tanımamakta direnen insanlar kuşkusuz büyük bir azabı da hak etmişlerdir.
Her insan için ölene kadar tevbe etme, Allahın rahmetine sığınma imkanı vardır.
ve (davranışlarını) düzeltirse, şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder.
derin bir kuşku içindedirler.
O tüm insanların sinelerinin özünde saklı olanı bilir, onlara şahdamarlarından daha yakındır.
(Al-i İmran Suresi, 120)
İnkar eden kimseler için ise durum elbette böyle değildir.
Ağlayacakları her olayı, her sebebi Allah yaratır ve vaktini de o tayin eder.
Ki onlar, benim ayetlerime iman edenler ve Müslüman olanlardır.
gerçekten bir hardal tanesi ağırlığında olsa da, (bu,) ister bir kaya parçasından ya da göklerde veya yer(in
Diğer yönden Allahın insanlara dualarına ve amellerine göre karşılık vermesi dünyada da tecelli eder.
bildirir: Kim dünya hayatını ve onun çekiciliğini isterse, onlara yapıp ettiklerini onda tastamam öderiz
Yeryüzünde Hz.
Ademden beri yaşayan, şu anda yaşamakta olan ve kıyamete kadar da yaşayacak olan insan sayısını da yalnızca
Allah bilir...
O, kime dilerse rahmetini tahsis eder, Allah büyük lütuf ve ihsan (fazl) sahibidir.
bir surette faydalandıracağını ve onlara ihsanda bulunacağını bir ayetlerinde bildirmiştir.
(Rahman Suresi, 60) Allah hakkında yalan uydurup iftira edenlerin kıyamet günü zanları nedir?
Böylelikle Allah dokuz ay içinde yoktan, gören, duyan, konuşan ve akleden bir insan yaratır.
Ancak insanların bir kısmı bu dirilişten yana gaflet içindedirler ve derler ki: Kendi yaratılışını unutarak
O, her yaratmayı bilir.
terk ederiz.
Kısaca iman eden kişi adeta uykudan uyanmış gibidir.
Görüldüğü gibi imanı insana ancak Allah verir; dilediği anda da geri alır.
Çünkü siz, imana çağrıldığınız zaman inkar ediyordunuz.
İnsan, kendi başına ve sorumsuz bırakılacağını mı sanıyor?
(Duhan Suresi, 16) Bunun yanı sıra Allah Kuranın birçok ayetinde Rahman ve Rahim sıfatlarını, insanlar
Bu güzellikte tecelli eden aklın bir kaynağı olduğu açıktır.
Örneğin insan bedeninin çatısını oluşturan iskelet başlıbaşına bir mühendislik harikasıdır.
Bütün bunların yanı sıra kırmızı kan hücrelerinin üretimi de kemikler tarafından yapılır.
(Şura Suresi, 23) Kuranda bildirilen mümin alametlerini gösteren, Allaha hiçbir şeyi şirk koşmayan ve
Ayrıca Allah Kendisine dua ederek evlat isteyen peygamberlerin dualarını kabul etmiş, Hz.
Zekeriyayı Hz. Yahya ile, Hz. Meryemi Hz. İsa ile, Hz. İbrahimi de Hz. İshak ve Hz.
Öyle ki, insanlar, bilmeye asla güç yetiremeyecekleri ve sonsuza kadar da öğrenemeyecekleri birtakım
Böylece asırlar önce, Rabbimizin karşısında tek başına olduğu bir anda, Hz.
Aksi takdirde insanlar sadece dünyaya ait bilgilerle yetinmek zorunda kalacak ve ölümden sonra ne olacağıyla
Allah, bir toz zerresinden, boşlukta hızla yol alan gezegenlere ve insan gözünün asla göremeyeceği mikro
Evrendeki kusursuz düzen, tüm varlıkların düzenini, intizamını an an kontrol eden ve herşeyin üzerinde
Allah yarattığı tüm canlıların vücutlarını da büyük bir dengeyle ve düzenle idare eder, tüm organları
Bunun ardından Allah, dilediği kimseden tevbesini kabul eder. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
Ancak böyle dönemlerde de Allah inkar edenlerin çabalarını boşa çıkarmış ve müminlere her yönden destek
olmuştur: Hani o inkar edenler, kendi kalplerinde, öfkeli soy koruyuculuğunu (hamiyeti), cahiliyenin
Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm...
de dua etmektedir, insan pek acelecidir.
Allah bilir de siz bilmezsiniz.
Sürtünmesiz bir Dünyada tüm düğümler çözülecek, çiviler ve vidalar yerlerinden çıkacak, arabalarda fren
tutmayacak, ses asla dinmeyip bir duvardan ötekine yankılanıp duracaktı....
altında tutmakta, kainattaki tüm canlıları bildikleri veya bilmedikleri büyük tehlikelere karşı her an
Allah dağa tecelli edince onu paramparça eder ve Hz. Musa bayılarak yere düşer.
