosundan etkilenen Sydney Fox, bazı amino asitleri birleştirerek proteinoid
Ancak bu işe yaramaz amino asit zincirlerinin canlıları oluşturan gerçek proteinlerle ilgisi yoktu.
savunucularının en ünlülerinden biri olan biyolog Douglas Futuyma, Marxın insanlık tarihini açıklayan materyalist
teorisi ile birlikte Darwinin evrim teorisi materyalizm zemininde büyük bir aşamaydı diye yazarken evrim
etkilenmesi ve bir araştırmacı olarak bu gerçeği hemen anlayabilmesi gerekirken, Darwinde bu mantık tam
Ludmerer, 19. yüzyılda öjeni fikrine olan ilginin artışının sebebinin Darwinizm olduğunu şöyle belirtir
Hücrenin çekirdeğinde bulunan bilgi deposu DNA, A- T- G- C harfleri ile ifade edilen nükleik asit moleküllerinden
Bu hücre ansiklopedisi tam 920 ciltlik Encyclopedia Britannica nın içerdiği bilgiye eşdeğerdir.
Şu ana kadar dünya üzerinde yaşamış milyarlarca insanın tümünün birbirinden farklı olmalarının nedeni
Evrimciler ise, bir türün içindeki çeşitliliğin fazla olmasını teorilerine delil olarak göstermeye çalışırlar
Varyasyon ) Popülasyonlar, gen frekansı bakımından homojen dağılım göstermezler.
gruplar birbirlerinden coğrafi izolasyonla belirli bir süre ayrılmış; fakat aralarındaki gen akışı tam
Evrimciler, bir türün içindeki varyasyonları teoriye delil olarak göstermeye çalışırlar.
Bu örnek, genetik bilgideki değişimlerin bir sınırı olduğunun en önemli göstergelerindendir.
bu şifreyle gidip üretim için üzerine bağlanacağı ribozom, ribozoma üretimde kullanılacak amino asitleri
Darwin Retried (Darwin Yeniden Sorgulandı) adlı kitabıyla Darwinizmin geçersizliğini ortaya koyan Norman
Bilim bizlere tüm canlı türlerinin Allah tarafından ayrı ayrı yaratıldıklarını göstermektedir. 196 ICRın
Gould, evrim mekanizması olarak öne sürülen doğal seleksiyonun açmazını şöyle dile getirmektedir: Darwinizmin
Ancak Darwinist teori, uygun olanı yaratması nı da istemektedir. 197 Evrimci paleontolog Stephen J.
Evrim teorisinin dünyadaki en önde gelen eleştirmenlerinden biri olan Phillip Johnson ise, Gouldu Darwinizmin
Biological science and the roots of Nazism, American Scientist, vol 76(1), 1988, s.54; Jerry Bergman, Darwinism
artışını göstermektedir.
Darwinizme göre canlılık bu şekilde gelişmiş olmalıdır.
Johnson, Darwinisms Rules of Reasoning , Darwinism: Science or Philosophy, Foundation for Thought and
Çevreden aldığı basit organik molekülleri sentezlemesini sağlayacak gen sistemine gereksinim yoktur.
Yani ilk canlının kompleks bir çevrede basit yapılı olarak beslenip yaşamsal olaylarını sürdürebildiği
maddelerin önce küçük su birikintilerinde çoğalıp zamanla denizlere ve okyanuslara taşındıkları ve basit
denenemeyen karmaşık hipotezler ise bunlardan mantığa uygun bazı sonuçların çıkarılıp çıkarılamayacağını göstermek
diş ve iskelet yapısı gibi özelliklerin, onu bir sürüngen değil, özgün bir kuş türü yaptığını göstermektedir
neredeyse bir milyon yıl öncesinde, bize tıpatıp benzeyen Homo sapiens insanlarının yaşadıklarını göstermektedir
Bu nedenle, özgün bir insan ırkı olan Homo erectus u yarı-maymun bir canlı gibi göstermeye çalışırlar
ata-torun ilişkisi olmadığını, her bir türün kendine has özelliklerle bir anda ortaya çıktığını göstermektedir
, evrim yaşandığına dair hiçbir delil vermiyorsa, bugüne kadar hiçbir ara geçiş canlısı özelliği gösteren