Bir insan doğar, yaşar ve dünyada sürdürdüğü sınırlı ömrün sonunda ölür.
Bu son, bütün insanlar için kaçınılmazdır.
İnsanlar gibi bitkiler ve hayvanlar aleminin de yokoluşu kaçınılmazdır.
Doğadaki düzen hiçbir şekilde bozulmaz ve milyonlarca yıldır son derece istikrarlı bir şekilde devam eder
İnsanlar ve hayvanlar yaşayabilmek için oksijen alır ve karbondioksit verirler.
, yaptıkları hataların asla karşılarına çıkmayacağını sanırlar.
ve onun da ötesindeki boyutları aynı anda görmektedir.
(Al-i İmran Suresi, 163) Bizim ayetlerimiz konusunda çarpıtma yapanlar, Bize gizli kalmazlar.
İman edenler karşılaştıkları her türlü zorlukta, sıkıntıda ve hastalıkta yalnızca Allaha sığınırlar ve
Örneğin Hz.
Fakat Allah Hz.
Gördüğünüz manzarada muhtemelen deniz, ağaçlar, Güneş, gökyüzü, uçan kuşlar, belki bir ada veya bunlara
Onun varlığı ve hakimiyeti kainattaki her noktada apaçık görülür ancak insan Onun Zatını göremez.
Aşağıdaki ayetle bildirildiği gibi: Gözler Onu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder.
O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca OL der, o da hemen oluverir.
İnsan yeryüzüne beş duyu ile gelmiştir ve bu duyuların dışında altıncı bir duyuyu tahayyül etmesi bile
Örneğin yunusların burun çıkıntısı, modern büyük gemilerin pruvasına model olmuştur.
mso-style-parent: ;font-size:10.0pt; Times New Roman ; Şüphesiz, biz bundan önce Ona dua (kulluk) ederdik
(Tur Suresi, 28) Allah insanı yaratmış ve onu, yaşaması için her yönden elverişli olan bir mekana yerleştirmiştir
Bu mekanda var olan herşeyi de insan için özel yaratmış ve onun hizmetine vermiştir.
(Al-i İmran Suresi, 9) Dağınık şeylerin biraraya toplanması demek olan cem kelimesi, Allahın tüm evrendeki
sistemler üzerindeki hakimiyetini gösteren sıfatını ifade eder.
Allah Kendisine iman edenleri ise tüm yaptıklarına bir karşılık olmak üzere cennette de -dünyada olduğu
İnsan biraz durup düşünse, bu dünyaya kendi iradesiyle gelmediğini, hayatının ne zaman son bulacağını
Kendi bedeni de dahil olmak üzere sahip olduğu herşeyin geçici olduğunu ve sonunda yok olacağını anlar
Dediler ki: Rabbimiz Seni tesbih eder, yüceltiriz; gerçekten bizler zalim imişiz.
edenler, size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allaha ve Resûlüne icabet edin.
Hatta insan bir an sonra neyle karşılaşacağını bilmez veya geçmişte karşılaştığı bazı olayları unutabilir
Allah bilir de siz bilmezsiniz. (Bakara Suresi, 216) ayetiyle bu gerçeğe açıkça dikkat çekilmiştir.
İnkar edenler hazırladıkları sinsice tuzakların, düzenledikleri komplo ve saldırıların daha planlarını
Öte yandan Allah inkarcıları kendi aralarında da ayrılığa düşürerek, birbirleriyle mücadele ettirir ve
Allah Kendi (dini)ne yardım edenlere kesin olarak yardım eder...
her an karşılaşabilir.
Allaha ve ahiret gününe inanmayan insanlar için ise durum farklıdır.
(Zümer Suresi, 38) Allah inkar edenler üzerinde Darr ismini tecelli ettirmektedir.
(Enbiya Suresi, 83) Yeryüzündeki tüm canlılar gibi insan da ihtiyaç içinde olan bir varlıktır.
Yaşamını sürdürebilmesi için her an oluşması gereken pek çok şart vardır.
İnsan bedeninin yaşamını sürdürebilmesi için oksijen alması gerektiğini elbette herkes bilir.
inanmışlardır.
Bilimin yakın zamanda keşfettiği bir gerçek bu duruma açıklık getirmektedir. 1929 yılında, Edwin Hubble
Bu durumda ortaya çıkan sonuç şöyledir; zaman kavramına göre daralan evren sonunda tekliğe ulaşır.
Kuru tohumları alıp bir odada saklasanız, belki senelerce aynı şekilde durduklarını görebilirsiniz.
Kuru bir taneden böylesine farklı çeşitlerde ama en önemlisi canlı bir organizmanın oluşması kuşkusuz
Kuru bir taneden bir ağacın oluşması için, tohumun topraktan gerekli malzemeleri alarak filizlenmeye
edenler, Yahudiler, yıldıza tapanlar (Sabii) Hıristiyanlar, ateşe tapanlar (Mecusi) ve şirk koşanlar
Elbette bu iki insanın durumu bir değildir.