Luta da sabah vakti kavminden iman etmiş kişilerle birlikte çıkmasını ve kavmini terk ederken arkasına
Sabah vaktinde ise Hz. Lutu ve yakınlarını kurtararak inkarcı kavmi büyük bir azapla helak eder.
Ve Allah insan bedeninin hem içinde hem de dış görünümünde sayısız iman delilini sergilemektedir.
İnsan bedenine yalnızca dıştan bakıldığında dahi Allahın mükemmel sanatı hemen görülebilir.
Ve hatta tüm bu özellikler şu ana kadar yaşamış yaklaşık 150 milyar insan üzerinde de görülmüştür ve
İnsan ancak Allahın lütfu ve rahmeti sayesinde yaşayabilir.
Yalnız insan değil tüm kainat Allaha sığınır, Ondan yardım diler.
Onları hidayete çağırırsanız size uymazlar.
(Enfal Suresi, 11) İnsan çeşitli acizliklerle yaratılmış bir varlıktır.
Çünkü Allah iman eden kullarını tertemiz kılmak istemektedir.
Ancak tevbe edenler, ıslah edenler, Allaha sımsıkı sarılanlar ve dinlerini katıksız olarak Allah için
İçindeki hükümler hep insan yaşamında kolaylık sağlayacak şekildedir.
(Kamer Suresi, 17) Öte yandan müminlerin her türlü başarıya ulaşmasının kolaylığına da, Ve seni kolay
(Çünkü) insan zayıf olarak yaratılmıştır.
İnsan ise unutabilir, yanılabilir, gaflete düşüp hata yapabilir.
Bu durum insanın her konuda aciz olduğunun ve herşeyde Allaha muhtaç olduğunun bir göstergesidir.
Allah bu metafizik durumu yukarıdaki ayetiyle bildirmiştir.
İnkar edenler imanın içerdiği güzellikleri mucizevi bir biçimde göremez, aksine din ahlakından uzak yaşayanların
İman eden bir insan Allahın dışında hiç kimseyi hoşnut etme ihtiyacı duymaz ve Allahtan başkasından medet
Hz.
(Yunus Suresi, 27) Allah inkar edenler üzerinde zillete düşüren, hor ve hakir kılan ismini tecelli ettirirken
, iman edenler üzerinde de Rahman ve Rahim isimlerini tecelli ettirir.
Hz. İbrahim, Hz. Muhammed (sav), Hz. Davud ve Hz.
Hz.
(İnsan Suresi, 11-22)
İman edenlere yardım etmek ise, Bizim üzerimizde bir haktır.
Bir ayette şöyle buyrulmaktadır: Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara vadetmiştir
: Şüphesiz Biz elçilerimize ve iman edenlere, dünya hayatında ve şahidlerin (şahidlik için) duracakları
Ancak Allah bu sıfatını insanlar üzerinde de tecelli ettirir.
O gün, münafık erkekler ile münafık kadınlar, iman edenlere derler ki: (Ne olur) Bize bir bakın, sizin
(Hadid Suresi, 19) Ey iman edenler, Allahtan sakınıp-korkun ve Onun elçisine iman edin, size Kendi rahmetinden
(Casiye Suresi, 36-37) Kainatta birbirinden farklı pek çok alem vardır ve insanın bunların hepsinin adını
Allahın yarattığı alemler insan aklının ve hayal gücünün çok ötesindedir.
Allahın bu Yüceliği ve büyüklüğü karşısında insana düşen ise, Hz.
Elbette bu özellikler elçilerin üstün insanlar olduklarının apaçık delillerindendir.
Veya kimi zaman iman ettik, teslim olduk dedikten sonra zor bir durumda aniden elçiyi yalnız bırakan
Zekeriyayı, Yahyayı, İsayı ve İlyası da (hidayete eriştirdik.) Onların hepsi salihlerdendir.
karmaşık sistemlerden, mikro ve makro alemlere, gözle göremediğimiz tüm boyutlara kadar herşeyi her an
İnsan başıboş bırakıldığını, amaçsızca hayatını sürüdürebileceğini zannedebilir.
Gizli anlaşma, plan, sır, tuzak; bunlar Allah Katında asla gizlenemeyecek olaylardır.
Senin üzerinde bulunduğun (yönü, Kabeyi) kıble yapmamız, elçiye uyanları, topukları üzerinde gerisin
Allah, imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz, Allah, insanlara şefkat edendir, esirgeyendir.
(Hac Suresi, 65) Sizi karanlıklardan nura çıkarması için kuluna apaçık ayetler indiren Odur.
Normal Tablo ;mso-style-parent: ;font-size:10.0pt; Times New Roman ; Hiç şüphesiz, rızık veren O, metin
Öyle ki insan toprağı ekip biçmeden bile toprak yemyeşil ürünler ve başaklar verir.
(Nur Suresi, 38)
ederler.
