Bu, geçmişlerin uydurma masallarından başka bir şey değildir.
Yani yeryüzü ve içinde olanlar kimindir? Allahındır diyorlar.
İşte Ahir zamanda deccaliyetin yaptığı büyünün etkisinde şu an insanlar.
Dediler ki: Öldüğümüz, bir toprak ve bir kemik olduğumuz zaman, gerçekten biz mi diriltilecekmişiz?
Hayır; onlar, geçmiştekilerin söylediklerinin benzerini söylediler diyor bak, Cenab-ı Allah.
Bak, bu tehdit, bize ve bizden önceki atalarımıza yapılmıştı; bu, geçmişlerin uydurma masallarından başka
düşünmüyor tabii. yoksa onlara geçmişteki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?
Yani yobazlara soruyor Cenab-ı Allah; geçmişteki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?
Yoksa onlara, geçmişteki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi? diyor Allah. Bize geldi, diyorlar.
Yoksa onlara, geçmişteki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi? Bir vahye dayalı değil.
Ne yapıyorlar adamlar o zaman ona karşı?
Zamanı gelince söylerim. Kurandaki bu detayları söz olsun diye söylemez Allah.
Hiç kimseye bak Allah bir sır veriyor; güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz.
Hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını Allah yüklemiyor.
Ancak ahirete inanmayanlar, şüphesiz yoldan sapanlardır diyor Cenab-ı Allah.
Hiç kimseye bak Allah bir sır veriyor; güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz.
Hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını Allah yüklemiyor.
Ancak ahirete inanmayanlar, şüphesiz yoldan sapanlardır diyor Cenab-ı Allah.
Hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz. Ne kadar büyük bir mucize bu.
Nihayet, onların refahtan şımaran önde gelenlerini azap ile yakaladığımız zaman, onlar hemen feryadı
Diyorlar ya; aman korkutmayalım o şekilde, hasta olur, çok kötü etkilenir.
En fazla bir 10 yılımız kaldı evvelAllah. Ve de ki: Rabbim beni kutlu bir konakta indir.
Zaman çok kıymetli, çok değerlidir. Çok çok kıymetli, acayip özenli kullanılması gerekir.
Zamanı da çok özenli kullanmak lazım. Boş işler; oturuyor televizyonda boş konuşmalar, boş oyunlar.
Nuh (a.s), gemiden nerede indi? Türkiyede. Ne diyor Allah? Kutlu bir konakta indir Hz.
Böylece kavmine dedi ki: Ey Kavmim, Allaha kulluk edin.
Genellikle ne zaman bir Mehdi (a.s) gelse, ne zaman Peygamber gelse, illaki beğenmemişler.
Böylece sen, beraberinde olanlarla gemiye bindiğinde o zaman de ki. Tam gemiye bindiği vakit.
Halbuki aynı sistemdir, arada hiçbir fark yok. Mesela demin sen de yoktun, birden karşıma geldin.
Porselenden yaratma ile bu yaratmanın sistemi tıpatıp aynıdır, birebir aynıdır.
Porselende, alışkanlık dışı yani olağanüstü bir şey olduğu için, alıştığımız sistemin dışında olduğu
Cenab-ıAllah Dedi ki: Yaln ı zca az (bir zaman) kald ı n ı z, ger ç ekten bir bilseydiniz, Çok az zaman
Sonsuz kısa zaman kalıyor. Bakın, sonsuz kısa zaman ama onu yaşıyor.
Sonsuz küçüktür, sonsuz küçük kısa zamandır, o kadar zaman kadar kalır insan dünyada.
et, Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın, derlerdi de Bakın Benim kullarımdan bir grup, bir topluluk
Dedi ki: Yıl sayısı olarak yeryüzünde ne kadar kaldınız?
Ses duyma sistemi, en gelişmiş stereo sistemlerde yok.
Rabbimiz, bizi (ateşin) içinden çıkar, eğer yine (inkara) dönersek, artık gerçekten zalim kimseler oluruz
Çünkü diyor Allah, gerçekten Benim kullarımdan bir grup: Rabbimiz, iman ettik, Sen artık bizi bağışla
Benim kullarım demiyor bak Cenab-ı Allah, onlardan bir grup. Belki Mehdi (a.s.) cemaati değil mi?
Müminler gerçekten felah bulmuştur; Onlar namazlarında huşu içinde olanlardır; Yani dikkatini Allaha,
Müminler gerçekten felah bulmuştur. Yani kurtuluş bulmuşlardır, kurtulmuşlardır.
Yine onlar emanetlerine ve ahitlerine riayet edenlerdir.
Ve ahit söz ver diyor. Mesela diyor ki; ben bunu yapacağım, ahit veriyorsun.