O gün, Allahın sonsuz adaletinin tecelli ettiği gündür...
konumu, canlıların ihtiyacı olan her türlü detayın Dünyada var olması bu gezegenin üstün bir aklın eseri
Bunun yanı sıra tüm canlıların oluşumundaki detaylar incelendikçe karşılaşılan yaratılış gerçeği daha
(İnşirah Suresi, 1-6) Kuranda Allahın iman edenlere sağladığı kolaylıklara daha pek çok örnek verilmiştir
Hz. Musa da Allahın çeşitli zorluklarla imtihan ettiği elçilerden biridir. Ancak Allah Hz.
Hz.
Allah bir ayetinde Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah azabınızla ne yapsın?..
(Nisa Suresi, 147) diyerek insanlar üzerinde ne kadar geniş mağfiret sahibi olduğunu onlara bildirmiştir
(Nahl Suresi, 119) Ey iman edenler, Allahtan sakınıp-korkun ve Onun elçisine iman edin, size Kendi rahmetinden
Yalnız inkar etmekle kalmamışlar, iman edenlere de baskı ve zulüm uygulamış, Allahın elçilerine de büyük
Allah bu gerçeği Kuranda şöyle bildirmiştir: Göklerde ve yerde ne varsa Allahındır.
Kuranda inkarcıların bu tavırlarına karşılık Hz.
edenler, Allahtan korkun.
Ayrıca Allah şu ana kadar yaşamış olan, şu an yaşayan ve bundan sonra yaşayacak olan tüm insanların da
(Al-i İmran Suresi, 180) Gözler Onu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder.
Şüphesiz Allah, iman edenleri dosdoğru yola yöneltir.
(Hac Suresi, 54) Yeryüzünde iki tür insan vardır: Allahın gücünü bilip takdir edenler ve Allahın gücünü
Şüphesiz, inkar edenleri uyarsan da, uyarmasan da, onlar için fark etmez; inanmazlar.
(Vakıa Suresi, 3) Her insan belirli bir zeka düzeyi, görme, düşünme ve düşündüklerinden çıkarım yapma
(Al-i İmran Suresi, 191-192) Düşünüp öğüt alanlar Allahın yücelttiği kişilerdir.
İşte bu insanlar da, Allahın yarattığı ancak vicdanlarını kullanmadıkları, düşünmedikleri ve sıradan
Evrenin ilk yaratılış anında ne kadar atom varsa, şu anda da o kadar atom vardır.
(Kaf Suresi, 4) Oysa onun, kendilerine karşı hiçbir zorlayıcı-gücü yoktu; ancak Biz ahirete iman edeni
(Şura Suresi, 6)
Ancak zaman içinde elçilerin getirdiği kitaplar insanlar tarafından tahrif edilmiş, Allahın gönderdiği
Bugün ulaşılabilen bilgi seviyesi ile şu gerçek ortaya çıkmıştır: Kainatın yoktan var olduğu ilk andan
bu yana oluşan tüm olaylar belirli bir plan içinde gelişmiştir.
Ve akıl sahibi bir varlık olan insan, yeryüzündeki yerini almıştır.
Bir olay için kullanabileceğimiz en eski ifade, evrenin yaratılış anıdır.
Asla değişmez.
(Hac Suresi, 6) İşte burada (bu durumda) velayet (yardımcılık, dostluk) hak olan Allaha aittir.
Sivrisinek larvası gelişimini tamamlayana kadar 4 defa deri değiştirir.
İnsan da kainatın küçük bir parçasıdır.
Veya karanlıklarla nur eşit olabilir mi?
(Al-i İmran Suresi, 155) Şu an dünyada yaşayan insanlara, kendilerini yaratan Allahın gönderdiği bir
gereken emirleri, sakınmaları gereken yasakları bildirmiştir.
İçlerinden ancak çok azı Allaha gereği gibi iman eder ve Onun hükümlerini eksiksiz uygular.
(Şura Suresi, 28) Kainatta yaşayan tüm bitkiler ve hayvanlar, Allahın yeryüzünde kendilerini yerleştirdiği
Fakat iman etmeyenler onların bu tesbihlerini kavrayamazlar.
(İsra Suresi, 44) İman edenler de Allahın Yüceliğini ve büyüklüğünü kavrayarak Rabbimizi tesbih eder,
Anne karnında geçen dokuz aylık süre insan için karanlık bir devredir.
İnsanın hafızasında çocukluğuyla da ilgili yalnızca birkaç anı kalır.
Oysa insan hayatı boyunca yaptığı işleri, söylediği sözleri unutur.
Elbette insan ve insan gibi yaratılmış olan diğer canlılar aciz varlıklardır.
Daima diridir, her an herşeye hakimdir, herşeyi bilir, herşeye güç yetirir, Onu uyku ve uyuklama tutmaz
(Al-i İmran Suresi, 2) Sen, asla ölmeyen ve daima diri olan (Allah)a tevekkül et ve Onu hamd ile tesbih
(Şura Suresi, 25) İnsan son derece aciz bir varlıktır.
(Ahzap Suresi, 72) Gerçekten insan, Rabbine karşı nankördür.