Allah dünyada salih kullarına olan vaadini Kuranda şöyle bildirmiştir: Allah, içinizden iman edenlere
(Al-i İmran Suresi, 95)
İman edenler de: Gerçekten hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendi nefislerini, hem yakın akraba (
(Şura Suresi, 44-45) İnkar edenlerin ahirette karşılaşacakları bu durum Allahın insanlar üzerindeki sonsuz
(Nisa Suresi, 40) Bu üstün adaletinin bir gereği olarak Allah iman edenleri de eşşiz nimetlerle dolu
Kuşkusuz bunlar Allahın Alim sıfatısın tecellilerindendir.
Örneğin insan bedenini inceleyecek olursak kusursuz ve eksiksiz bir şekilde düzenlendiğini görürüz.
Çünkü insan, dünya üzerinde kafasını çevirdiği her yerde bu sanatın örnekleriyle karşılaşacaktır.
Ancak göz ardı edilen bir gerçek vardır ki, iman edenler yalnızca ahirette değil dünyada da güzel bir
Allah, dünyadaki ve ahiretteki bu müjdeyi Kuranda şöyle bildirmiştir: Sizin yanınızda olan tükenir, Allahın
Allaha) yönelip-dönen (İslamın hükümlerini) koruyan, Görmediği halde Rahmana karşı içi titreyerek korku duyan
Şüphesiz, kendilerine gelmiş bulunan hiçbir delil olmaksızın, Allahın ayetleri konusunda mücadele edenlere
aynı anda icabet eder.
da işiterek bilir.
biri şüphesiz hasta olduğu andır.
içinde olduğu her an Ondan yardım dilemektir.
Hz. Eyüp bu konuda Kuranda örnek gösterilen, Allaha teslimiyetli tavrıyla övülen bir elçidir. Hz.
(Zümer Suresi, 43-44) Allaha şirk koşarak iman edenler Onun huzuruna getirildiklerinde mutlaka bir şefaatçinin
Halbuki bu asla gerçekleşmeyecek olan bir zandır.
İnkar edenler için o gün ne bir yardımcı ne de bir şefaatçi vardır.
Kişinin vicdanı vasıtasıyla ulaşabildiği bu doğru yol elbette samimi imana sahip insanlara verilen bir
Allahın, vicdanını kullanmayan, nefsine uyan bu kimseler için Kuranda verdiği hüküm şöyledir: Şüphesiz
, inkar edenleri uyarsan da, uyarmasan da, onlar için fark etmez; inanmazlar.
Kainatın ilk yaratıldığı andan itibaren, yok olacağı kıyamet gününe kadarki son ana kadar herşeye şahit
Oysa Allah insana her an, her yerde şahittir.
Zira Allah bir insanın doğduğu andan son nefesini verdiği ölüm anına kadar yaşadığı her olaya tüm ayrıntıları
Bu, Allahın sonsuz adaletinin bir tecellisidir.
İşte Allah, iman edip salih amellerde bulunan kullarına böyle müjde vermektedir.
(Şura Suresi, 23) Çünkü (Allah,) ecirlerini noksansız olarak öder ve Kendi fazlından onlara artırır.
Her an hata yapmaya, günah işlemeye, zaafa düşmeye açık bir nefse sahiptir.
Yukarıda da belirttiğimiz gibi insan her an hataya düşebilir, günah işleyebilir veya bir vesveseye kapılabilir
(Nur Suresi, 10)
Kuranda Hz.
Hz.
Günümüzde de pek çok insan Allaha ortak koşarak, Onun eşinin ve benzerinin olamayacağını inkar eder.
(Kehf Suresi, 103-104) Evet, bu insanlar hayatları boyunca kendilerine edindikleri boş bir amaç uğruna
Herkesin imrendiği büyük bir servete sahip olan bu insanlar yalnızca bir beze sarılarak toprağın birkaç
Yukarıda da belirttiğimiz gibi bir insan ne kadar isterse istesin malına, mülküne, dünyadaki itibarına
edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, Allah (yerine) Kendisinin onları sevdiği
Vasi sıfatı özellikle müminler üzerinde çok yoğun olarak tecelli eder.
(Al-i İmran Suresi, 73)
Bu konuda Kuranda verilen bir örnek Hz. Süleymanın duasıdır. Bir ayette Hz.
(Sad Suresi, 35) Yukarıdaki ayette görüldüğü gibi Hz.
(Al-i İmran Suresi, 8)
(Nisa Suresi, 81) Allah iman sahibi olan, samimi kullarına karşılaştıkları her türlü durum ve şartta
Allah dinine yardım edenlere yardım edeceğini Kuranda bizlere bildirmiştir.
(Lokman Suresi, 22) Onlar, kendilerine insanlar: Size karşı insanlar topla(n)dılar, artık onlardan korkun
Onları karanlıklardan nura çıkarır; inkar edenlerin velileri ise tağuttur.
İnsan hayatı boyunca gerçekten güveneceği, her durumda sıkıntısını gideren, zengin ve muktedir bir insan
Allaha iman eden, imanında da samimi olan insanlar ise artık içinde hiç mağlubiyeti olmayan şerefli ve