Toplumda, içlerinden bir türlü atamadıkları kin ve öfke duyguları yüzünden birbirlerini affedemeyen,
İçlerinden birazı dışında, onlardan sürekli ihanet görür durursun.
Tevbe ettiği, pişmanlık duyduğu, düzeltmeye çalıştığı hatalarından dolayı bir mümine karşı içlerinde
Sevgiyi kaybeden insan içten içe çürüyen bir ağaç gibidir .
Çok bereketsiz, meyve vermeyen, dalları sararmış, içten çürüyüp mahvolmuş bir ağaç gibidir.
Dünyada Allah sevgisini bilmeyen insan böylelikle daha dünyada yaşarken cehennemin içine terk edilir.
Sevgiyi kaybeden insan içten içe çürüyen bir ağaç gibidir .
Dünyada Allah sevgisini bilmeyen insan böylelikle daha dünyada yaşarken cehennemin içine terk edilir.
makalesini aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz. http: www.harunyahya.org tr Articles 206727 Sevgisiz-insan-icten-ice-curuyen
Sevgiyi kaybeden insan içten içe çürüyen bir ağaç gibidir .
Dünyada Allah sevgisini bilmeyen insan böylelikle daha dünyada yaşarken cehennemin içine terk edilir.
makalesini aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz. http: www.harunyahya.org tr Articles 206727 Sevgisiz-insan-icten-ice-curuyen
(Meryem Suresi, 13) Sevgi ve iman iç içedir.
Sevgiyi kaybeden insan içten içe çürüyen bir ağaç gibidir.
Dünyada Allah sevgisini bilmeyen insan böylelikle daha dünyada yaşarken cehennemin içine terk edilir.
örneğin hastalandıklarında ya da maddi imkanlarını kaybettiklerinde kendilerinden yüz çevireceklerini içten
içe bilir, bu nedenle hiçbir zaman gerçek anlamda mutlu ve huzurlu olmaz, sevildiklerini hiçbir zaman
Bir kere yakıcı sevgi içine zaten konmuş oluyor müminin.
Yani o cevher içinde olmasa onu yapamaz mümin. O yakıcı, coşkulu sevgi ruhuna konuluyor.
Allah en büyük zevk ve en büyük nimet olarak, kainatın tek amacı olarak sevgi denen bir nur yaratmış.
Ve tek amaç haline gelmiş.
Atomlardaki o çekimin amacı da sevgidir.
Bunların hepsinin kapısını tek tek kapayıp kilitlemesi lazım. Hiç açılmayacak hale getirmesi lazım.
tek kelimeyle ahlaksızlıktır.
Sevgiyi katletmek için sabırsızlanan birisi görünümündedir. Zaten ilk fırsatta sevgiyi katleder.
Bu yabancılaşma, insanı toplumun kendisine biçtiği rollerin içine hapseder.
Bu yapay sınırlar, insanın içten, doğal ve samimi bir yaşam sürmesini engeller.
Ben böyleyim diyerek kendini tek bir kalıba hapsetmek, potansiyelini bastırır.