Üçten fazla ise, bu hastalıktır. O zaman itibar edilmez. İlk aklınıza gelen şekli geçerlidir.
Daha fazla kazan, daha fazla dağıt, arkasından daha da fazla kazanırsın, daha da gelişirsin, inşaAllah
Canım istediği zaman namaz kılarım, istemediğim zaman kılmam olmaz.
Müminun Suresi, Rahman Rahim olan Allahın adıyla, şeytandan Allaha sığınırım; Müminler gerçekten felah bulmuştur
Onlar, emanetlerine ve ahidlerine riayet edenlerdir.
İşte (yeryüzünün hakimiyetine ve ahiretin nimetlerine) varis olacak onlardır.
Müminler gerçekten felah bulmuştur. Onlar namazlarında huşu içinde olanlardır.
Zekat; yani fazla malı, parası olduğunda onu etrafa dağıtıyor.
Onlar emanetlerine ve ahidlerine riayet edenlerdir.
Onları, rüku edenler, secde edenler olarak görürsün; onlar, Allahtan bir fazl (lütuf ve ihsan) ve hoşnutluk
Bir insanın imanına veya suçlu bir günahkar olmasına göre yüzünde fiziksel değişiklikler meydana gelmesi
Bu özelliklere sahip toplumlar ise her zaman için daha hızlı gelişebilir ve güç kazanabilirler.
gösterir ve Allaha daha fazla yakınlaşmaya vesile bulur.
Müminler Güzel Ahlakın Yeryüzünde Yayılması İçin Çaba Harcarlar İyiliği emredip kötülükten sakındırmak
Hataları, eksiklikleri, bazı yanlışları olabilir; bunlar zamanla giderilebilir.
İşte ahiret yurdu; Biz onu, yeryüzünde büyüklenmeyenlere ve bozgunculuk yapmak istemeyenlere (armağan
(Kasas Suresi, 83) Kuran ahlakında tevazu, insanın Allah (cc) a karşı aciz bir kul olduğunu bilmesi ve
Tevazu sahibi kişi, kendisini yeterli ve üstün görmediği için her zaman daha iyiye ve mükemmele doğru
Biz Kitabı sana, her şeyin açıklayıcısı, Müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik
Allah büyük fazl sahibidir.
, gördüğünün ve aklından geçenleri bildiğinin farkında olduğu için, hem Allah (cc) a hem de Onun kullarına
Allah (cc) müminlerin tevazularını Kuranda şöyle bildirmektedir: O Rahman (olan Allah)ın kulları, yeryüzü
Allah (cc) Kuranın İnsanlara yanağını çevirip (büyüklenme) ve böbürlenmiş olarak yeryüzünde yürüme çünkü
getirmek konusunda coşkuyla harekete geçiren, Allah yolunda harcadığı çabayı daimi kılan, Allah korkusu, kul
İşte bu iki hissi, yani korkuyu ve umudu aynı anda yaşadıkları için hiçbir zaman gösterdikleri çabayı
Allahın Yeryüzündeki Halifeleri Olmanın Bilinci Allahın emri doğrultusunda iyiliği emredip kötülükten
Müslümanın heyecanlı ve coşkulu olması için Allah çok fazla sebep ve nimet yaratmaktadır.
Bu şevk Müslümanın ahirete olan özlemi arttırır ve Allahın rızasını kazanmış olarak cennete kavuşabilmesi
Çok kısa ve geçici olan dünya hayatında imtihan olmakta ve her an ahirete biraz daha yaklaşmaktadır.
Her biri kendi dalında uzmanlaşmış kimseler bile kimi zaman nezaketten ve saygıdan tamamen uzak bir üslup
Kimi zaman da kısa birkaç cümleyle anlatabileceği bir konuyu, iki-üç saatlik bir konuşmanın içinde boğar
Bu gibi konuşmalar, karşıdaki kişinin kalbinde istenen etkiyi uyandırmadığı gibi aynı zamanda da onu
Çocukluğunuzdan beri yediğiniz elma, her zaman aynı elmadır.
Hiçbir zaman bunun tadına şaşırmaz, ilk defa yiyormuş hissine kapılmazsınız. 10 gün önce yediğiniz yemeğin
Yeni üretilen hücreler, hiçbir zaman yanlış bilgiyi almaz, hiçbir zaman yüzünüzün veya vücudunuzun herhangi
Hiçbir zaman hayatlarına anlam katacak, enerji ve heyecan duyacakları bir idealleri olmaz.
Her gün Allahın rızasını daha fazla kazanmak için samimi bir çaba harcarlar.
Allaha ve ahirete inanmayan insanların birlikteliklerinin temelinde genellikle hep dünyevi değerlere
(O zaman) Muhakkak Allaha kavuşacaklarını umanlar (şöyle) dediler: Nice küçük topluluk, daha çok olan
Ey Allahın kulları kardeş olunuz.