Bu merhametinden dolayı da insanlar için kurtuluş olacak bir yol göstermiştir; tevbe etmek.
Örneğin Hz.
Şüphesiz, Allah Katında İsanın durumu, Ademin durumu gibidir.
(Al-i İmran Suresi, 59) O, gökleri ve yeri hak olarak yaratandır.
Ben size daha önce kesin bir uyarı göndermiştim. (Kaf Suresi, 28) Allah sonsuz adalet sahibidir.
vereceklerini, dünyada Kendisine kulluk etmeyenlerin ahirette cehennem azabıyla karşılaşacaklarını bildirmiştir
gelenleri detaylarıyla tarif etmiş ve onların bu durumundan kullarının ibret alması gerektiğini bildirmiştir
(Zümer Suresi, 36) Allaha kesin bilgiyle iman etmeyen insanlar için yeryüzünde korku duyacakları pek
Ve asla Allahtan başkasından bir yardım, bir fayda ummazlar.
Dolayısıyla gerçekten iman eden bir insan için Allah, yardım dilenecek, korkulacak tek makamdır.
Bu insanlar hak din ahlakından yüz çevirdikleri ve Allaha baş kaldırdıkları için sabah vakti, hiç şuurunda
Veya karanlıklarla nur eşit olabilir mi?
ederseniz, Allah azabınızla ne yapsın?
(Al-i İmran Suresi, 2) Bazı insanlar kainattaki kusursuz sistemin bir kez var edildiğini ve bundan sonra
Gören, duyan ve görüp duyduklarından basiretle sonuç çıkarabilen insanlar bu büyük gerçeği hemen fark
ederler.
Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm.
Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler.
Allah kişinin içinden geçen her düşünceyi bilir.
Üstelik hepsinin birarada yaşaması için bunlar gibi birçok şartın aynı anda oluşması gerekir.
Elbette bu canlılar arasında insan da vardır.
Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, pek nankördür. (İbrahim Suresi, 34)
Tüm güzellikler, incelikler Onun aklının tecellileridir.
Diğer tüm varlıklar gibi insanlar da Onun dilemesi ile yeryüzüne gelirler.
(İnsan Suresi, 1-3) Kendisine verilmiş olan yeteneğini kullanan ve görüp akleden bir insan ise; kim tarafından
Times New Roman ; Göklerde ve yerde olanların tümü, Melik, Kuddüs, Aziz, Hakim olan Allahı tesbih eder
Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri zeval bulurlar diye (her an kudreti altında) tutuyor.
O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir.
(Şura Suresi, 19) Daha önce de belirttiğimiz gibi dünya üzerinde iki tür insan yaşar: Allaha teslim olanlar
Bu insanlar şeytanın yoluna tabi oldukları, Allahı unuttukları, vicdanları kabul ettiği halde inkar ettikleri
(Al-i İmran Suresi, 164) Latif olan Allah mümin kullarına her türlü zor durumda yardım ederek de lütfunu
mso-style-name: Normal Tablo ;mso-style-parent: ;font-size:10.0pt; Times New Roman ; Hani o inkar edenler
şöyle dikkat çekmiştir: Gerçek şu ki, onlar hileli düzenler kurdular.
Allah inkarcıların tüm bu çabalarıyla iman edenleri denemeden geçirmektedir.
O gün Allah, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri küçük düşürmeyecektir...
Çünkü Allah Kuranda, elçilerine ve iman edenlere, hem dünya hayatında hem de şahitlerin (şahitlik için
Derler ki: Eyvahlar bize; bu, din günüdür.
(Al-i İmran Suresi, 26) Şu an bulunduğunuz yerden etrafınıza baktığınızda gördüğünüz herşeyin sahibi
Saksıda duran çiçek, Rabbimizin ona sağladığı imkanlarla (güneş, su vs.) büyümektedir.
Elbette bu gerçek tüm insanlar için geçerlidir.
Dua eden insan, karşısına çıkabilecek zor ya da kolay her türlü durumu, tüm olayları, kainatın Yaratıcısı
O gün, sizin için ne sığınılacak bir yer var, ne sizin için inkar (etmeye bir imkan).
(Şura Suresi, 47)
Tüm yıldızlar, insanlar, hayvanlar ve bitkiler, göremediğimiz alemlerde yaşayan cinler, şeytanlar, melekler
Bunu bilen bir insan, kendisini Yaratana karşı sorumlu olduğunu da bilmelidir.
(Al-i İmran Suresi, 150) Mümin, herkesin ve herşeyin varoluşunu Allaha borçlu olduğunu bilir.
İman eden bir insan, mevlamız olan Allahın kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyeceğini de bilir
Kadere ve her işi evirip çevirenin Allah olduğuna kesin bir bilgiyle iman eder ve böylece yalnız Allaha
(Hicr Suresi, 5) Bu durumda Allaha iman eden bir kula düşen ise, Allahın neyi ileri aldığını neyi ertelediğini
Çünkü ayetlerde de bildirildiği gibi insan acelecidir .
Ama insan için en hayırlı olanı bilen, tesbit eden Allahtır.