Ancak samimiyette çok büyük bir sır gizlidir.
Bizi doğru yola ilet; Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna.
Bu, Yüce Allahın bir vaadidir.
Peygamber Efendimiz (sav) de bir hadisinde şöyle buyurmuştur: ...Yanımda bulunan hayırdan (yani maldan
) hiçbir şeyi sizlerden alıkoymuyorum.
İşte Rabbimizin büyüklüğünü ve üzerlerindeki sonsuz rahmetini takdir edebilen müminler, her ne zorlukla
Bir süre sonra söylenmeye, ardından da Bir bakımevine verelim, ben bakamayacağım demeye başlayabilir.
Bir süre sonra bu kişi zorluğa, fedakarlık göstermeye sabredemediği için bakıma muhtaç olan eşini rahatlıkla
Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor!.. Doğrusu Allah, işitendir, görendir.
seçmiş ve din konusunda size bir güçlük yüklememiştir, atanız İbrahimin dini(nde olduğu gibi)...
Ama bu üstün ahlakı yaşamaya karar verdikten sonra önemli olan, kişinin samimi olarak Allaha tevbe edip
İnsanın dünyada yaşadığı süre boyunca her geçen saniye ölüme ve hesap gününe biraz daha yaklaştığını,
Ayette haber verildiği üzere soru sorulan kişi, Allahın varlığını tasdik ederek Onun sıfatlarını kabul
seçmiş ve din konusunda size bir güçlük yüklememiştir, atanız İbrahimin dini(nde olduğu gibi)...
İnsanın dünyada yaşadığı süre boyunca her geçen saniye ölüme ve hesap gününe biraz daha yaklaştığını,
E onun dışında bir zorluk gerekiyor yani diğer insanlarla arada farkın oluşması için.
Halbuki o imtihanın, insanın kendi kendisini tanımasının zaruri bir şartı. Başka hiçbir yolu yok.
İmtihanın özelliği. Acının, sıkıntının faydası budur. Zorlukların faydası budur.
Rabbimiz bir ayetinde şu şekilde buyurmuştur: ...Biz dilediğimizi derecelerle yükseltiriz.