Kuran Sevginin Temelini İşler Rabbimiz Kuranda kullarına sadece sevme emrini vermez, aynı zamanda sevginin
Allahın tecellisi olarak severse zaten o zaman Allah sevginin lezzetini verir.
Sevginin ruhu şiddetli sarsan bir güzelliği vardır, onu alırsın o zaman.
İmani konularda yazılar yayınlayan Al Hikmat dergisi 30 yılı aşkın zamandır Müslüman ve gayri-Müslim
Kuran Sevginin Temelini İşler Rabbimiz Kuranda kullarına sadece sevme emrini vermez, aynı zamanda sevginin
Allahın tecellisi olarak severse zaten o zaman Allah sevginin lezzetini verir.
Sevginin ruhu şiddetli sarsan bir güzelliği vardır, onu alırsın o zaman.
önemini hatırlattığı hadislerden bazıları ise şöyledir: Ebu Hüreyre (Radiyallahu anh) den: şöyle dediği rivayet
Size bir şey göstereyim mi; (öyle bir şey ki) onu yaptığınız zaman yek diğerinizi seversiniz?
(Nur Suresi, 61) Rabbimiz, müminlerin evlere girdikleri zaman birbirlerine selam vermelerini, ancak bunu
Onu arındırıp-temizleyen gerçekten felah bulmuştur.
edilen İmam Gazali Hazretleri de Müslümanların nefis mücadeleleriyle ilgili çok önemli tavsiyelerde bulunmuştur
O aynı zamanda nefsiyle de mücadele eder.
Müminler hangi şartlar altında olurlarsa olsunlar, şikayet etmeyi, yakınmayı kendilerine hiçbir şekilde
(Bakara Suresi, 286) ayetiyle Allah (c.c) kullarına önemli bir gerçeği daha hatırlatmıştır.
Bir başka ayette ise Allah inanan kullarına şöyle emretmiştir: Sen de sabah akşam Onun rızasını isteyerek
(Al-i İmran Suresi 142) ayetiyle bu sırrı kullarına bildirmiştir.
Allah (cc) ın bir ayette Rabbin için sabret ifadesiyle kullarını sabra davet etmiş olması, müminlerin
Biz Kitabı sana, herşeyin açıklayıcısı, Müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik
Herhangi bir olay karşısında verecekleri tepki, alacakları karar, gösterecekleri tavır ve hatta kimi zaman
Bunun dışında bir sistemin ölçülerini içeren bir merhamet anlayışının da şeytani bir merhamet olacağını
özelliklerini şöyle bildirmiştir: Onlara bir musibet isabet ettiğinde, derler ki: Biz Allaha ait (kullar
Müminlerin bu cesareti aynı zamanda da, Kuranda bildirildiği gibi, Allah (cc) ın sınırlarını bütünüyle
Allah (cc) kullarına Kuran ahlakını hayatlarının sonuna kadar hiçbir şekilde gevşeklik göstermeden yaşamalarını
Allah (cc) ın rızasını umdukları için hiçbir zaman sabırlarında bir azalma ya da tükenme olmaz.
(Kehf Suresi, 46) ayetiyle kullarına hatırlatmıştır. ... Sabır gösterenleri müjdele.
Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun
Kimi zaman bilmediğinden, kimi zaman unutup yanıldığından kimi zaman da nefsinin ya da şeytanın telkinlerine
(Araf Suresi, 199) Müminler, Allah Kuranda Kullarıma, sözün en güzel olanını söylemelerini söyle.
Allah (cc) bir Kuran ayetinde müminleri Rablerine kalpleri tatmin bulmuş olarak bağlanan kimseler olarak
tevbe ettikleri takdirde onları bağışlayacağını, her zaman Allah (cc) ın kendilerine yardım edeceğini
Allah (cc) müminlerin bu sevincini Kuranda şöyle bildirmiştir: De ki: Allahın bol ihsanıyla (fazlıyla
Allah (c.c) bir Kuran ayetinde müminleri Rablerine kalpleri tatmin bulmuş olarak bağlanan kimseler olarak
onları cennetle müjdelemiştir: İman edip salih amellerde bulunanlar ve Rablerine kalpleri tatmin bulmuş
Allah (c.c)müminlerin bu sevincini Kuranda şöyle bildirmiştir: De ki: Allahın bol ihsanıyla (fazlıyla
Örneğin Allahın Vedud , yani kullarını seven sıfatı bunlardan biridir.
Kullarına hidayet verir, onları koruyup destekler, gözetir, affeder ve rahmetiyle onları sarıp kuşatır
için kavminden yetmiş adam seçip ayırdı.